Antalya
26.01.2023
A

Havaların bir türlü soğumaması, yağmurun yağmaması ve hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde gitmesi kısa vadede hoşumuza gidiyor. Kat kat giyinmek ve soğuktan korunmak zorunda kalmıyoruz, limitleri biraz zorlasak denize bile girebiliyoruz.

Ancak her şeyin yerinde ve zamanında olması, doğanın bir gereği olmalı. İklimlerin değişmesi de doğanın dengesini alt üst ediyor.

Antalya Ticaret Borsası’nın ocak ayı meclis toplantısında ana gündem kuraklıktı. Türkiye’nin ortalama sıcaklığını 4 derece olması gerekirken 8 derece olduğunu belirten meclis üyeleri, 2023’ün, son 52 yılın en kurak yılı olduğunu belirtti.

Özellikle buğday üretiminde yaşanan düşüşe dikkat çeken üyeler, yağmur yağmaması, tohum ve gübre fiyatlarının aşırı yükselmesi nedeni ile gıdaya erişimde ciddi sıkıntı yaşanacağını belirtti ve  2023’ün yakıp kavuracağına işaret etti.

Yağışların yetersiz olmasının hububat için ciddi bir sorun olduğunu belirten Antalya Ticaret Borsası Meclis Başkan Yardımcısı Murat Köseoğlu, “Kuraklığın yanında hububat tohum fiyatları da çok yüksek ve yetersiz bir destekleme var. Gübre fiyatları bir türlü düşmüyor. İç bölgelerde çiftçilerin ne ekeceğini bilmemesi ve ürünü satıp satamayacağı konusunda karamsar olması nedeni ile buğdaydan kayma oldu. Kundu ovasındaki toplulaştırma nedeni ile yaşanan belirsizlik buğdaydan kaçışta etkili oldu.” dedi.

Un fabrikası olan ve sektörün nabzını tutan Nuri Büyükselçuk ise iklimsel sıkıntılardan dolayı ekilemeyen arazilerin çok fazla olduğuna dikkat çekerek, “Bu durum fiyatlarda oynamaya neden oldu. 2023, modern tarihin en sıcak yıllarından biri olacak. Bu tabloyu da yaşayarak görüyoruz. İnsanlar Ocak ayında denize giriyor. Bu güzel günlerin bedelini, hasat zamanı ödeyeceğiz.” diyerek yaşanacak sıkıntılara işaret etti.

Borsa Başkanı Ali Çandır ise Konya ovasındaki buğday alanlarının sulandığını, sulama maliyetinin de ekleneceği buğday fiyatlarında bu nedenle bir artış beklenebileceğine dikkat çekti.

Bir haftadır iş ziyareti nedeni ile İç Anadolu Bölgesi’nde olduğunu belirten ATB meclis üyesi Kadir Sarıcalar ise bölgede buğdaydan kaçışın olduğunu, pancar ve mısıra eğilimin fazla olduğunu belirtti.

Hububat sektöründe faaliyet gösteren meclis üyeleri, geçtiğimiz yıl 4-5 TL olan tohumun bu yıl 14-15 TL’ye çıktığını belirtip, daha ekilmeden buğday fiyatlarında artış yaşandığını söyledi.

Söylemler ortak, sıkıntılar net! Bu yıl buğdayda dışa bağımlı olacağız. En temel gıda olan buğdayda yaşanması muhtemel sıkıntıların önüne geçebilmek için bugünden kalıcı önlemler alınmalı. İthalat için yurtdışına akıtılacak paralar, destek olarak Türk çiftçisine verilmeli.

Tohum ve gübrede verilecek destekler, sulama maliyetlerini de kapsayacak şekilde düzenlenmeli.

Yoksa çok kurak geçeceği ortada olan 2023’te kuru ekmeğe muhtaç hale gelip, savaştaki Ukrayna’dan buğday ithal etmek zorunda kalırız. Başka ülkelerin çiftçisine kaynak aktarırken kendi çiftçimize terörist muamelesi yaparız.

Geçtiğimiz yıllarda patates ve soğanda yaşadığımız tabloyu tekrarlamadan, çok geç olmadan, her şey ortadayken ve en önemlisi hala tedbir alabilecekken gereken yapılmalı.

Gördüğümüz kadarı ile 2023 zor ve kurak geçecek. 2023 iklimsel ve mali olarak kavuracak. Yılın henüz başındayken gereken ardımlar atılmalı.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok