Antalya
12.01.2022
A
10 Ocak tarihi, hem çalışan gazeteciler günü, hem de Türkiye’de tarım öğreniminin yıl dönümü olduğu için yoğun geçer. Son yıllarda 10 Ocak tarihindeki tüm programlarımı Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesinde düzenlenen etkinliklere göre ayarlıyor ve buraya mutlaka katılmaya çalışıyordum. Üyesi olduğum Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği’nin (TAGYAD) aylar öncesinden organize ettiği “Tarım Gazeteciliği Çalıştayı” için bu kez soluğu Ankara’da aldım. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Konferans Salonu’ndaki etkinlik, tarım sektörü ve gazeteciliği konusunda çok sayıda ismi bir araya getirdi. Türkiye’nin hemen her yerinden katılımcılar, sektörle ilgili duygu ve düşüncelerini dile getirdi. 3 farklı oturumun yapıldığı çalıştayda, gazetecilerin konuşmacı olarak katıldığı ilk oturum benim açımdan çok anlamlı ve önemliydi. Türkiye’nin yanı sıra dünyanın birçok yerine tarım haberi yapmak için gitme şansı bulan meslektaşlarım izlenimlerini aktardı. Artan dünya nüfusu ve azalan ekilebilen toprak alanı nedeni ile 20 ila 50 yıl arasında açlığın baş göstereceğini belirten katılımcılar, kısa süre içinde tarımın savunma sanayinden daha önemli hale geleceğini aktardı. Pandemi döneminde gıda güvenliğinin öneminin hiç olmadığı kadar ön plana çıktığını belirten tarım gazetecileri, artan girdi maliyetleri nedeni ile birçok üreticinin taban gübresi kullanamadığını bu nedenle önümüzdeki dönem ürünlerin kalitesinde ciddi düşüş yaşanabileceğini dile getirdi. İnce göndermelerin de yapıldığı konuşmalarda, “Kürsüde herkes çok güzel şeyler söylüyor ama sorunlar bir türlü çözülmüyor. Kötü yönetilen ekonominin sorumlusu olarak bile tarım gösteriliyor. Oysa üretim her şeyden önce ele alınmalı. Önümüzdeki 100 yılda enerji, su ve üretim en önemli konular olacak. Biz yerimizde sayarken, tarımsal üretimi bizden öğrenen Rusya, yakın tarihte bize ihracat yapmaya hazırlanıyor.” özeleştirilerinde bulunuldu. Konuşmalarda herkes kendi gözlemlerini anlattı. Sorunları dile getirip çözüm önerileri için fikirlerini ortaya attı. Ancak haber bültenlerinde izleyip takdir ettiği FOX TV’den Nazlı Yerebasmaz’ın anlattığı anekdotlar her şeyin özeti gibiydi. Tarımın siyaset üstü ele alınması gerektiğini belirten Nazlı Yerebasmaz, “Şu anda siyasete kurban giden bir tarım var. Sorunlar belli, çözüm yolları ortada. Ancak sorunları çözmesi gerekenler cezalandırılıyor. Biz de duvara karşı konuşarak haber yapıyor durumuna geliyoruz.” dedi. Tarım haberi yapmak için gittiği Hollanda’da edindiği izlenimleri Türkiye ile kıyaslayan Yerebasmaz, “Hollanda’da bir çiftçi, beni bir tesisten diğerine Ferrari aracıyla götürdü. Bu haberden sonra döndüğüm Türkiye’de yaptığım ilk haber ise Anadolu’nun bir köyünde çiftçinin traktörüne haciz gelmesi oldu. .Yüzölçümü Türkiye’ye kıyaslanamayacak kadar küçük olan Hollanda’nın, Türkiye ile kıyaslanamayacak kadar önde olmasının nedenlerinden biri bu ayrıntı olabilir.” dedi. Yurtiçi ve yurtdışı izlenimlerinden olan bir harmanlama yapan Nazlı Yerebasmaz, eğitim sisteminin ve özellikle tarımsal eğitimin önemine dikkat çekti. Haberini yaparken çok etkilendiği bir olayı daha anlatan Yerebasmaz, “Çankırı’da bir genç, babasının çok büyük arazileri olmasına rağmen okumayı tercih ediyor. Ailesi tüm imkânları seferber ediyor ve 3 üniversite bitirip kaymakam oluyor. Ancak yıllar geçmesine rağmen ataması yapılmayınca köyüne geri dönüp toprakları işleterek geçimini sağlamayı düşünüyor. Ancak tarımdan uzaklaştıktan sonra yenilikleri takip edemeyince zarar ediyor. Okuyunca atanamayan, tarımla uğraşınca kazanamayan bir nesil şu anda büyük bir çıkmazın içinde bulunuyor.” bilgilerini verdi. Çalıştayın diğer oturumlarında önemli bilgiler veren konuşmacılar da oldu, enteresan konuşmalar yaparak gündemden ne kadar kopuk olduğunu gösteren bilim insanları da. Ancak Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru’nun tespitleri benim için çok önemliydi ve ilerleyen süreçte bunlar ele alacağım. Aynı şekilde Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Altbirliği (TSÜAB) Başkanı Yıldıray Gençer’in tohum ile ilgili yorumları anlamlıydı. Konuşanlar ve konular farklı da olsa, önümüzdeki 20 yılda tarımsal üretimin savunma sanayinden daha önemli hale geleceği konusunda herkes hemfikir. Umarım bu süreçte gerekli hazırlıkları yaparız.
Paylaş
ETİKETLER:
Yok