Antalya
15.05.2020
A

Her şeyin bir karşıtı olduğu ve bu karşıtlıklar ile birbirini tamamlayıp varlığını sürdürdüğü ince bir denge ipinin üzerindeyiz! Zaman zaman oradan oraya savrulsak da  bazen dengemizi kaydedip sendelesek de ve çoğunlukla destek olmak yerine bizi düşürmeye çalışanlar olsa da yola devam ediyoruz kararlılıkla! Aslında farkında olmasak da hepimiz birer ip cambazıyız! Ve dünya denen "Huysuz Çark" herkese farklı kuruyor bu dengeyi... O döndükçe kim bilir ne cambazlar gelip geçecek bu ipin üzerinden! Nicelerinin gelip geçtiği gibi...

Dengesini zıtlıklar üzerine kurmuş bir sistem ve tüm bu zıtlıklara rağmen bıkmadan, usanmadan devam eden bir çark... O, siyaha beyaz da katabilir sevince hüzün de... Acıya tatlı da katabilir ve aşka nefret de... Ne yapalım bu çarkın düzeni de bu! Alışacağız! Alışacaksın sen de! Bazen insan, düzeni değiştirme gücüne sahip olmadığını anladığında; düzen içinde düzen kurar kendine! Zaten bu yüzden demez miyiz çoğu zaman: “Her insan ayrı bir dünya!” diye... Kim bilir ne hayatlar yaşanıyor tek kişilik dünyalarda!

Yürek zıtlıklarda çarpar! Uyumun peşinden koşup durma! Uyumsuzluğun içindeki uyumu bulmaya çalış! Ve sen sen ol; ne çok ciddiye al huysuz çarkı ne de hafife... Orta bir yol bul kendine! Ne yapmak istiyorsan yap! Yap ve sus! Nasıl olsa konuşan birileri olur! Çünkü bu öyle bir çarktır ki birileri yapar birileri konuşur! Sen konuşulan ol! Çünkü konuşulmadığında sıradansındır! Hayır! Sıradan çıkman gerekmez! Yerini ve sıranı bil! Sadece, sıraya dizilmiş ve medet umanlardan olma! Fakat aynı sıranın içinde “sıradan” da olma! Denge ipi dedim ya; ona dikkat et! Bu ince ayrımlar; bu ince ipin ince kurallarıdır! Hani var ya; nüanslar... İşte onları sakın kaçırma!

Huysuz çark sever alengirli işleri! Sürprizlerle doludur; kimi zaman iyi kimi zaman kötü! Bir gün güldürürse mutlaka başka bir gün ağlatarak geri alır verdiğini! Aldırma sen ona! Yaşa geç! Dedim ya pek akıl sır ermez onun işlerine! Herhangi bir konuda herhangi birine herhangi bir şey söylediği görülmemiştir henüz! Gün gelir başını döndürür gün gelir gözünü... Aman dikkat et; ikisi de zarar!

Hepimizin beklentisi farklı ama muhatabı aynı! Ne varsa ondan istiyoruz içimizde! Başımız döndüğünde de gözümüz döndüğünde de... Çünkü aynı yolun yolcusuyuz hepimiz! Belki sadece varılan şehirler farklı olacak bu yolculuğun sonunda; kim bilir! Ve kim bilir yolun neresinde kimler duraksayacak; henüz varamamışken gideceği yere! Yol bitmez! Vicdan en güçlü kılavuzdur bu yolculukta! Bir tek ona ses çıkaramaz bizim huysuz! Her şeye eser gürler de derinlerden gelen ve tek doğruyu fısıldayan vicdanın sesine yenik düşer! En büyük muhakeme salonudur vicdan! Tüm yapılan ve yapılması hedeflenen eylemlerin; içimizde masaya yatırıldığı tarafsız bölgedir!

Huysuz çarkın onca tuzağı ve sallantısına rağmen dimdik durabilen, adaletsizliğe ve kötülüklerin babasına kafa tutabilen, her durum ve koşulda sapasağlam durabilen, karakterini, onurunu, kalbini; paraya, pula, namerde ve ihanete satmadan koruyabilen tüm vicdanlı yolculara selam olsun! Yolunuz açık olsun!

Saygı ve Sevgilerimle / Fatih Haktan Coşkun

Paylaş
ETİKETLER:
Yok