Antalya
31.05.2022
A
GÜNDEM , RÖPORTAJ
Karakışı bahar gibi gösteriyorlar
Karakışı bahar gibi gösteriyorlar

Gelecek Partisi İl Başkanlığı'na atanan Mevlüt Demir, Türkiye'de yoksulluğun sıradanlaştığını söyledi. Hükümetin aldatıcı bilgilerle toplumu kandırdığını söyleyen Demir, " Karakışı bahar gibi gösteriyorlar" dedi. Demir, çok kısa sürede 19 ilçede teşkilatlanmayı tamamlayacaklarını belirtti  

Röportaj: Engin KORKMAZ

 

Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Mevlüt Demir, geçtiğimiz günlerde Genel Merkez tarafından Antalya İl Başkanı olarak görevlendirildi. Denizli ve Konya Emniyet Müdürlüğü'nün yanı sıra yurtdışında da görev alan Demir, daha özgür, daha demokrat, yasakların olmadığı bir ülke için Gelecek Partisi'nde siyasete başladığını söyledi.

Gelecek Partisi Kurucular Kurulu üyesi aynı zamanda emniyetten emekli olmuş bir bürokrat olarak Antalya'yı nasıl buluyorsunuz?

Antalya ikinci bir İstanbul bana göre. Türkiye'nin yurtdışında tanınan, enerjisi olan, networku yüksek, diğer yandan sadece turizm değil, ekonomi, siyaset ve kültürel olarak Türkiye'nin tanınmasına katkı sağlayan kentlerin başında geliyor.

Siyasete nasıl girdiniz ve neden Gelecek Partisi'ni tercih ettiniz?

Her insanın kendi yaşadığı iklimi, birikimi ve geçmişi vardır. Yaşam bilançonuz size biriktirdiğiniz tecrübeleri gösterir.  Türkiye Cumhuriyeti devleti, kadim bir maziye sahip. Fakat 1920'den sonraki sürece bakıldığı zaman 2002 yılına kadar hükümetlerin ömrü 15-16 ay olduğunu görürüz. Ve her 10 yılda bir ihtilallarla başına balyozla vurulmuş bir toplumun fertleriyiz. 2002'de iktidara gelen AKP 20 yıllık süreçte iyi şeyler yapmasına rağmen özellikle son 5 yıldır ülkeyi yaşanmaz hala getirdi.

KAYNAYACAK TENCERE BİLE KALMADI

Maliye başta olmak üzere hukuk sisteminden çıkıldığına şahit olduk. 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in 'Kaynamayan tencere iktidarı devirir' diye meşhur bir sözü var. Şuan Türkiye'de bırakın tencerenin kaynamasını, ortada tencere dahi kalmadı. Bir sene önce 1 lira olan ürünün fiyatının 5 liraya yükseldiğine şahit olduk. Ağlayan çocukların annelerinin gözyaşlarını dindirmek için, paramızın değerini artırmak için, yoksulluk, yolsuzluk ve yasakların kaldırılması için demokrasiye sahip çıkmak için Gelecek Partisi'ne katıldım.  Çok iyi ekibimiz var. Bizden önceki yönetim güzel işlere imza attı. Bu bir bayrak yarışıdır, bayrağı biz devraldık.

Türkiye'nin bir numaralı sorunu geçim ve ekonomi. İçinden geçtiğimiz süreci siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

2016 yılında Ahmet Davutoğlu başbakanken bu ülkede kişi başı düşen gayri safi milli hâsıla 12 bin dolar civarındaydı. 6 yıl geçti. Şuan bu rakamın 15 bin dolar olması gerekirken 6 bin dolara kadar gerilediğini görüyoruz. Sürekli eksiye giden bir ekonomik tabloyla karşı karşıyayız. Cebinde para olmayan insan enerjik olamaz, topluma fayda sağlayamaz. Onun için başı dik, karnı tok bireylerin olduğu topluma ihtiyaç var.  Devletin ruhu adalettir. Adaletin olmadığı bir yerde o devlet ceset gibidir.  Yapılan araştırmalara baktığımızda da adalete güvenin neredeyse hiç olmadığını görüyoruz. Sokaktaki her birey yarınlara ümitle bakamazsa, adalete inanmazsa biz kalkınamayız. Para güvenli limanı sever, müteşebbis Türkiye'de adalete güvenmezse yatırım yapmaz ve sermayesini geri çeker. Bunun örneklerini de görüyoruz.

Yaşananlara hükümet neden sessiz kalıyor?

 

 

AKP kara kışı bahar ayı gibi gösteriyor. Hükümetin kurduğu pembe tablolar gerçeği yansıtmıyor, yalan bilgilerle halkı kandırıyorlar. Çünkü tencere kaynamıyor, pazara akşamüzeri gelip ezik ya da çürük ürün almaya gelenlerin sayısı bir hayli arttı. Bunu ajitasyon olarak söylemiyorum. Son bir yılda hırsızlık olayların arttığını görüyoruz. Çünkü açlık, yoksulluk sıradanlaştı. Ülkenin yarısı asgari ücrete mahkûm edildi.

