Antalya
23.09.2019
A
RÖPORTAJ
Sağır topa tuttu
Sağır topa tuttu

İYİ Parti'deki tartışmalara katılan Kurucu İl Başkanı Nizamettin Sağır, “Benim üye kaydımı dahi yapmadılar. AKP ve MHP’deki yanlışlar İYİ Parti’de de yapılıyor” dedi. Siyaseti bıraktığını belirten Sağır, İyi Parti’nin üniversiteden yönetildiği iddialarına, “Rezalet” şeklinde yorumladı

Röportaj: Mustafa KOÇ

Antalya'daki tartışmalardan Genel Merkez, il yönetimi ve Akdeniz Üniversitesi'nde görev yapan bir akademisyeni sorumlu tutan Nizamettin Sağır, “Genel merkezi kontrol altında tutmak isteyen ekip, Antalya'da kendi kontrollerinde bir üst kurul delegeliği operasyonu başlattı. Bu operasyona bağlı olarak üye kayıtları tamamlanmadı. Bizim dönemimiz olan kuruluş döneminde yapılan üye kayıtları hayata geçirilmedi" iddiasını dile getirdi.

 

Kurucu il başkanı olduğu halde partide kendisinin de üye kaydının bulunmadığını söyleyen Sağır, "Bunların elle tutulur bir tarafı yok. Seçim döneminde İYİ Parti'nin il başkanıydım. Bana hiç bir şey sorulmadan milletvekilliği listesi oluşturuldu. Tabanın sesine kulak vermeden makam dağıtma işi MHP'de AK Parti'de ne kadar yanlışsa, İYİ Parti'de de o kadar yanlış. Yanlışı birinde Devlet Bahçeli, birinde Tayyip Erdoğan, diğerinde Meral Akşener yapmıştır. Aradaki fark budur" diye konuştu.

 

İl yönetimine muhalefet eden bazı partililerin kayyum başvurusunda bulunmasını yanlış bulmadığını belirten Nizamettin Sağır, "Dört kongre yapan İYİ Parti'nin il - ilçe teşkilatları bir kez olsun kongrelerini yapamadılar. Siyasi Partiler Kanunu'ndan kaynaklanan haklarınız vardır. Parti yönetimi bu haklarınızı kullanmanıza izin vermiyorsa, sizin elinizde hukuka başvurmanın dışında bir yol kalmamış demektir" ifadelerini kullandı.

 

Üniversitede görev yapan bir akademisyenin partide yönlendirici rol oynadığı iddiaları için, "Rezalet" ifadelerini kullanan Sağır,  Üniversitedeki o vatandaş İYİ Parti'nin Antalya'daki kuruluşundan itibaren büyük bir sıkıntı kaynağıdır. Ortada parti üyesi bile olmayan, partiyi dizayn etme gayreti içinde olan  bir vatandaş var. Bu vatandaşın bu şekildeki varlığına Genel Başkanın, Genel Merkezin izin veriyor olmasını ben hâlâ anlayabilmiş değilim. Yılların siyasetçisiyim, ömrümce böyle bir şey görmedim" sözlerine yer verdi.

 

Sağır, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun parti girişimlerine nasıl yaklaştığı sorusuna,

"Ben AK Parti'nin Amerikan operasyonu olduğunu düşünüyordum. Babacan - Davutoğlu olayını da Amerikan operasyonuna karşı İngiliz operasyonu olarak ifade ettim. Bana göre bu oluşum gayri milli bir oluşum" cevabını verdi.

 

İYİ Parti, Antalya'da parti içi tartışmalarla çalkalanıyor. Partiyi merkez sağ çizgiden radikal milliyetçi çizgiye çekmek isteyenler var, deniyor. Bu tartışmalar bu kesimle merkez sağdan gelenler arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanıyor olabilir mi?

 

Böyle bir şey söz konusu değil. İYİ Parti'nin kuruluş felsefesini çoğu arkadaşımızın inancının tersine bir merkez sağ arayışı belirlemiyor. Türkiye'de merkez sağ denilen yapı uzunca bir süredir seçmenin seçimlerde verdiği mesajlarla kayboldu.Türk seçmeni merkez sağ arayışı içinde olsaydı DYP, ANAP, bunlar hayatiyetini devam ettiriyor; seçmen merkez sağı büyütecek olsa destek verip bu partileri büyütürdü. Bunların aldığı oy oranı yüzde 1'leri bile bulmuyorsa, bu seçmende merkez sağ eğiliminin olmadığını gösterir.

 

İYİ Parti'nin ‘kuruluş felsefesi’ni nasıl anlamamız gerekir?

 

Operasyonlara uğrayan bir Türkiye Cumhuriyeti ve devletinin uluslararası operasyonlara karşı koyabilecek bir siyasi iradenin varlığına ihtiyacı var. Kurulduğu günden itibaren kandırılıp duran, çözüm sürecinde bölücü örgüt, FETÖ sürecinde FETÖ, Suriye'de ABD tarafından kandırılan bir AK Parti gerçeği var. Bu kandırılıp duran iktidara karşı güçlü bir siyaset arayışı vardı. Meral Hanım'ın (Akşener) temiz siyasi geçmişi ve saygın duruşu da buna eklendi. Bizleri İYİ Parti'de bir araya getiren budur. Partideki rahatsızlıkların Milliyetçilerle merkez sağdan gelenler arasındaki çekişme - çatışmadan kaynaklandığı doğru değil.

 

Sorun ne o zaman?

 

Teşkilatlanmasını, kurumsal yapısını tamamlayamamış İYİ Parti, bu koşullarda girmek zorunda kaldığı bütün seçimlerde başarılı sonuçlar aldı. Bu tür durumlarda her partide beklentiler yükselir; beklentiler karşılık bulmayınca kırılmalar olur. İYİ Parti, 24 Haziran seçimlerinin ardından bu sıkıntılı süreci yaşadı. Bunun atlatılmasının ardından hızla parti teşkilatlanmasının tamamlanması gerekirken, bununla uğraşılmadığı gibi; İYİ Parti Genel Merkezi, Türk siyasi hayatında görülmemiş bir şeye imza atarak, seçimin hemen ardından tüm il - ilçe başkanları ve teşkilatlarının istifasını istedi. Parti teşkilatlarının dağıtılıp, yeni atamalar yapılması İYİ Parti'yi dağılma sürecine sokacak bir sonuç doğurdu. Bir parti, kuruluşunda bugüne kadar geçen iki senelik süreçte dört kongre yapar mı? Dört kongre yapan İYİ Parti'nin il - ilçe teşkilatları bir kez olsun kongrelerini yapamadılar.

 

Neden yapmadılar?

 

Genel merkezi kontrol altında tutmak isteyen ekip, Antalya'da kendi kontrollerinde bir üst kurul delegeliği operasyonu başlattı. Bu operasyona bağlı olarak üye kayıtları tamamlanmadı. Bizim dönemimiz olan kuruluş döneminde yapılan üye kayıtları hayata geçirilmedi. O üye kayıtları yok sayılarak, yeniden üye kaydı yapılmaya başlandı. Ben İYİ Parti'ye üye olmuşum, usule uygun değil deyip kaydımı yapmamışsınız, "Bir daha gel, üye ol" dediğinizde insanlar sizi ciddiye almıyor. Antalya üstünde büyük bir oyun oynandı. Bu oyunun sonucu olarak arkadaşlarımız çaresiz kaldı, bildiğim kadarıyla bazı arkadaşlarımız bunun sonucunda kayyum talebinde bulundu.

 

Kayyum ne kadar doğru, insan kendi partisi için kayyum ister mi?

 

Siyasi Partiler Kanunu'ndan kaynaklanan haklarınız vardır. Parti yönetimi bu haklarınızı kullanmanıza izin vermiyorsa, sizin elinizde hukuka başvurmanın dışında bir yol kalmamış demektir. Partiye üye olmuşsunuz, üyelikleriniz kabul edilmemiş. Kongre yapılsın istiyorsunuz, kongre yapılmıyor. İl başkanları ne diyorsa o oluyor. Bu durumda, hukuka başvurmanın dışında ne yapabilirsiniz?

 

Kayyumu atayacak olan iktidar değil mi?

