Antalya
12.03.2020
A
GENEL
ANSİAD'dan Koronavirüs ve İdlib uyarısı
ANSİAD'dan Koronavirüs ve İdlib uyarısı

 

Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği'nin (ANSİAD) 2020 yılı 5’inci olağan toplantısı Akra Otel’de yapıldı. Toplantı başkanlığını ANSİAD üyesi ve Himmet Öcal’ın gerçekleştirdiği toplantının konuğu, Patara kazilari başkani Prof. Dr. Havva İşkan Işık oldu. Toplantının açış konuşmasını yapan ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Akın Akıncı, Koronavirüs, İdlib ve mülteci sorunlarıyla ilgili uyarı ve önerilerde bulundu. Koronavirüs ve Suriye sorununun yapısal sorunlara ek olarak ekonomiyi zayıflatan faktörler olduğunu belirten Akıncı, turizm sektörü için risk planı çıkarılmasının şart olduğunu söyledi.

 

EKONOMI IÇIN BÜYÜK RİSK

Koronavirüsün yayılmasıyla ilgili olumlu senaryonun virüs yayılmasının Mart sonu veya Nisan ayında durması, olumsuz senaryonun virüs yayılmasının ikinci çeyrekte devam etmesi olduğunu belirten Akıncı, "Bu durumda küresel ekonominin resesyona girmesi ve yılın ikinci yarısında da birçok sektörün olumsuz etkilenmesi mümkündür. Türkiye ekonomisi için en önemli risk virüsün Türkiye'de de yayılmasıdır. Turizm sektörünün bu durumdan nasıl etkileneceği hayati önem taşıyor. Turizmin canlanacağı dönemlerde koronavirün etkisinin devam etmesi durumunda Türkiye’nin olumsuz senaryo için mutlaka bir çözümü hazır tutması gerekiyor" dedi.

 

'IDLIB VE MÜLTECİLER BÜYÜK SORUN'

"İdlib'de Rusya, İran ve Suriye güçleriyle çatışma haline gelinmesi, mülteci konusuyla birlikte daha büyük bir soruna dönüşmüştür. İdlib'de Türkiye'yi ABD'deki bir kanat dışında destekleyen ülke görünmemektedir. Dünya kamuoyunda Türkiye'nin radikal unsurları desteklemek üzere Suriye rejimi ile savaştığı algısı yerleşmektedir. Son aylarda Türkiye, dünya medyasında sürekli olarak deprem, savaş ve mültecilerle ilgili olarak olumsuz haberlerle anılmaktadır. Çatışma süreci sona erse bile siyasi ilişkilerin zayıflaması durumunda 2015 yılındaki gibi olmasa bile turizm sektörü etkilenecektir" diyen Akın Akıncı, "İdlib ile birlikte diğer sorun Yunanistan sınırındaki mültecilerdir. Bu durum, Avrupa medyasında Türkiye'nin şantajı, mültecileri savaşa destek için kullanması, AB-Türkiye arasındaki 6 milyar Euro'luk anlaşmanın ihlali olarak sunulmaktadır. Mülteci sorunu 2-3 ay daha devam ettiği takdirde başta turizm olmak üzere Avrupa ile ekonomik ilişkilerin zayıflayacağı açıktır. Türkiye başta hukuk sistemi ve istikrar ortamına ilişkin siyasal ve ekonomik reformları gerçekleştirmediği takdirde sağlıklı bir ekonomik performansa kavuşamaz" ifadelerini kullandı.

 

'BARIŞ İLKESİNE DÖNÜLMELİ'

Koronavirüs, İdlip ve mülteci sorunlarının çözümü konusunda önerilerini sıralayan Akıncı şunları söyledi: "Koronavirüsün yayılma riskine karşı özellikle kitlesel alanlarda önlemlerin artırılması gereklidir. Çin'den gelen girdilere bağımlı sektörler için alternatif tedarik imkanları planlanmalıdır. Yerli girdi üretimini artırmaya, ihracat pazarlarını güçlendirmeye önem verilmelidir. TL'ye güven artırıcı politika duruşu ve söylemi güçlendirilmeli, hammadde fiyatlarından gelecek enflasyonist etki dikkate alınmalıdır. İdlib sorunu, komşu ülkelerle ilişkilerin bozulmasına neden olmaktan çıkarılmalı, Rusya, İran ve Suriye ile kalıcı bir çözüm için anlaşma sağlanmalıdır. Anlaşma Suriyeli mültecilerin haklarını ve geleceğini de garanti altına almalıdır. Mülteci sorunuyla ilgili olarak Türkiye'nin mülteci yükü dünyaya ve özellikle Avrupa kamuoyuna daha iyi anlatılmalı, Yunanistan sınırında oluşacak can kayıplarından ülkemizin de sorumlu tutulacağı dikkate alınmalıdır. Bu aşamada girişilebilecek yapısal reformlar ekonomi dışı olanlardır. Hukukun üstünlüğü, demokrasi, eğitimde bilimsel temele geçiş, yurtta ve dünyada barış ilkesine dönüş gibi adımlar Türkiye’deki riskleri düşürmenin ve dünyada Türkiye aleyhine oluşmuş bulunan risk algısını düzelmenin tek yoludur."

 

KILAVUZ ANITI PATARA’YA DÖNÜYOR

Akıncı'nın konuşmasının ardından Patara Antik kenti kazılarıyla ilgili sunumunu gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji bölümü öğretim üyesi - Patara kazıları başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık, Patara kazılarının 32 yıllık serüvenini aktararak, “İlk kazmayı eşim Fahri Işık ile birlikte vurduk. İşçilerimiz ve öğrencilerimizle birlikte köylülerin evinde, çadırlarda konakladık. İlk dönemde verilen bir traktör bile bizi çok mutlu etmişti. Son yıllarda kazılarımızı teknolojinin en son imkanlarını kullanarak yapıyoruz. Çok sayıda eseri gün yüzüne çıkarıp, korumaya aldık. Kentin en önemli eserlerinden olan yol kılavuz anıtını da Antalya Müzesi'nde yapılan konservasyon çalışmalarının ardından ait olduğu antik kente döndüreceğiz” diye konuştu. 1981'de Patara'ya geldiklerinde bataklıkla karşılaştıklarını belirten Havva Işık, "Likya Birliği'nin başkenti Patara, Mısır'dan Atina'ya, Rodos'a kadar bütün bir coğrafyayla ilişki içinde olan bir kent. Delfi ve Delos'la birlikte antikçağın üç önemli kehanet merkezinden biri. Patara Limanı, İmparator Neron'un prestij eseri deniz feneriyle Anadolu'nun en önemli limanlarından biri. Bu yılı 'Patara Yılı' ilan eden Kültür ve Turizm Bakanımıza, çalışmalarımızda her türlü desteği veren Sayın Valimize ve çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

 

TEŞEKKÜR PLAKETİ SUNULDU

Toplantı bitiminde ANSİAD Başkanı Akın Akıncı ve toplantı başkanı Himmet Öcal, günün anısına Prof. Dr. Havva İşkan Işık’a seramik heykel hediye etti. “2020 yılının Patara Yılı olmasından dolayı çok mutluyuz" diyen Akıncı, "En başından beri bu kazıda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyor, şahsım ve yönetim kurulum adına elimizden gelen bütün desteği sunmak istediğimizi tekrar belirtmek istiyorum” dedi.   Mustafa KOÇ

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: