Antalya
19.09.2022
A

Futbol bir ayak oyunudur, ancak beyinle oynanır. O nedenle zeki oyuncular revaçtadır. Top ayağına gelmeden 2-3 adım sonrasını düşünen futbolcular dünya devi takımlarda boy gösterir.

Antalyaspor’un oyun beyni olan Fernando Lucas Martins’in yokluğunda Adana Demirspor maçında ne yapacağını görme açısından önemliydi. Maçın zorluk derecesi zaten ortadaydı ancak takımın sakatlığı nedeni ile oynayamayan Fernando’suz nasıl reaksiyon vereceği önemliydi.

Ancak maç içinde öyle gelişmeler oldu ki; ‘Fernando olsaydı ne değişirdi?’ kestirmek imkânsız. Maçtan önce ‘Bu maçta Kudryashov mu, Boffin mi rakibe asist yapar?’ iddiaları dolaşıyordu. Bu sorunun cevabını görmek için çok beklemedik ve Kudryashov, Belhanda’nın ilk dakikada attığı golün asistini yaparak istikrarlı gidişini sürdürdü. Yetmedi, 7 .dakikada Soner Aydoğdu doğrudan kırmızı kart görerek takımını 10 kişi bıraktı.

Adana Demirspor gibi hücum hattı ileri seviyede bir takıma karşı, maçın başında 1-0 geriye düşüp 10 kişi kalırsanız, maç zaten bitmiştir. Hem golü, hem kırmızı kartı kendi hatanız sonucu üretmişseniz bu intihardır.

Soner’in kırmızı kart görmesinin ardından Adriano oyundan alınıp, Ufuk Akyol oyuna dâhil edildi. Bu değişiklik, Belhanda-Ndiaye-Emre Akbaba üçlüsünden oluşan Adan Demirspor orta sahasının pas oyununu yavaşlattı. Oyun kurma becerisi sınırlı olsa da, çok koşarak rakip oyunu bozan Ufuk, Adana ekibinin orta sahasının hızını kesti. Rakitsky’nin kırmızı kart görmesi ile rakip de 10 kişi kaldıktan sonra maç dengeye geldi.

Antalyaspor ikinci yarıya, önce beraberlik sonra da öne geçmek için sahaya çıkmıştı. Bunun için de hızlı ve üretken oyuncusu Shoya Nakajima’yı sahaya sürdü. Japon oyuncunun 14 saniye sonra kırmızı kart görmesi ile de oyundan düştü.

Cemali’yi oyuna alıp Güray‘ı orta sahaya kaydıran teknik ekip, ardından savunmayı 3’lüye çevirip risk aldı. Ancak Fernando’suz oyunda hücuma çıkacak dermanı olmayan bir takım olduğunu gösterdi, Haji Wright ve Bünyamin’in ekstra zorlamaları, Güray’ın skora isyan etmesi ve Veysel’in ayakta kalmaya çalışması dışında skora aldırış eden oyuncu yok gibiydi. Belki de maçın döneceğine inanan isim yoktu.

Antalyaspor’un Adana demir’e yenilmesi abartılacak bir sonuç değil. Ancak her maç hata yapmasına rağmen ısrarla sahaya sürülen Kudryashov’daki ısrarı iyi niyetle anlayamıyorum. Rus futbolcunun geçtiğimiz sezonki sözleşmesinde, “20 maç oynarsa mukavelesi 1 yıl uzar” maddesi vardı. Sanırdım bu sezon da 20 maçı tamamlaması bekleniyor.

Bu kadar eksik varken büyük umutlarla alınan Sinan Gümüş’ü sahada görememek bu transfer yapılırken, “Sinan olmazsa bu takım büyük sıkıntı yaşar” diyen futbol filozoflarını hatırlattı bana.

Bu kadar hata yapmasına rağmen Boffin hala oynuyorsa, Alperen niye transfer edildi? Boffin ve Kudryashov’un sözleşmelerinde “Nefes almaları halinde oynar” diye madde mi var?

Geçtiğimiz sezona oranla çok daha geniş bir kadroya sahip olmasına rağmen, skor ne olursa olsun aynı oyunculara şans veren teknik ekibe gelince. Futbolda dün bitti, yarınını belirleyecek olan bugün yaptığındır. Geçen yıl kulüp tarihine geçen başarılar vardı, bu yıl yine tarihe geçecek başarısızlıklar.

Son bir not: Antalyaspor’un oyun aklını oluşturan Fernando’ydu. Brezilyalı oyuncunun olmadığı takım, beynini kullanmadan koşan 11 futbolcu topluluğu görünümü veriyor. Ayrıntıları bir kenara bırakırsak, 90 dakika organize atak geliştiremeyen bir Antalyaspor izledik. Hani farklı formasyonlar, taktikler, rakibe göre taktikler?

Paylaş
ETİKETLER:
Yok