Antalya
04.09.2020
A

 

Sevgili Okurlar;

Gelişmiş ülkelerde, Özel eğitime muhtaç çocukların eğitiminde zorunluluklar olmadıkça, ayrı yerde eğitim uygulamalarına başvurulmadığı görülmektedir. Olanakların elverdiği ölçüde, Özel eğitime muhtaç çocukların normallere yakın yerlerde veya onlarla birlikte eğitilmesine çalışılmaktadır.

            Bu nedenle, Özel eğitim öğretmenlerinin büyük bir bölümü, yetersizlikten etkilenmiş çocukların ayrı yerde eğitim yöntemiyle eğitilmelerinin yerine, normal çocuklarla birlikte, normal sınıflarda eğitime almalarını önermektedirler.

Benett (1932),Pretsch (1936), Lapp(1957), Mullen-Itkin(1961), Goldstein(1965), Casiddy-Stanton (1962), Welch (1966), Caroll (1967),Schwartz (1971), Bryan (1974), Gampel-Gottlieb-Harrison (1974),Dokacki-Anderson-Strain(1977), yaptıkları araştırmalarda, ayrı özel sınıflarda eğitim alan, zihinsel yetersizlikten etkilenmiş çocuklarla, normal sınıflarda eğitim alan zihinsel yetersizlikten etkilenmiş çocuklar, benlik duygusu, uyum ve akademik başarı açılarından karşılaştırılmışlar, Normal sınıf uygulamasının (regular-class) Özel sınıf uygulamasından (self-contained class) daha olumlu sonuçlar verdiği kararına varmışlardır. Bu araştırmacılara göre, insanların, zeka düzeylerine göre ayrılması, demokratik eğitim anlayışına uymamaktadır. Yetersizlik türüne bakılmaksızın, toplumda herkesin eşit haklara sahip olabilmesi, insanların birbirine saygı ve sevgiyle yaklaşabilmeleri, hep fırsat eşitliğine bağlıdır.

İlerleyen bilimsel araştırma sonuçları ve insancıl psikolojinin hakim olmasıyla, yetersizlikten etkilenmiş bireylerin eğitimlerinde, ayrıştırmanın uygun olmadığı, bu kişilerin mümkün olduğunca normal yaşıtlarıyla birlikte olmaları gerektiği görüşü ağırlık kazanmaya başlamıştır.

Bu görüşler sonucunda, her bir yetersizlikten etkilenmiş bireyin, yeteneklerinin elverdiği ve gerekli şartların uygunluğu ölçüsünde, normal yaşıtlarıyla birlikte eğitilmeleri metodu yaygın biçimde uygulanmaya başlamıştır.

İnsan haklarının da desteklediği ‘Eğitimde Kaynaştırma’ görüşü, ülkemizde de ulusal düzeyde kabul görmeye ve uygulanmaya başlanmıştır. Her çocuğun sahip olduğu yetersizlik türü ve derecesi ne olursa olsun, normal yaşıtlarıyla aynı eğitim ortamlarını paylaşmasına yönelik çabalar, her geçen gün artan bir destek görerek  günümüzde de sürmektedir.

Kaynaştırma kısaca; gerektiğinde Sınıf öğretmenine ve/veya Yetersizlikten etkilenmiş öğrenciye Özel eğitim uzmanları tarafından, destek özel eğitim hizmetleri sağlanması koşuluyla, Yetersizlikten etkilenmiş öğrencilerin, bireysel özellikleri göz önüne alınarak, normal eğitim ortamında ve normal yaşıtlarıyla birlikte eğitilmeleridir. Bu yöntem, eğitimde olumsuz bireysel farkların yerine, normal ve olumlu ortak özellikleri ön plana çıkarmayı esas almaktadır ve en az kısıtlayan çevreyi uygun görmektedir. Zira kısıtlayıcı çevrelerin, yetersizlikten etkilenmiş öğrencileri gerçek yaşama değil, aşırı korumacılık tutumlarına dayanarak, gerçek dışı bir dünyaya hazırladığı savunulmaktadır. İşte bu destek özel eğitim hizmetlerinin sağlandığı en önemli yer Bireyselleştirilmiş Eğitim Programlarının uygulandığı Özel Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleridir.

Yetersizlikten etkilenmiş bireyler, yaşamlarında karşılaşacakları normal bireylerle ne kadar çok ve ne kadar erken karşılaşırlarsa, toplumla bütünleşmede o kadar başarılı olacaklardır.

Kaynaştırmanın köklerini oluşturan, Eğitimde En Az Kısıtlayıcı Çevre uygulaması, yetersizlikten etkilenmiş öğrencilerin, zamanlarını imkanlar elverdiği ölçüde normal öğrencilerle birlikte geçirmeleri olarak tanımlanmaktadır. Özel eğitim kapsamında ele alınan ve önemli bir alt grubunu oluşturan Zihinsel yetersizlikten etkilenmiş öğrencilerin eğitimlerinde de, En Az Kısıtlayıcı Çevre olarak, normal okullar ve bu okullardaki, program ve fiziksel ortam açısından düzenlenmiş normal sınıflar önerilmektedir.

Yetersizlikten etkilenmiş öğrencilerin normal yaşıtları ile birlikte eğitim almaları durumunda; kendine model alma konusunda, karşısında normal yaşıtlarını görerek psikolojik, sosyal ve davranışsal açılardan olumlu modeller seçebilme ve olumlu davranışlar geliştirebilme şansı artacaktır.

Kaynaştırma programları ve sonuçlarını araştıran birçok çalışma, özellikle eğitilebilir düzeyde olan çocukların, bu programlardan akademik, benlik saygısı, öz güven alanlarında olumlu etkilendiklerini, genel performanslarının, ayrıştırılmış yaşıtlarından daha hızlı ilerlediğini kaydetmektedir.

Esenlikler Dileriz.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok