Antalya
29.11.2019
A

Hep bir sihirli değnek bekler dururuz hayatta!
Değiştirip dönüştürebilmek için bir şeyleri... Oysa hayat, sihirli değil zehirli değneklerle doludur! İşte bu, en büyük gerçektir! İnsanı renkli rüyalar ülkesinden uyandıran, gözünü fal taşı gibi açtıran ve ütopyalar gezegeninden yer yüzüne indiren, gerçeğin ta kendisidir! Bu yüzden çok azımız sever gerçeği ve onunla yüzleşmeyi. Çünkü gerçek; hayatın tam ortasında, gözünün içine baka baka, dimdik durur insanın karşısında. Acı verdiği de aşikardır çoğu zaman... Duymak istenileni değil, olanı fısıldar kulağa ve ona karşı gelip diklenmek yürek ister!
Yürekli miyiz?
İnsanoğlu hayalperesttir! Israrla kabullenmez gerçeği! Oysa "Kabullenmek" en büyük güçtür hayatta! Gerçeğin zehirli değneğine karşı, kabullenmenin sihirli değneği... İşte ezeli rekabet! Yürekli miyiz? Evet yürekliyiz... Yüreklisin! Gerçekle yüzleş ve ona meydan oku!
Kabullenebilir miyiz?
Başımıza gelen her ne varsa...İsyan etmeden, sükûnet ve sabırla... Hepimiz hayatın birçok anında birçok olumsuzlukla karşılaşıyor ve hiç ummadığımız insanlardan ummadığımız davranışlar görüyoruz. Hepimiz güvenip ve inanıp fakat bu yüce duyguya rağmen ihanete uğrayabiliyoruz. Hepimiz emek verip, sabırla ektiğimiz tohumların yeşermesini beklerken onca fidan arasından çıkan ayrık otları, ısırganlar ve dikenlere maruz kalabiliyoruz. Evet; hepimiz yaşıyoruz bunları! Kabullenebilir miyiz peki? Evet kabullenebiliriz! Çünkü bu adil olmayan savaşta -ki hiçbir savaş adil değildir- önce kabullenmekle başlıyor her şey! Kabullen! Ve korkma hiçbir şeyden!
Mücadele edebilir miyiz?
Pes etmeden, azim ve inatla... İnancı elden yitirmeden, umutla... Tüm haksızlıklara rağmen haklı olduğundan asla şüphe etmeden başı dik ve gururla... Mücadele edebilir miyiz? Ederiz! Evet; elimizden gelen ne varsa ortaya koyarak, dokuz köyü elimizin tersiyle itip doğruların olduğu onuncu köyde yaşayarak ve kuru kalabalığın içinde doğruyu savunan “yalnız” kişi olmanın verdiği sınırsız güçle direnebiliriz herkese ve her şeye! Çünkü üç maymundan daha güçlüdür evrenin duyuları! Mücadele et! Ve yılma asla! Zafer senindir...
Hayal et fakat hayalperest olma! Evet, güzeldir hayal kurmak lakin gerçeklerden uzaklaşma! Uzaklaşırsan işte o zaman kırılırsın! Kırılma! Çünkü hayaller kırılgan değildir! Esasen hayal kırıklığı diye bir şey de yoktur! Olsa olsa akıl tutulması veya gereğinden fazla adanmış ve inanmışlık vardır! Hayal kırıklığı sandığımız şey; zehirli değneğiyle gerçeğin ortaya çıkması ve kendini hiç beklenmedik bir anda göstermesidir! Tüm sevimsizliğine rağmen açmalı kapıyı ona! Çünkü her gerçek, yeni bir başlangıç ve uyanıştır! Bir geçiş dönemi ve ruhla bedenin temizliğidir! Arın tüm kirlilerden, vefa ve dürüstlük yetisini yitirmişlerden, tenhada başka kalabalıkta başka davrananlardan... Arın! Çünkü ruhunun buna ihtiyacı var...
Unutma! Hayat; Zehirli Değneği Sihirli Değneğe Kırdırma Çabasıdır! Kabullen, Mücadele Et, Her Şeye Rağmen Hayal Et, Temizlen ve Zaferini Kutla! Saygı ve Sevgilerimle Fatih Haktan Coşkun

Paylaş
ETİKETLER:
Yok