Antalya
07.09.2019
A

 

Gebelik, doğal bir süreç olarak görülmesine rağmen, anne adayını bedensel, ruhsal, biyolojik ve fizyolojik olarak etkilendiği karmaşık bir süreçtir. Gebelik sırasında solunum sistemi fizyolojisinde önemli değişiklikler ortaya çıkar. Bebeğe yaşam desteğinin sağlanabilmesi için annenin normal laboratuvar parametreleri dinamik ve anlamlı bir değişime uğrar. Bu süreçte pek çok gebe kadın oluşan değişikliklerle tek başına baş edemez ve profesyonel bir desteğe ihtiyaç duyar.

Gebelik süresince karşılaşılabilen rinolojik sorunlar çok çeşitlidir. Bu yazıda sadece gebeliğe bağlı olarak gelişen hormonal rinitten bahsedilecektir.

Gebelik Riniti Nedir?

Gebelikte artan östrojen ve progesteron hormonu burun içindeki mukozanın şişkinliği arttırır bu da mukus yani burun salgılarını arttırır. Ayrıca gebelikte vücutta dolaşan kan miktarı artar, bu durum burun içindeki ince kan damarlarının da şişmesine ve dokuda tıkanıklığa neden olur. Tüm bunlar gebelik riniti de denilen burunda tıkanıklık hissi ve sulu bir akıntıya sebep olur.

Gebelik Riniti Ne Zaman Ortaya Çıkar?

Gebelik riniti genellikle hamileliğin son 6 haftasında veya 2. ayında ortaya çıkar ve başlangıcından iki hafta kadar sonra belirtiler tamamen ortadan kaybolur. Ancak bazı hamilelerde burun tıkanıklığı, tüm gebelik dönemi boyunca olabilir ve hatta doğum sonrası da bir süre devam edebilir (1-2 hafta). Bende and Gredmark’ın yaptıkları çalışmada, gebelerde burun akıntısı  ve tıkanıklık oranı 12. haftada %27, 20. haftada %37, 39. haftada %40 olarak değerlendirilmiştir. Özellikle gebeliğin son üç ayı olan 3. trimesterde rinit bulguları daha da artmaktadır.

Gebelik Riniti Nasıl Tedavi Edilir?

  1. Salin irrigasyonu (serum fizyolojik ya da okyanus suyu ile burun içinin yıkanması)
  2. Yatak başını yükseltme (30 ya da 45 derece)
  3. Burun eksternal dilatatör (burun bandı) kullanımı

 

Yapılan çalışmalarda, burun bandı kullanan gebelerin 6 ay takip sürecinde uyku kalitesi ve horlama üzerine olan etkisinin lokal dekonjestanların etkileri kadar anlamlı olduğu görülmüştür. Herhangi bir yan etkisi bulunmayan ve kullanım kolaylığı sağlayan bu aplikatörlerin konservatif olarak kullanılması güvenli bulunmakta desteklenmelidir.

Uzm.Dyt.Betül AY YILMAZ

 

 

Referanslar:

  1. http://www.ctf.edu.tr/dergi/online/2000v31/s2/002r1.pdf
  2. http://file.lookus.net/TGHYK/tghyk.52.pdf
  3. https://www.journalagent.com/terh/pdfs/TERH_27_1_13_19.pdf
Paylaş
ETİKETLER:
Yok