 

Kayyum herhangi birisi olmayacak. Partiden biri olacak. Rastgele bir isim atansın istenmiyor. Kongre isteniyor. Dolayısıyla partiyi kongreye götürecek bir kayyum istenen.

 

Sosyal medyada çoğu kez parti disiplinini hiçe sayan, karşılıklı hakaretlerle işleyen bir tartışma yürütülüyor. Bu tartışmalar ne kadar doğru?

 

Siz partinin kurumsallaşmasını gerçekleştirememişseniz böyle bir sonucun ortaya çıkmasını engelleyemezsiniz. Ahmet Aydın, biz bıraktıktan sonra atanan il başkanı. Duyduğum kadarıyla yönetimini iki kez toplantıya çağırmış. Henüz seçime katılmamış bir parti olarak, Meclis'te grubumuz yokken, biz 15 günde bir toplantı yaparken, siz seçimlerden çıkmış, gruplarını kurmuş, Türk siyasi hayatında yer almış bir partinin il yönetim kurulu toplantılarını bile yapmayı beceremiyorsanız, bunun tartışmalara, dağınıklığa neden olması kaçınılmazdır. Yönetiminizi, Divan Kurulunuzu toplamayı beceremiyorsanız, partiyi kontrol altında tutma şansınız yoktur. Parti içi disiplin dediğiniz şey, partinin kurum ve kurallarına aykırı davranılmasına yaptırım uygulanmasıdır. Bu öncelikle yaptırımı uygulayanların kurallara uymasıyla olur. Antalya gibi bir yerde iki senedir il - ilçe kongrelerinizi yapmıyorsunuz, yapılmasını engelliyorsunuz, insanların "biz de varız" demelerine izin vermiyorsunuz, sonra aleyhinizde konuşulunca "parti disiplinini ihlal etti" diyorsunuz. Bu, üyelerin haklarını kullanmalarına izin vermeyerek, parti disiplinini sizin ihlal ettiğinizi gösterir. Bu ihlal karşısında insanlar ne yapsın, kayyuma başvurma dışında bir başka çareleri var da onu mu yapmıyorlar?

 

Subaşı'nın dolaylı ifadelerle gündeme getirdiği "akademisyenler" konusu nedir?

 

O bir rezalettir. Açıkça söyleyelim. Üniversitedeki o vatandaş İYİ Parti'nin Antalya'daki kuruluşundan itibaren büyük bir sıkıntı kaynağıdır. Kendisi parti üyesi bile değil, sadece eşi Kurucular Kurulu üyesi. Ortada parti üyesi bile olmayan, partiyi dizayn etme gayreti içinde olan  bir vatandaş var. Bu vatandaşın bu şekildeki varlığına Genel Başkan'ın, Genel Merkezin izin veriyor olmasını ben hâlâ anlayabilmiş değilim. Yılların siyasetçisiyim, ömrümce böyle bir şey görmedim. Bir vesayet makamı gibi Antalya siyasetini kontrol etmeye çalışan, milletvekili adayı, il başkan adayı çıkaran, belediyeye bürokrat belirleyen, parti üstü bir parti, bir yapı gibi bir şey. Bunun anlaşılabilir, ifade edilebilir bir tarafı yok.

 

Böyle bir konu var madem, Genel merkeze bunu neden iletmediniz?

 

İlettim. Bu sıkıntıyı Sayın Genel Başkan'a da, Sayın Koray Aydın'a da defalarca anlattım.

Yanlıştır, buna izin verilemez, denildi; ama gördüğünüz gibi izin veriliyor işte.

 

Akşener - Koray Aydın arasında sıkıntı var mı?

 

Hiç zannetmiyorum. Bir partinin genel başkanı sorunlu olduğu bir kişiyi genel başkan yardımcısı olarak yanında tutmaz.

 

Akşener Antalya'ya geldi, Elmalı'da güreşleri izledi. Bu arada görüşüp bu konuları konuşmadınız mı?

 

Genel Başkan insanları çağırır, sorar; der ki, "Antalya'da sıkıntı var, nedir bunun kaynağı?" Ama bana sormasın, ben siyaseti bırakmışım, kenara çekilmişim. Aktif olarak partiyle ilgilenen Kurucular Kurulu üyesi arkadaşlarımız var. Milletvekillerimiz var. Onlara sordu mu? Hayır.

 

Ali Babacan ve Davutoğlu'nun parti girişimleri var. Bu konuya nasıl bakıyorsunuz?

 

Ben AK Parti'nin Amerikan operasyonu olduğunu düşünüyordum. Babacan - Davutoğlu olayını da Amerikan operasyonuna karşı İngiliz operasyonu olarak ifade ettim. Bana göre bu oluşum gayri milli bir oluşum. Bu oluşumun İYİ Parti'ye zarar vereceğini beklemek doğru değildir. İYİ Parti'ye sadece kendisi zarar verir.

 

Milletvekilliği, belediye başkanlığı, meclis üyeliği belirlemeleri nasıl yapıldı?

 

Bunların da elle tutulur bir tarafı yok. Seçim döneminde İYİ Parti'nin il başkanıydım. Bana hiç bir şey sorulmadan milletvekilliği listesi oluşturuldu. Tabanın sesine kulak vermeden makam dağıtma işi MHP'de AK Parti'de ne kadar yanlışsa, İYİ Parti'de de o kadar yanlış. Yanlışı birinde Devlet Bahçeli, birinde Tayyip Erdoğan, diğerinde Meral Akşener yapmıştır. Aradaki fark budur. İstanbul'dan ya da Uşak'tan getirilmiş biri nasıl olur da Antalya Büyükşehir Belediyesi'nde bürokrat olur? İYİ Parti'nin bu yanlışlardan hızla kurtulması lazım. Nizamettin Sağır olarak sen bu işlerin neresindesin, derseniz....

 

Neresindesiniz?

 

Hiç bir yerinde değilim. Siyaseti bıraktım. Partide üye bile değilim.

 

Şaka yapıyorsunuz değil mi?

 

Şaka yapmıyorum. Üye bile değilim. İYİ Parti'nin kurucu il başkanı olarak üstüme düşen bazı sorumluluklar vardı, Antalya kamuoyunun bu konuda benden beklentileri vardı, onları yerine getirdim.

 

Niye üye değilsiniz peki?

 

Partinin kuruluş aşamasında yetkilendirildiğimizde üye kayıt forumlarını doldurduk. İlçe teşkilatları kurulduktan sonra bu forumlar ilçe teşkilatlarına teslim edildi. İlçe yönetimlerinin bunları parti defterine yazıp Ankara'da onaylatması lazım. Bizim ilçelere teslim ettiğimiz formları yeni gelen yönetim işleme koymayıp, isteğimiz kişileri üye yazalım yoluna gidiyorlar.

 

Bu şekilde kaç kişi var?

 

Bizim teslim ettiğimiz 3 binin üzerindeydi. Bunların hiç biri üye yapılmamış. Sonra dediler ki, "Forumların tarihi geçti, tekrar gelin, form doldurun, üye yapalım". Ben de bunu reddettim. Bana bu saygısızlığı yapan vatandaşın kaydıyla üye olabilir miydim?

 

İl başkanlığınız döneminde Ankara'ya forumları siz gönderebilirdiniz...

 

İlçe teşkilatları henüz oluşmamıştı. O nedenle gönderemezdik. Bir de seçimle uğraşıyorduk. Bu işleri yeni yönetimin yapması gerekiyordu. O üniversitedeki arkadaş ve Ankara'daki bazı arkadaşların talepleri doğrultusunda bilinçli olarak yapmadılar.

 

Son olarak ne önerirsiniz?

 

Bir an önce Sayın Genel Başkan ve Sayın Genel Başkan yardımcısı Antalya'da hadiseye el koymalılar. Parti açısından vasfı belli olmayan üniversitedeki vatandaşın kontrolünden çıkarılmış, tarafsız üye kaydı ile ilçe kongrelerini, ardından il kongresini hızla yaptırmaları gerekir. Bunu yaparken kuruluş döneminde aktif görev almış insanların görüşlerini alarak yapmaları gerekir. Bu noktada demokrasiyi işletmez, tabanın parti yönetimi üzerinde etkili olması sağlamazsanız, İYİ Parti'yi ayakta tutamazsınız.

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: