Antalya
18.11.2019
A

Altınova Cemevi'nin temel atma töreninde konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Cemevlerinin ibadete açılmasıyla ilgili bir gerçeği dile getirdi. Her dinin bir ibadet yeri var; İslamda bu yer cami, Hristiyanlıkta kilise, vb. Dinler ikinci bir ibadet yerine rıza göstermiyor. Cemevlerinin ibadete açılması bu nedenle Sünni yönetimlerin kabul edebileceği bir şey değil. Gani Kaplan bu vurgulamayı yaptıktan sonra 3,5 yıl süren "Alevi açılımı" sürecinin bu nedenle ve bu noktada tıkandığını söyledi.

                                                           *****

Kaplan'ın vurguladığı bir başka nokta, "Cemevi" kavramının literatüre şehirleşmeye bağlı olarak yeni girmiş olması. "Köyde en büyük ev hangisi ise, eski yıllarda Cemevi orasıydı" dedi Kaplan. "Cemevi"nin, modernlikle literatüre giren bir kavram olması, Alevilerin camiden farklı bir ibadet yerine ihtiyacı olduğu gerçeğini dışlamaz. Aynı dine ait farklı mezheplerin ibadet biçimleri farklıysa ibadet yerleri de farklı olacaktır. Cemevlerinin ibadet yeri olarak kabulü o nedenle demokratik toplumun, dolayısıyla din ve devlet ilişkisini tanımlayan laiklik ilkesinin gereğidir. Bu noktada ise laiklik ilkesinin Türkiye'de nasıl uygulandığının masaya yatırılması gereği ortaya çıkar.

                                                           *****

Laiklik "din ve devlet işlerinin ayrılması" ise, Türkiye'de laiklikten söz etmek kolay değil. Sünni inancın resmi kurumları Diyanet İşleri Başkanlığı, İmam Hatip Okulları ve Sünnilik öğretisi temelinde okullara konan Din Dersi uygulamasıyla, Türkiye Cumhuriyeti devleti laiklikten uzak bir devlet. "Türkiye'ye özgü koşullar" denip Diyanet'in gerekliliğinden söz edilecekse, laikliğe yaklaşmak için Diyanet'in bütün inançlar karşısında eşit mesafede olması, bütün inançlara karşı eşit davranması gerekmekte. Devlet yasalar çerçevesinde Sünni ibadet merkezi camiye yardım ediyorsa, Aleviliğin ibadet merkezi cemevine ve diğer inanç gruplarının ibadet yerlerine de, nüfus vb. verileri dikkate alarak, aynı ölçüde yardım etmeli.

                                                           *****

Bu yardım resmileşmediği, yerel yönetimlerin lütfuna endeksli olmaktan çıkarılmadığı sürece, ortada seçim kazanmaya, iktidarda kalmaya yönelik bir aldatmaca var demektir. Alevi dernekleri arasındaki rekabet cemevlerinde iktidar olma hevesiyle bu aldatmacanın kurumsallaşmasına hizmet eder, onun bir aracı haline gelirse, cemevleri değil ibadet merkezi olmak, kültür sanat ve sosyal dayanışma merkezi olma özelliğini de kaybeder. Bu ise "Alevi açılımı"nda bir başka tıkanmaya, bir iç tıkanmaya götürür. Antalya'da bunun sinyallerini de görmüyor değiliz. 

 

 

 

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok