Antalya
02.10.2016
A
RÖPORTAJ
Antalya Kültür Sanat’ta karşılaşalım
Antalya Kültür Sanat’ta karşılaşalım

AÜ Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin eserlerden oluşan ve ilk kez İstanbul’da Pera Müzesi’nde sergilenen “Karşılaşmalar”, 21 Ekim’den itibaren Antalya Kültür Sanat’ta açılacak. Serginin küratörü Ebru Nalan Sülün, “Sanattan korkmayın” dedi. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri ve mezunlarının eserlerinden oluşan “Karşılaşmalar” adlı sergi Türkiye’nin en önemli sanat kurumlarından Pera Müzesi’nde büyük beğeni topladı. Ebru Nalan Sülün’ün küratörlüğünü yaptığı sergi 21 Ekim’den itibaren Picasso, Andy Warhol sergilerine ev sahipliği yapan Antalya Kültür Sanat’ta sergilenecek. Antalya Kültür Sanat’ta “Karşılaşmalar” sergisine paralel olarak sanat tarihi dersleri ve atölye çalışmalarına da yer vereceklerini belirten Ebru Nalan Sülün, her salonda hem güvenliği sağlayan, hem de bilgi vermek için bekleyen Sanat Tarihi ve Resim bölümü öğrencileri olduğunu vurgulayarak, “Antalya Kültür Sanat dünya standartlarında bir sanat kurumu. Yaşadığımız kent için büyük bir nimet. Kimse sanat kültürüm yok, ben bu eserden ne anlarım demesin. Sormaktan, öğrenmekten korkmayalım” dedi. Röportaj: Mustafa KOÇ Pera Müzesi Türkiye’nin önemli sanat kurumlarından. Burada belli bir düzeyin altındaki sergilere yer verilmiyor. Konuşmamıza sizi kutlayarak, Antalyalılar adına size teşekkür ederek başlayalım. Sergi için ilk elde bize neler söyleyeceksiniz? Serginin hikâyesinden mi, içeriğinden mi başlayalım? Adından başlayabiliriz. “Karşılaşmalar” nereden geliyor, neyi anlatıyor? “Karşılaşmalar”, estetik karşılaşmalar tamlamasının kök kelimesi. Ben sanat tarihçisiyim. Böyle bir serginin küratörlüğünü üstlendiğimde de aklıma ilk gelen şey yine sanat tarihi oldu. Fakültedeki eserlere estetik boyutta yaklaşmak aklıma geldi. Sergide farklı disiplinleri bir araya getirmeyi deneyerek “Karşılaşmalar” kavramını buldum. Farklı disiplinler derken? Resim, heykel, grafik, seramik, fotoğraf, geleneksel sanatlar, sinema… Sergide bu bölümlerin iç içeriğini sunmak istedik. Sergi içeriği hangi bölümlerden oluşuyor? Birinci bölüm “Bedenin Dönüşümü”, ikincisi “Soyutlamalar”, üçüncüsü “Kavramsal Yaklaşımlar”, dördüncüsü “Dijital Evren - Reklam”, beşincisi “Belgesel”... “Bedenin Dönüşümü” bölümünde bütün bölümlerin figüratif çalışmalarını yan yana getirmeye çalıştım. Disiplinlerarasılık, disiplinleri ayrıştırmamak; günümüzde bunlar çok önemli. Sanat eserinin ne olduğu değil, ne yaptığı önemli. Dolayısıyla sanat eserinde malzemelerden, kullanılan öğelerden önce estetiğe bakmak gerekir. Temelde böyle bir yöntemle yola çıktım. Sergide kimlerin eserleri yer alıyor? Sergide Akdeniz Üniversitesi 4. sınıf öğrencilerinin, lisansüstü öğrencilerin eserleri yer alıyor. Bazı bölümlerde 3. sınıftan da öğrenciler var. Güzel Sanatlar Fakültesi’nin kuruluşundan (1999) bugüne gelen konsantre çalışmalar sergide yer alıyor. Bu kapsamda 10 yıl önce mezun olmuş öğrencinin çalışmasına da yer veriyoruz. Serginin hikâyesi demiştiniz, sergi nasıl oluştu? Antalya Kültür Sanat, kurulduğu günden bu yana Pera Müzesi’nin sanat danışmanlığıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Pera Müzesi geçtiğimiz yaz benimle irtibat kurdu. Şunu talep ettiler: “Antalya Kültür Sanat’a destek veriyoruz. Akdeniz Üniversitesi de Antalya’daki sanat dinamiğini yönlendiren önemli bir kurum. Biz, öncelikle sizi Pera’ya davet etmek istiyoruz”. Her şey o zaman başladı. O dakikadan itibaren ben hem koordinatörlüğü, hem küratörlüğü üstlendim. Fakülte dekanlığına teklifi sundum. Dekanlık bu gelişmeye çok sıcak baktı. Okulda bir ekip kuruldu. Ekip olarak bir yıllık bir çalışma sonunda bu noktaya geldik. Sergi İstanbul’da nasıl karşılandı, yeterli ilgiyi gördü mü? Kendi adıma ben çok mutluyum. İstanbul’daki açılış “Veri Girişi” sergisiyle paralel yapıldı. İstanbul’daki tüm sanat camiası, eleştirmenler, sanatçılar, galericiler sergiye çok ilgi gösterdiler. Serginin küratöryal kurgusunu olduğu kadar içeriğini de çok beğendiler. Fakülte sergisi olarak sanırım bir dinamik yarattık. Tanınmış isimlerden kimler geldi sergiye? Sanat taciri Yahşi Baraz geldi örneğin. Onunla işbirliği içinde koleksiyonerlerle bir çalışma gerçekleştireceğiz. Sergide yer alan çalışmalardan bir seçki üzerinde birlikte bir çalışma yapacağız. Komet, Genco Gülan, Ekrem Kahraman ve daha birçok tanınmış sanatçı sergimizi ziyaret etti.  Çok sayıda genç sanatçı, genç galerici, genç koleksiyoncu; ismini sayamayacağım kadar çok sanat insanı bizi orada izledi. Değerlendirmeleri ne yönde oldu? Sergiden övgüyle söz ettiler. “Bir fakülte sergisinin ötesinde, küratöryal bir kurguyla yapılmış bir sergi izliyormuşuz hissine kapıldık” dediler. Sergiyi kaç kişi izledi? Sayı olarak bilmiyorum ama açılıştaki kalabalık izdihama neden oldu. Sergi tanıtımını kim yaptı? Pera yaptı. Pera’nın basın bölümü çok etkili, çok iyi işliyor. Ulusal basında kültür-sanat sayfaları ve televizyonda yayınlanan kültür-sanat programlarının işlediği önemli etkinliklerden biri oldu. Sergimiz Akdeniz Üniversitesi ve Antalya’nın adını tüm Türkiye’ye duyurdu. Serginin Antalya Kültür Sanat’ta açılacağını biliyoruz. Açılış hangi gün? Karşılaşmalar, Antalya Kültür Sanat’ta 21 Ekim’de açılacak. Pera’da iki katta sergilenen sergi burada üç katta sergilenecek. Aynı kavramsal temalarla Şubat’a kadar açık kalacak. Antalya halkı sadece sergiyi gezip çıkmayacak. Paralel etkinlikler de yapacağız. Artwork’ler, sanatçı söyleşileri, bu etkinlikler arasında yer alıyor. Güzel Sanatlar Fakültesi atölye hocaları ve mezun öğrencileriyle söyleşiler yapacağız. Halkın buraya akışını sağlayacağız. Atölye çalışmaları da olacak mı? Atölye çalışmaları şu anda zaten devam ediyor. Pera bu kez şöyle bir şeyi tercih etti: Sergide işi olan öğrencilerden oluşan gönüllüler oluşturdukları değişik projelerle bu çalışmaları yürütecekler. Gönüllülerin oluşturduğu projeler uygulamaya geçecek. Antalya Kültür Sanat da bunu destekliyor. “Herkes için Avrupa Sanatı”, “Herkes İçin Çağdaş Sanat”, “Herkes İçin Cumhuriyet Sanatı” adı altında sanat tarihi dersleri vermeyi düşünüyoruz. Antalya’da sanat piyasasının oluşmamış olması sanat çevrelerinin yakınma konusu. Bu konuda ATSO ya da başka kurumlarla konuyu tartışıyor, paylaşıyor musunuz? Bu konuda somut girişimlerimiz olmadı. Ancak, Antalya Kültür Sanat üzerinden yürüyen, gönüllülük üzerine kurulu desteğimiz söz konusu. Bu piyasa sizce neden oluşmadı? 16 yıldır Antalya’dayım. Bu süre içinde resim festivalleri düzenlendi, paneller düzenlendi, bunlar sürekliliği sağlanamayan etkinlikler olarak kaldı. Sürekliliği olmayan etkinliklerin hiç olmaması bence daha iyi. Devamı gelirse eğer bir dinamik yaratır. Yoksa iddialı da olsa devamlılığı sağlanamayan etkinlikler patlayan balona dönüşüyor. Bu olumsuzluk neden kaynaklanıyor? En önemli neden sponsor bulunamaması. İşadamlarımız, turizmcilerimiz bu işin dışında. Turizmde şu an kriz var, ama kriz olmayan dönemlerde de işadamlarımız bu konuda istekli olmadılar. Turizmcilerimiz sanata para harcamak istemiyorlar. Sanat piyasasının olması için uygun galerilerin olması gerekiyor. Antalya’daki sanat galerileri bu konu için yeterli mi? Antalya’daki en büyük sorun bu. Antalya Kültür Sanat kurumsal bir mekan. Sanat tacirlerinin, koleksiyonerlerin, piyasada etkili olan sanatçıların geleceği, tanınmış küratörlerin düzenleyeceği özel ya da karma sergilere ev sahipliği yapacak standartlarda sanat galerileri Antalya’da yok. Bir girişimci bu işe el atsa burayı ihya etmek bizlere düşer. Türkiye’nin en önemli isimlerini Antalya’ya getirebiliriz. Benim bu konuda düşüncelerim oldu, uygun galeri olmadığı için vazgeçtim. Vurgulamak istediğimiz başka şeyler var mı? Halkın bu sergileri izlemesi için daha çok çaba sarf etmeliyiz. Andy Warhol sergisine insanların akın etmesi gerekir. Halk korkuyor olabilir mi? “Bu tür mekanlarda yüksek sanat yapılıyor, bu işten anlamadığımız fark edilir, mahcubiyet yaşarız” kaygısına kapılıyor olabilir mi? Sanat kurumlarından insanlar korkmasın. Son mesajım bu olsun. Sanat kurumları insanlar için var. Yer aldığı kentler için var. Antalya Kültür Sanat dünya standartlarında bir sanat kurumu, yaşadığımız kent için büyük bir nimet. ATSO çok büyük fedakârlıkta bulunup önemli bir hizmet verdi. Kimse sanat kültürüm yok, ben bu sanat eserinden ne anlarım demesin. Her salonda hem güvenliği sağlayan, hem de bilgi vermek için bekleyen Sanat Tarihi ve Resim Bölümü öğrencilerimiz, pırıl pırıl gençlerimiz var. Sormaktan, öğrenmekten korkmayalım. KUTU… KUTU… KUTU… Ebru Nalan Sülün kimdir? Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü mezunuyum. Resim bölümünde yüksek lisansımı tamamladım. Halen doktora tezimi yazıyorum. Doktora tezim, 1990 sonrası Türkiye’deki çağdaş sanat koleksiyonerliği ve sanat piyasası üzerine. 16 yıldır Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Sanat Tarihi dersleri veriyorum. 3 yıldır da Sanat Tarihi bölümünün Batı Çağdaş Sanatı / Avrupa Sanatı derslerini yürütüyorum. Paris merkezli Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği’nin (AICA) Türkiye yönetim kurulu üyesiyim. Çok sayıda ulusal gazete ve dergilere sanat eleştirileri yazıyorum. Küratörlükler yapıyorum. Antalya Kent Müzesi Yayınları arasında yayınlanan “Erken Cumhuriyet Döneminde Antalya’da Kültür Sanat Ortamı (1923 -50)” ve İş Bankası Kültür Yayınları arasında yayınlanan “Habip Aydoğdu - Kırmızı” adlı iki kitabım bulunuyor.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: