Antalya
24.02.2020
A

Ani hava değişiklikleri hastalık risklerini de beraberinde getiriyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının sıklıkla yaşanmaya başlandığı şu günlerde işte dikkat edilmesi gerekenler.  

Kimler Risk Grubunda?

Hamileler ve grip semptomları on günden fazla sürenler (çocuklar için beş gün, bir yaş altı ve yaşlılar için beklemeden), ağrı kesicilerle geçmeyen baş-boğaz–kulak ağrısı olanlar, inatçı öksürüğü olanlar, koyu kıvamlı, yeşil veya kanlı, kokulu, balgamlı öksürüğü olanlar, kulak enfeksiyonu olanlar, tüberküloz, romatizmal ateş, böbrek ve kalp hastalığı olanlar ve göğüs ağrısı ve soluk alma problemi olanlar risk grubundadır. Risk grubundaki kişilerin hızlı bir şekilde doktor muayenesinden geçmeleri önerilir.

 

Gripten Korunmak İçin Alınması Gereken Önlemler

Gripten korunmak için mutlaka istirahat etmeli ve yorucu aktivitelerden kaçınılmalıdır.  Özellikle hasta kişilerle uzun süre kapalı ortamda bulunmamalı,  bulundukları ortamda havayı nemlendirmelidir. Ara ara buhar teneffüs etmekte tıkanıklık ve öksürüğü hafifletir. Bunların yanı sıra bol sıvı tüketilmeli, kafeinli içecek alımı azaltılmalı ve gerekirse bağışıklığı destekleyecek besin ve supplemanlar kullanılmalıdır.  Dengeli beslenmek, stresi azaltmak, sigarasız bir yaşam ve günlük sekiz saat uyku uyumak bağışıklık sistemini destekler.

Başkalarına Bulaştırmamak İçin Ne Yapmalı?

Öksürürken ve hapşırırken ağız ve burun kapatılmalıdır. Kullanılan mendiller hemen çöpe atılmalıdır. Eller sabunlu suyla yıkanmalı, su ve sabuna ulaşılamazsa alkol bazlı el dezenfektanları kullanılmalıdır. El hijyenine uyulması en önemli kontrol önlemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Eller ağız ve buruna götürülmemelidir, virüs bu yolla yayılabilir.

Her Gün Yeterli Miktarda Tüketilmesi Gereken Besinler

- Sebze ve meyveler hücre yenilenmesini ve doku onarımını sağladığı gibi hastalıklara karşı direncin oluşumunda da etkindirler. Yeterli ve dengeli beslenebilmek için çeşitli renk ve türdeki sebze ve meyvelerin tüketimi önemlidir. Sabah kahvaltısında da olmak üzere her öğünde ya da ara öğünlerde  sebze ve meyve tüketmeye özen gösterilmelidir.

- Savunma sistemini güçlendirici özelliği olan A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, maydanoz gibi sebzelerin yanı sıra kış aylarında bolca bulunan portakal, mandalina, elma, greyfurt gibi meyveler tercih edilebilir. Besin değeri ve ekonomik olması açısından mevsiminde, bol ve ucuz bulunduğu dönemlerde tüketilmesi daha uygundur. Sebze ve meyvelerin taze olarak tüketilmesi daha yararlıdır. Vitamin ve minerallerin çoğu, sebze ve meyvelerin özellikle dış yapraklarında, kabuğunda veya kabuğun hemen altındaki kısımlarında bulunduğundan yenilebilenlerin kabukları soyulmamalı, soyulması gerekiyorsa mümkün olduğunca ince soyulmalıdır. B ve C vitamini gibi bazı vitaminler ısı ile kolayca kayba uğradığından sebzeler mümkün olduğunca kısa sürede ve diriliği korunacak şekilde pişirilmelidir. Suda eriyen vitaminlerin (vitamin C, B2, folik asit vb.) büyük bir kısmında kayıplar olduğu için sebzelerin haşlama suyu kesinlikle dökülmemelidir.

- Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanması gerekse sıvı alımına katkı sağlaması yönünden taze sıkılmış meyve suları da içilebilir. Meyve sularının tüketiminde önemli olan bekletilmemesi, sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır.

- Meyve ve sebzelerin tüketilmeden önce mutlaka bol su ile iyice yıkanmalı gerekirse yıkama fırçası kullanılmalı ancak sebze ve meyveleri yıkarken deterjan kesinlikle kullanılmamalıdır.

Paylaş
Paylaş
ETİKETLER:
Yok