Antalya
15.01.2021
A
GENEL , POLİTİKA
CHP İl Başkanı Nusret Bayar gündemi değerlendirdi / 2002 yılından bile gerideyiz
CHP İl Başkanı Nusret Bayar gündemi değerlendirdi / 2002 yılından bile gerideyiz

Türkiye’nin tarım, turizm, sağlık, eğitim ve çevre konularında 2002 yılından daha kötü durumda olduğunu savunan CHP İl Başkanı Bayar, “Ülkenin en önemli sorunu işsizlik! Her yıl 500 bin üniversite mezunu işsiz olarak hayata atılıyor” dedi

 

Gazetemizi ziyaret eden CHP İl Başkanı Nusret Bayar, imtiyaz sahibimiz Rasim Gündüz başta olmak üzere tüm gazete kadrosunun 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Ziyaretinde gündeme dair önemli açıklamalar da bulunan Bayar,  Antalya ekonomisin lokomotif sektörleri tarım ve turizmde büyük bir çöküş yaşandığını belirtirken sağlık, eğitim ve çevre konularında çok gerilere düşüldüğünü anlattı.

TARIMDA SIKINTI BÜYÜK

Çiftçilerin çok zor durumda olduğunu ifade eden Bayar, “Rusya ile yaşanan uçak krizi sürecinden sonra kota sorunumuz ortaya çıktı. Önce 250 ton, ardından 50 tonluk daha kota getirildi. 50 tonluk kota Nisan ayında bitecek ve örtü altı tarımda Nisan ve Mayıs ayları çok önemli. Tarım ve Ticaret Bakanlığı, bugünden itibaren hazırlık yapılmalı. Girdi fiyatları zaten çok yüksek. Bunun yanında ihracat da olmuyor. Sorunları her geçen gün büyüyen tarım sektörü, adeta sorunlarıyla baş başa bırakıldı” diye konuştu.

TURİZM AŞIYI BEKLİYOR

2020’de turizmin pandeminin yanı sıra plansızlık nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadığını vurgulayan Bayar, “ 2021’in sezonunu, 2020’nin Haziran ayından itibaren şekillenmesi gerekirdi. Böyle bir hazırlık yapılmadı. Pandemi sürecinin nereye kadar devam edeceği belli değil. Aşılama başlayıp 1 ay içinde bitirilecekti ama hala başlamadı. 3 milyon adet aşı geldi ve 80 milyonluk bir nüfusa nasıl yeteceği bilinmiyor. 2019’un Kasım ayında işten çıkan mevsimlik turizm işçileri hala iş bulamıyor. 2021’de de iş bulmaları mümkün görünmüyor” ifadelerini kullandı.

HÜKÜMET SINIFTA KALDI

Antalya’da en büyük sorunun, işsizlik ve açlık tehlikesi olduğunu kaydeden Bayar, “Türkiye’de her yıl 500-600 bin öğrenci üniversitelerden mezun oluyor. Bunlardan en fazla 50 bini iş bulabiliyor. 500-550 bin öğrenci diplomalı işsiz olarak hayata atılıyor. Zaten Türkiye bütçesinin adaletli bir dağılımı yok. Ülke nüfusunun yüzde 10’u, bütçenin yüzde 90’ını alıyor. Asgari ücretin 2 bin 800, ev kiralarının bin 500, 2 bin lira olduğu bir süreçte insanlar bu şartlarda nasıl yaşasın? Hükümet 18 yıllık süreçte sınıfta kalmıştır! Tarımda, turizmde, sağlıkta, eğitimde ve çevre konularında çok yanlış yaptılar. Türkiye, 2002 yılının bile gerisine düşürüldü.  Şehir hastaneleri 5 şirketin tekelinde, hasta sayısı olarak hastanelere güvence verdiler ama hastanelerden gelen bilgilere göre, sağlık çalışanları 3-4 aydır döner sermayeden para alamıyorlar... Sağlıkta, pandemi döneminde kahrımızı çeken personele gerekli materyalleri ve ücreti vermiyorsunuz, döner sermaye payını da ödemiyorsunuz” dedi.

 

BELEDİYECİLİKTE FARKIMIZI GÖSTERDİK

31 Mart 2019 seçimlerinde 11 Büyükşehir’i CHP’nin kazandığını hatırlatan Nusret Bayar, aradan geçen yaklaşık 2 yıllık süreç ile ilgili izlenimlerini şöyle anlattı: “CHP belediyeciliğini, özellikle pandemi döneminde görme şansımız oldu. Hem dezenfektan, hem materyal, hem de gıda desteği anlamında vatandaşlar yalnız bırakılmadı. CHP’li belediyeler, yardım kampanyası düzenlemek istedi ancak hükümet buna izin vermedi. Bize izin vermeyen hükümet, daha sonra IBAN atarak her vatandaştan 10 lira yardım istedi. Belediyelerimiz engellemelere rağmen en iyi hizmeti vermeye çalıştı. Son olarak asgari ücret konusunda bir farkındalık oluşturuldu. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘En az 3100 TL olmalı’ talimatını üzerine CHP’li belediyelerde asgari ücret en az 3 bin 100 lira oldu. Bunun üzerine çıkan belediyeler de var.”

PANDEMİYE RAĞMEN SOKAKTAYIZ

Pandemi koşullarında siyaset yapmak zor olduğunu, buna rağmen sürekli sokakta olduklarını ifade eden Bayar, şunları anlattı: “9 Şubat 2020 tarihindeki kongrede il başkanı olduktan sonra, 1 ay hayırlı olsun ziyaretlerini kabul ettik. Tam sokağa çıkacağımız sırada pandemi süreci başladı. Buna rağmen Gazipaşa’dan Kaş’a kadar gitmediğimiz ilçe kalmadı. İstediğimiz her toplantıyı tedbirler kapsamında yaptık ancak danışma kurallarını yapamadık. Aksu, Serik, Korkuteli, Kumluca, Manavgat, Döşemealtı ve merkezdeki sorunlarla ilgili yerince incelemelerde bulunduk. Kömür ocağı, ormanların kesilmesi gibi konularda sürekli alanlarda olup vatandaşın yanında yer aldık”.

ANTALYA HALKI CEZALANDIRILIYOR

EXPO 2016’ya giden 2. Etap raylı sistem ile ilgili hükümetin, Antalya halkını cezalandırdığını savunan Bayar, “Meydan’dan Aksu’ya giden tramvay hattı ile ilgili, dönemin belediye başkanı Menderes Türel ile Ulaştırma Bakanlığı bir protokol yapıyor. Protokole göre, projenin bedeli 260 milyon lira. Yapılan anlaşmaya göre, hâsılatın yüzde 15’i bakanlığa ödenecek. O zaman böyle yapılan anlaşma, 31 Mart 2019 seçiminde Büyükşehir’i CHP kazanınca her şey değişiyor. Seçimden tam bir ay sonra, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile rakam 380 milyon liraya çıkarılıyor ve Büyükşehir Belediyesi’nin İller Bankası’ndan aldığı bütçenin yüzde 5’inden kesinti yapılarak tahsil edilmesine karar veriliyor. Ayda 4 milyon lira, yılda 48 milyon lira gibi bir rakam Antalya’nın bütçesinden kesiliyor. Tek taraflı hayata geçirilen bu uygulamadan Büyükşehir’in haberi yok. Milletvekilimiz Cavit Arı, mecliste konuyu detaylarıyla anlattı. Biz de Antalya halkına hükümeti şikâyet ederek, kendilerinin cezalandırıldığını anlattık. Bu konuya, kamuoyunun gösterdiği tepki elbette olumlu ancak daha çok tepki gösterilmeli, konuya daha çok sahip çıkılmalı” diye konuştu.

BELEDİYENİN TUTUMU YANLIŞ

Bayar, Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından  “Konyaaltı’na örülen bir duvar” olarak nitelendirilen Fenix Center projesi hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Konyaaltı Belediyesi’nin bu yapıya ruhsat vererek yanlış bir tutum içine girdiğini ifade eden Bayar, “CHP olarak, demokratik kitle örgütlerini, STK’ları ve sendikaları önemsiyoruz. Böyle bir projede, Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası ve ilgili diğer odalarını gündemimize alıp, onlarla işbirliği içinde olmamız gerekirdi.  Konyaaltı Belediyesi’nin böyle bir yol izlememesi eksikliktir. Mimarlar Odası başkanı ile görüştüm ve yazılı bilgi istemelerine rağmen kendilerine yanıt verilmediğini söyledi. Bu yanlış bir tutumdur! Liman Mahallesi’nde 17 katlı yapı inşa edilmesi doğru değildir. Anlayış olarak yanlış ve bölge estetiğini bozacak bir uygulamadır. Keşke belediye, konuyu kent estetiği komisyonuna gönderseydi. ÇED ile ilgili bilgi alınabilirdi. Yasal olarak bir zorunluluk olmamasına rağmen etik olarak bu yol izlenmelidir. Ancak belediyenin 17 kat inşaata ruhsat vermesi önünde yasal olarak bin engel yok, istese 25 kat olarak da ruhsat verebilirdi. Ancak etik olarak yanlıştır. Daha sonraki süreçte Büyükşehir imar komisyonundaki arkadaşlar, Konyaaltı için zemin+10 kata kadar izin verdi” ifadelerini kullandı.

 

İŞÇİLER SİYASET YAPABİLİR

CHP’li belediyelerde çalışan vatandaşların, parti yönetiminde görev almaları konusunda yapılan eleştirilere de yanıt veren Bayar, “Bu insanların siyaset yapmasına engel bir durum yok. Sonuçta CHP il ve ilçe yöneticisi olduktan sonra belediyeye girmediler. Belediyede çalışan insanlar, işlerini aksatmadan, artan zamanlarında siyaset yapıyorlar. İl yönetim kurulu toplantılarımızı, o arkadaşlarımızın mesai saatlerine göre organize ediyoruz. Ancak il ve ilçe yöneticisi olduktan sonra belediyede işe girselerdi, buna ilk önce ben karşı çıkardım. Daha önce belediyede işe girmiş insanların il ve ilçe yöneticisi olmasına karşı değiliz” açıklamasında bulundu.

CEZASINI ÇEKEN ISLAH EDİLMELİ

Muratpaşa Belediyesi’nde, eski bir hükümlünün çalışması ile ilgili kamuoyuna yansıyan tartışmaları yorumlayan CHP İl Başkanı Nusret Bayar, “İçişleri bakanlığının da eski hükümlülerin çalışması ile ilgili bir projesi var. Bir suç işlenmişse, bunun cezasını yargı verir. Hükümlü de, cezasını çektikten sonra ailelerini geçindirmek zorundadır. Bu insanlar çalışmak, ıslah olmak zorunda. Basına yansıyan bazı haberleri okuyorum, iş bulamadığı için tekrar suç işleyip ceza evine giren insanlar oluyor. Yargıda cezasını çekmiş insanların belediyede çalışması abartılacak bir durum değil” dedi.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: