Antalya
30.07.2019
A
RÖPORTAJ
Dil eğitiminde AB’ye girdik
Dil eğitiminde AB’ye girdik

Amerikan Kültür Yabancı Dil Kursu Müdürü Nadire Doğanay Tekpınar, AB’ye bağlı bir kurum oldukları için belge verdikleri mezunların tüm dünyada iş bulabildiğini söyledi. Dil eğitiminin en geç 8 yaşında başlamasını tavsiye eden Tekpınar, kurumlarında dil öğrenmek isteyip de öğrenemeyen kursiyerlerinin olmadığını söyledi

Eğitim-Röportaj: Hasan YAVAŞLAR

 

AB STANDARTLARINDA EĞİTİM

Amerikan Kültür Yabancı Dil Kursu Müdürü Nadire Doğanay Tekpınar, yabancı dil eğitimi ile ilgili önemli bilgiler verdi. Günümüzde üniversite diploması olup yabancı dili olmayan insanların iş bulmakta zorlandığını belirten Tekpınar, “Artık üniversite diploması olmasın, dil biliyorsan her şeysin. Okulu dereceyle bitiren bir öğrenci dil bilmiyorsa hiçbir şey. Dil eğitimini ders olarak değil, yaşam biçimi olarak görmeliler” dedi. Türkiye’nin AB üyesi olmamasına rağmen AB standartlarında eğitim verdiklerini belirten Tekpınar, “Bizin verdiğimiz belge tüm Dünya’da geçerli” ifadelerini kullandı.

ÖNCE DİL SONRA SINAV

Günümüzde dil öğrenmek için gelen kursiyerlerin büyük bölümünün iş başvurusu veya sınav öncesi bu girişimde bulunduğunu belirten Tekpınar, “Halk arasında yanlış anlaşılan bir konu var; sadece sınav programına hazırlanacağını veya sadece mesleki İngilizce öğreneceğini söyleyen insanlar büyük yanılgı içinde. Dili öğrendikten sonra sınava hazırlanılır. Bilmedikleri bir dil hakkında sınava hazırlanmak büyük yanılgı” şeklinde konuştu. Dil eğitimine başlamanın en ideal yaşının 8 olduğunu söyleyen Tekpınar, “Yurtdışına bu daha erkene alındı. Ancak son zamanlarda kreşlerde de dil eğitimi veriliyor. Mümkünse kreşlerde 2.5 yaşındayken başlasınlar” dedi.

 

Nadire Hanım, sizi tanıyabilir miyim?

Memur anne babanın çocuğuyum. Annem İngiliz asıllı Kıbrıs vatandaşı, babam da Ankaralı. İkisi de eğitimci. Aynı zamanda Kıbrıs vatandaşıyım, yani çifte vatandaşım. Liseyi bitirdikten sonra polis oldum ve 23 yıl 8 ay polislik yaptım. Polislik görevim devam ederken 2 fakülte, bir de yüksek okuldan mezun oldum. 8 tane sertifika programı, Yeditepe Üniversitesi Eğitmenlik sertifikam, 2 yıl da Madrid Büyükelçiliği’nde görevim var. 16 yıldır Amerikan Kültür’deyim. Eğitim danışmanı olarak girdim, daha sonra genel merkez müdürü oldum. Şu anda buranın müdürüyüm.

Amerikan Kültür’ü tanıtabilir misiniz?

Amerikan Kültür’ün tarihçesi, Cumhuriyet döneminden önceye dayanıyor. İlk olarak İstanbul’da bir dernek olarak kuruluyor. Burada ev hanımlarına sosyal faaliyetler, daktilo kursları, sekreterlik kursları veriliyor. 1961 yılında faaliyetlerini geliştirerek dil kurslarına başlıyor. Uluslar arası bir polisim, Amerikan Kültür’e güvenmesem 16 yıldır içinde bulunmam. Amerikan Kültür, kalitesine Dünya’da değer verilen bir marka. Bunun üzerine bir marka yok. Türkiye ve Dünya’da 578 tane kuruluşu var ve hepimiz markalar birliğine bağlıyız, oradan yönetiliyoruz. En küçük bir hatada hiç acımadan isim hakkı alınıyor. Kurumumuzda Akdeniz, Gazi ve Hacettepe Üniversiteleri gibi camialardan dil bilimcileriyle bir araya gelerek Avrupa Dil Portfolyosunu hazırladık. Türkiye AB üyesi değil ancak bizim sistemimiz direk AB’ye kayıtlı. Türkiye’de sadece Amerikan Kültür ve Maya Koleji AB’ye kayıtlı. Buradan alınan sertifikanın uluslar arası bir değeri var.  

Verdiğiniz sertifika, kursiyerinize hangi avantajları sağlıyor?

AB kriterlerine göre verilen sertifika, tüm Dünyada kabul gören, tek çatı altında, tek görüşle birlikte dil öğrenme metodudur. Bu metotla dil öğrenirken, okuma, yazma, konuşma, anlama, dinleme, karşılıklı konuşma ve gramer becerileriyle dili bütün olarak öğrenirler. Ama illaki konuşmayı öğrenirler. Dil bir bütündür ayrılamaz. Toplam 6 seviyemiz var. A1, A2, B1, B2, C1 ve C2 seviyeleri. Kurumda bütün dünya dilleri var. Çince dahil. Yasal olarak tüm Dünya dillerini açma yetkimiz var.

Türkiye’de dil eğitimine bakış açışı nasıl?

Halk arasında yanlış anlaşılan bir konu var; sadece sınav programına hazırlanacağını veya sadece mesleki İngilizce öğreneceğim diyen insanlar büyük yanılgı içinde. ALES ve TEOFLE gibi sınav programları da dahil, hepsi dili öğrenmekten geçer. Dili öğrendikten sonra sınava hazırlanılır. Bilmedikleri bir dil hakkında sınava hazırlanmak büyük yanılgı.

Eğitimci ve kursiyer sayınız nedir?

Şu anda 36 tane eğitmenimiz var. Yaz kampanyasında 670 öğrencimiz var ve artık kayıt alamıyoruz. Kışın okullar ve oteller açıldığı için bu sayı biraz düşüyor. Kurumsal olarak firmalarla, kurumlarla anlaşıp personellerine ders veriyoruz.

Dil eğitimi verirken nelere dikkat ediyorsunuz?

Tek kişilik, 4 kişilik ve 12 kişilik sınıflarda eğitim veriyoruz. 1 seviye 48 saatte biter. Normal sınıflarda ise her seviye 2 ay sürer ve toplam dil dersi 1 yıl sürer. Zaten dil apar topar öğrenilecek bir şey değil. Bu yüzden dil kursu için başvuran öğrencilerimiz ilk etapta büyük hayal kırıklığı yaşıyor.

Belge verdiğiniz kursiyerler, resmi kurumlarda görev alabiliyor mu?

Öncelikle Milli Eğitim’e bağlıyız. C1 ve C2 seviyesini bitiren öğrenci usta öğretici olarak görev yapabiliyor. İkincisi, tüm Dünya’da tanınan bir sertifika sahibi oluyor. AB’ye bağlı olduğumuz için tüm Dünya’da İngilizce usta öğretici olarak görev yapabiliyor. İngiltere College of Teachers öğretmen okulunun yasal temsilcisiyiz, C1’i bitiren öğrenci, başvurusunu yapıp yasal formasyonunu aldıktan sonra bu okulun tüm dünyadaki okullarında görev alabiliyor. Bu konuda torpil yapma şansımız yok. C1 seviyesini bitiren ve bu okulda göreve başlayan bir öğrenci başarısız olursa, kurum olarak bu durum bizim sonumuz olur. Adımızı ve kalitemizi korumak için başarılı olan isimleri göndermek zorundayız. 16 yıldır yaklaşık 5 bin C1 mezunu verdik.

Broşürlerinizde garantili dil eğitiminden bahsediyorsunuz. Buraya gelen herkes dil öğreniyor mu?

Buraya gelen ve dil öğrenmek isteyen herkes yabancı dili öğreniyor. Kurum olarak biz çok kaliteli bir eğitim veriyoruz, karşımızdaki kişi de dil öğrenmek istiyorsa başarısız olma şansı yok. Zaten kayıt sırasında insanın istekli olup olmadığını görüyoruz. Dil öğrenme konusunda isteksiz olan kişileri, sadece parasını almak için kabul etmiyoruz. Çünkü kurum olarak para kazanmaktan önce adımızı ve kalitemizi korumak zorundayız. Buraya vakit geçirmek için, ailesinin zoruyla isteksiz olarak gelen öğrencileri eliyoruz. Herşey karşılıklıdır. Biz öğretmek için her şeyi yapıyoruz ama öğrenci isteksizse bizim de yapacağımız bir şey yok. Biz başarıya giden yoluz, yürüyüp yürüyememek öğrenciye kalmış.

Bu kadar iddialı olduğunuza göre kusursuz bir eğitim sisteminiz olmalı. Nasıl eğitim veriyorsunuz?

Öğrenci geldi, kitaplarını verdim. İnteraktif kitap veriyoruz, cep telefonuna barkot sistemiyle görsel olarak eğitim programı veriyoruz. Derse gelemediği zaman telafi hakkı var. 18 yaş altı öğrencileri takip edebiliyoruz ama 18 yaş üzeri öğrencilere birşey yapamıyoruz. Çift eğitim sistemimiz var. Öğrenciye bir şifre veriyorum, evinde şifre ile giriyor, öğretmenin sınıfta anlattığı dersin tekrarını başka bir öğretmenden dinleyebiliyor. Bir desin tekrarını istediği kadar izleyebiliyor. Kurumumuzda B2 seviyesini bitiren öğrenciler, ömür boyu bu kursta ücretsiz konuşma sınıflarına katılarak güncelleme yapabiliyor. Böyle bir sistemde kaşımızdaki insan isterse öğrenmeme şansı yok. Kurum olarak biz eğitim olarak garanti veriyoruz, ancak öğrencinin kendisine olan garantisini biz üstlenemeyiz. Onun sadece öğrenmek istemesi ve bunun için çaba harcaması gerekiyor.

Dil eğitimi dışında faaliyetleriniz var mı?

Türkiye’de ilk ve tek psikolog desteğimiz var. Küçük öğrencilerimiz için anne babaları çağırıyoruz. Hedef, duruş, sınav kaygısı, motivasyon kaygısı, stres, sınav kaygısı gibi konular üzerinde çalışıyoruz. Çocukla ilgili özel notumuz varsa öğretmenimiz ona göre metot geliştiriyor. Lise dönemindeki öğrencilerin tercih kaygısı, işsizlerin iş kaygısı olduğu için ona göre formül üretiyoruz. Ünlü CEO’lar gelip öğrencilere mülakat ve iş teknikleri, iş görüşmelerinin nasıl yapılacağı, CV’nin nasıl hazırlanacağı ile ilgili ipuçları veriyor.

Diğer kurslardan farklı bir yapınız var. Bunun sebebi nedir?

Bugüne kadar tek ceza almadık. Personelimiz sık sık değişmiyor, emek ve sevgi temeliyle çalışıyoruz. Buraya gelenler okula ve dersaneye geliyormuş gibi değil, eğlenmeye geliyor gibi geliyor. Mezunlarımız sık sık ziyaretimize geliyor. Herkes kendisini iddialı bulur. Ben de öyleyim. Bunun takdirini halkımız verir. Bizim sokaklarda, bilboardlarda reklamımız olmaz. Bizim reklamımız öğrencilerimiz ve mezunlarımız. Birçok öğrencimiz referans üzerine gelmiştir. Son dönemlerde biraz sosyal medyayı kullanıyoruz. Başarılı iş yapınca halk zaten gereken değeri veriyor.

Çocuğuna yabancı dil eğitimi aldırmak isteyen ailelere neler tavsiye edersiniz?

Dil öğrenmeye en küçük yaştan başlanmalı. Üniversite son sınıfa gelen öğrenci, önce diploma almayı hedefliyor. Bence en büyük hataları bu. Bence artık üniversite diploması olmasın, dil biliyorsan her şeysin. Okulu dereceyle bitiren bir öğrenci dil bilmiyorsa hiçbir şey. Dil eğitimini ders olarak değil, yaşam biçimi olarak görmeliler. 10 dersleri varsa, en başa İngilizce’yi koysunlar. Dünya’nın ana dili İngilizce. Diğer dilleri öğrenen sade öğrendikleri dilin ülkesi ile ilgili iş bulabilir, İngilizce öğrenen ise her ülkede her işte çalışabilir.

Dil eğitimine başlama yaşı sizce kaç?

Dil eğitimine başlamanın en ideal yaşı 8. Yurtdışına bu daha erkene alındı. Ancak son zamanlarda kreşlerde de dil eğitimi veriliyor. Mümkünse kreşlerde 2.5 yaşındayken başlasınlar.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: