Antalya
14.09.2021
A

10 Eylül 2021 Cuma günü iktidara yakınlığı ile bilinen Türkiye Gazetesi’nde “İlk dört maddenin dili düzeltilecek” başlıklı bir haberi manşetten verdi. Habere göre: AKP kurmaylarının da yer aldığı Anayasa Bilim Kurulu’nun yeni anayasa çalışmalarına başladığı; Devletin şekli, Cumhuriyetin nitelikleri, devletin bütünlüğü, dili, bayrağı, millî marşı ve başkentini belirleyen anayasanın ilk maddelerinin muhafaza edileceği, ancak diliyle ilgili bazı düzenlemeler yapılacağı ifade ediliyor!

Bu haberine göre “devletin dili Türkçedir” hatalı bir yazımmış! Doğrusu “Devletin resmi dili Türkçedir” imiş! Yine Anayasanın başlangıç bölümü etnisiteden arındırılacakmış! Bir diğer yazım hatası(!) da Türk Milleti tanımındaymış ve değişmesi gerekiyormuş. Her ferdin asli unsur olduğu bir millet tanımı yapılacakmış! Bu habere göre İktidar mızrağı çuvala sığdırmaya çalışıyor!

İktidar, 2002 yılından beri hep yeni bir anayasa demektedir. Muhalefet ise her zaman anayasa çalışmalarına olumlu katkı vermeye çalışmıştır. Ancak iktidarın bu geçen yirmi yıl içinde değiştirmek istediği maddeler, anayasanın ilk dört maddesi, dil ve millet tanımlarıydı. Başta CHP olmak üzere muhalefet buna karşı çıktı ve iktidar bunu gerçekleştiremedi. Gerek TBMM Anayasa Komisyonu tutanaklarına bakıldığında gerekse iktidarın hazırladığı anayasa taslaklarına bakıldığında dünden bugüne iktidarın görüşü değişmemiştir. Dolayısıyla ilk dört maddenin dili düzeltilecek söylemi milletimizi yanıltmaya yönelik bir söylemdir.

Çabuk unutuyoruz çünkü kindar bir millet değiliz! AKP bugüne kadar anadilde eğitim ve devletin dili konusunda açıkladığı taslak ve görüşlerde “devletin resmi dili Türkçedir” ifadesinin anayasa girmesini savunmuştur. 2014’te özel okullarda ana dilde eğitimi kanunlaştırılarak dil birliği anayasaya aykırı olarak parçalanmış oldu.

Bu arada devletin dili Türkçedir ile devletin resmi dili Türkçedir arasındaki fark nedir diye sorabilirsiniz. Devletin dili Türkçedir; kamu başta olmak üzere toplumsal yaşamın her alanında Türkçe kullanılacak demektir. Devletin resmi dili Türkçedir; devletin uluslararası alanda kullandığı dil demektir. İçeride birden fazla dil kullanılabilir demektir… Bu da etnik ve dinsel yapıda oluşacak olan özerk devletçikler demektir…

Bir diğer yazım hatası da Türk Milleti’nin tanımındaymış! Bugüne kadar iktidarın yaptığı çalışmalara bakılırsa tüm etnik ve dinsel yapıları anayasaya yazmak istediği görülür. Bu da vatandaşlık tanımını, yurttaşlık tanımından çıkarıp etnik ve dinsel tanıma dönüştürmek demektir. Böylece Türk Milleti milliyetlere bölünür ve iç kargaşanın önü açılır.

İktidar, kendi tabanına bile ilk dört maddeyi değiştirmeyi ikna edemediği için düzeltme diyerek yola çıkmış görünüyor.  Böyle bir anayasayı bırakın yapmayı ki değiştirilemez maddeleri değiştirmeye yetkileri yoktur ve tartışmaya açmak bile karmaşa yaratır…

Unutulmamalıdır ki anayasalar devrimle yapılır… Dünyada anayasalar; Ortaçağ’ın ortası ile kapitalist çağın başı arasında yazılmaya başlandı. Biz de bu dönem içerisinde hem feodalizme hem de emperyalizme karşı ulusal kurtuluş savaşı vererek yazdık. Kurucu irade milli iradedir. İktidar olmak milli iradeyi temsil etmek değildir!  Dolayısıyla anayasalarda düzeltme ancak kurucular tarafından yapılabilir…

Paylaş
ETİKETLER:
Yok