Siyasi birikimi yüksek aynı zamanda devlet erkânını bilen birisi olarak sizin Antalya'ya yansımanız nasıl olacak?

Ben bu toprakların çocuğuyum. Liseye kadar burada eğitim gördüm. Dünyanın her yerini gezdim. Antalya Türkiye'nin özetidir. Antalya sadece Türkiye değil dünyada çok farklı noktada olan bir şehir. Ama maalesef kötü günler geçiriyoruz. Dövizdeki istikrarsızlık, ekonomideki istikrarsızlık sokağa yansıyor.  Antalya bir yokluğa mahkûm edildi. Türkiye'nin gündemine damga vuracağız. 3Y ile (yoksulluk, yolsuzluk, yasak) mücadele edenlerin 3Y altında ezildiğini görüyoruz. Bütün bunlara hiçbir şey yokmuş gibi davranmaları bizi üzüyor.

PROJELERİMİZ HAZIR

Yurtdışından bir suç örgütünün iddialarına iktidar tarafından cevap verilemiyor. Hiçbir iddianın üzerine gidilemiyor, 3 maymunu oynuyorlar.   Antalya 19 ilçesiyle büyük bir dinamizme sahip. Farklı bir yönetimle yola çıktık. Doğusuyla batısıyla tüm kenti kucaklayan bir siyasi anlayışla görevi geldik. Her kesime hitap edecek projelerimiz olacak. Toplumun her kesimiyle görüşeceğiz. Bizim sevdamız bu memlekete hizmet etmek, bizim sevdamız istihdamı, üretimi artırmak. Başka çaremiz de yok. İddialıyız. Hem ülkeyi hem de Antalya'yı çok daha özgürlükçü bir hale getireceğiz.

Yeni atandınız. Teşkilatlanma ne durumda? İlçeler ne zaman atanacak?

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü'nden emekli olurken veda töreni düzenlenmişti. O törende dedim ki, "Bizi buraya atayan irade ne kadar kutsalsa beni alan irade de o kadar kutsaldır". Bizim lügatimizde kavga, sürtüşme olmayacak.  Ötekileştirme ayrıştırma olmayacak. İnadına birlik beraberlik, kardeşlik olacak. Bizden önceki il başkanından en alttaki yöneticiye kadar hepsine teşekkür ediyorum. Onların emeğini yok sayamayız. Vatanını en çok sevenler, görevini en iyi yapanlardır. Biz de bu şiarla yola çıktık. Bizim kaygımız da kavgamız da hizmet üretmek.

HEDEFİMİZ KALİTEYİ ARTIRMAK

 

Çok iyi bir ekibimiz var. 7-8 ile zaten aktif çalışıyor. Bir haftalık çalışmamızın ardından 19 ilçenin tamamında görev alabilecek arkadaşlarımızın olduğunu tespit ettik. Sadece atama yapmış olmak için değil, kaliteyi de artıracak ilçe başkanlarıyla çalışacağız. Bunun mücadelesini veriyoruz. Kısa sürece nitelikli bir Gelecek Partisi yönetimi göreceksiniz.

 

İl başkanlığı siyasette genel olarak milletvekilliğine sıçrama yeri olarak kullanılır. Siz de milletvekilini düşünüyor musunuz?

'Kader ne der peder ne der' diye söz vardır. Bu yolculukta sizin değerleriniz, sizin davanız başarılı olsun da siz en arkada olun. Hiç önemli değil. Biz mevcut kaliteyi artırma derdindeyiz. Her siyasetçi Meclise gitmek ister. Biz bunu basamak olarak bakmadık. Nefer gibi çalıştık. Kısa süreli bakmıyoruz biz bu işe.

Eklemek istediğimiz bir şey var mı?

Antalyalılara güveniyorum.  Sağcısıyla solcusuyla biz bu toplumun kalitesini yükseltmek istiyoruz. Cemil Meriç'in dediği gibi bu ülkede komünist, faşist, sağcı solcu yoktur, vatanperverler bir de vatan hainleri vardır. Biz ayrıştıran değil, kaynaştıran olacağız. Gönüllere gireceğiz. İnadına sevgi, inadına özgürlük, inadına adalet diyeceğiz.

KUTU

MEVLÜT DEMİR KİMDİR

Uzun yıllar Emniyet'te görev yaptım. Uluslararası alanda çalıştım. 17-25 Aralık sürecinin hemen ardından Denizli İl Emniyet Müdürü olarak görev aldım. Daha sonra Ahmet Davutoğlu başbakan iken, Konya Emniyet Müdürü olarak atandım. 15 Temmuz sürecinde Konya İl Emniyet Müdürüydüm. Konya,  FETÖ'nün kullandığı bir hava üssüydü orada ciddi mücadelemiz oldu. Sonra yine devletin kararıyla Denizli İl Emniyet Müdürü olarak atandım. Davutoğlu partiyi kurunca beni davet etti. "Elveda bürokrasi, merhaba demokrasi' diyerek Gelecek Partisi'nde siyasete başladım.  Geçtiğimiz günlerde de genel merkezin kararıyla Gelecek Partisi Antalya İl Başkanı olarak atandım.

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: