Antalya
26.09.2021
A

Her sezonun ilk 5-6 maçında her türlü sonuç alınabilir. Yeni transferlerin uyumu, takımların birbirini tanıması ve oyun sisteminin oturması için bu süre gereklidir. Antalyaspor, Malatya maçı ile birlikte ligdeki 7.maçını geride bıraktı ve bundan sonra sergileyeceği performans gelecek için belirleyici olacaktır.

İlk 5 haftada oynanan futbolun ardından, Ersun Yanal’ın bir değişime gittiğini görüyoruz. Karagümrük ve Malatya maçlarında savunma güvenliğini ön plana çıkaran bir oyun anlayışına geçen Yanal, İstanbul’da rakibine çok pozisyon vermesine rağmen gol yememiş, ancak ikinci yarıdaki üstün futboluna rağmen aynı şekilde gol de atamamıştı.

Malatya maçında da savunma güvenliği ön plandaydı. Takım daha disiplinli ve hücuma katılma konusunda çok iştahlı değildi. Buna rağmen Hadadi ve Adem Büyük’ün girdiği net pozisyonların golle sonuçlanmaması Antalyaspor adına bir şanstı. İlk yarıyı sadece savunma ağırlıklı oynayarak geçiren kırmızı-beyazlı takım, ikinci yarıda akıllı değişiklikler yaptı. İki maçta da vasatın üzerine çıkamayan Floranus ile hücumda kaçak güreşen Wright kenara alındı. Dalgalı bir performans sergileyen Mukairu ile Gökdeniz de değiştirildi. Bu değişikliklerin ardından oyun üstünlüğünü ele alan Antalyaspor, savunmayı iyi yapmasına rağmen hücumda bir türlü istediği verimi sağlayamadı. Atılan şutlar cılız, futbolcular ikili mücadelelerde çabuk pes ediyor ve Andrea Poli dışında neredeyse sonuca isyan eden futbolcu yok gibiydi.

Galibiyetten çok yenilmemeyi düşündüğü gözlenen iki takım arasındaki farkı Antalyaspor savunma oyuncuları belirledi. Sağ bek Bünyamin’in ortasında, sol bek Güray’ın mükemmel şutu berabere bitmesi beklenen bir maçı Antalyaspor’a getirdi.

Kalesinde gördüğü pozisyonlarda gol yemediği için şanslı, son dakikalarda girdiği pozisyonu iyi değerlendirdiği için becerikli olan Antalyaspor, puanını 8’e çıkarıp orta sıralara tırmandığı için de mutlu oldu.

Bu maçta yaşanacak puan kaybı, Antalyaspor’u mental olarak farklı yerlere götürebilirdi. Bugüne kadar aptalca kaybedilen puanlar ve adeta hediye edilen 9 puanın üzerine bu maçta da puan kaybı yaşanması, takımın hedeflerini değiştirebilirdi. 3 puan önemli ancak psikolojik olarak orta sıralara tırmanmak daha önemliydi. Artan özgüven ile bundan sonraki maçlarda daha farklı bir Antalyaspor izleyebiliriz.

Malatya maçındaki futbolcu performanslarına gelince. Ne yaparsa yapsın hiçbir maçı 90 dakika tamamlayamayan ve sözleşmesinde ’90 dakika oynayamaz’ diye madde olduğunu düşündüğü Gökdeniz Bayrakdar bu maçın en kötüleri arasında yer aldı. İkili mücadelelerde zayıf kaldı, çabuk pes etti ve çok top kaybetti. İkinci yarının başında Mukairu ile birlikte kenara alınmalıydı. Bölgesinin alternatifsiz isimlerinden Veysel Sarı belki de kariyerinin en kötü maçlarından birini oynadı. Çok kritik ve basit top kayıpları yaşadı, Tetteh’in sert futboluna aynı şekilde karşılık veremedi.

Antalyaspor’un en iyi ismi Andrea Poli, Malatyaspor açısından da öne çıkan futbolcular Rayan Aabid ve Didier Ndong idi. İtalyan futbolundan geldiği için ilk haftalarda gereksiz kart gören Poli, bu eksiğini kapatmış. Koşuyor, savaşıyor, savunmadan top çıkarıyor ve rakip kalede pozisyona giriyor. Bu İtalyan bu sezon lige damga vuran isimler arasında yer alabilir.

Son bir not: Antalyaspor tribünleri haklı olarak son bölümde Ersun Yanal’ı istifaya davet etti. Kazanılacak maçı rakibe veren bir hoca tepki görür. Ancak son dakika golünden sonra yükselen alkışlar, ülkemizde futbolun sonuç odaklı oynandığını gösteriyor. Umarım Ersun Yanal işini iyi yapar ve galibiyet serisini sürdürür, tribünler de hakkını verir.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok