Antalya
07.06.2019
A
Bayramda İstanbul'dan oğlum geldi. 23 Haziran seçimini, İmamoğlu'nun şansını konuştuk. Oğlum da, CHP'lilerin çoğunluğu gibi, İmamoğlu'nun "rahat kazanacağına" inanıyor. Benim düşüncem; bu inanç, bu rahatlık yüzünden İmaoğlu'nun seçimi kaybetme ihtimalinin de olduğu yönünde. Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili de aynı inanç, aynı rahatlık söz konusu idi. O rahatlık yüzünden CHP sandıklara sahip çıkamadı, oy sayım sürecini iyi yönetemedi, Cumhurbaşkanlığı seçimini Ak Parti'ye verdi. 
*****
İmamoğlu, Muharrem İnce olmadığını 24 Haziran akşamı gösterdi. "Adam kazandı" deyip kenara çekilmedi. "Şu an için sandıkların yüzde 60'ın ulaştık. Aramızdaki fark yüzde 5.25. Sandıkta görev alan arkadaşlarım. İlçelerdeki milletvekilleri, İstanbul'un çok değerli vatandaşlarım, görev alan herkes, lütfen sandıklardaki görevlerinizi bırakmayın." Muharrem İnce'nin "Adam kazandı" dediği saatte, İmamoğlu bunları söyledi, seçimin kaderini rakibine bırakmadı, seçimi almasını bildi. 
*****
CHP, o akşamki enerjiyi 23 Haziran akşamına kadar gösteremezse, belediye başkanlığının çantada keklik olmadığını bilmeli. Anadolu Ajansı 24 Haziran ve sonraki günlerde başvurduğu  manipülasyonlara 23 Haziran ve devam eden günlerde de başvuracaktır. Cumhur İttifakı, 24 Haziran ve önceki seçim süreçlerini yönettiği strateji ve taktiklere yenilerini ekleyerek seçimi almaya çalışacaktır. Seçimi kaybettiğini anladığı noktada hazır bekleyen B,C, vd. planlarını devreye sokacaktır. Bunun bilincinde hareket etmeyen CHP'nin  işi sanıldığı kadar kolay değildir. 
*****
"Ak Parti'nin, sahicilik ve inandırıcılık yitimi yaşadığı" ne kadar ya da ne oranda doğru, bunu bilemiyoruz. Binali Yıldırım'ın "Çalmışlar" söylemini, Cumhur İttifakı'na oy verenlerin ne kadarının sahici bulmadığını; buna ne kadarının inanmadığını 23 Haziran akşamında göreceğiz. Ak Parti'nin bu söyleminin yalan dolana dayalı olduğu gün gibi ortada. Ama bir kesim için gün gibi ortada olan birçok şey, bir başka kesim için sahiciliğini, inandırıcılığını hâlâ koruyor olabilir. Türkçe yayın yapan 40 televizyon kanalı günde 8 saat Cumhur İttifakı propagandası yapıyor. Kamu kaynaklarından, devlet bütçesinden finanse edilen sayısız gazete, her gün yeni yalanlarla saldırıya geçiyor. Bu durum ortada iken yalana dayalı söylemin inandırıcılığını etkisiz kılmak kendiliğinden olmaz; doğruyu, gerçeği merkezine alan karşı - etkili propaganda ve ajitasyonla olur. 
*****
31 Mart'ta 100 İstanbul seçmenin 16’sı sandığa gitmedi. 31 Mart'taki geçersiz oy oranı yüzde 3. Bu durum, 23 Haziran'da İstanbul'da kime oy vereceğini bilmediğimiz yüzde 19 oranında seçmen bulunduğu anlamına gelir. Her iki adayın da aldığı oyun yarısına tekabül eden bu yüzde 19'un hesabının iyi yapılması gerekir. Bu yüzde 19'un listesi Cumhur İttifakı'nın elinde bulunmakta, Cumhur İttifakı bu yüzde 19 üzerinde çalışmasını yapmakta. Millet İttifakı'nın bu yüzde 19'a ilişkin ne tür hesaplar yaptığını, ne tür çalışmalar yaptığını bilemiyoruz. Bu çalışmalarda CHP - İYİ Parti dayanışmasının hangi düzeyde seyrettiği bilgisine sahip değiliz. 
*****
Evet. Anketler İmamoğlu'nu gösteriyor. Dolar'daki yükseliş; patates - soğan - patlıcan, İmamoğlu diyor. İmamoğlu'nun vizyonu, Binali Yıldırım'ın kapasitesine epey bir ağır basıyor. Seçim iptali Cumhur İttifakı'nın tabanı tarafından da inandırıcı bulunmuyor. Çoğunluk, İmamoğlu'nun belediye başkanlığının gasp edildiğine inanıyor. Ama ahlaki erozyonun dibi gösterdiği, bütün değerlerin değersiz hale geldiği Türkiye'de bütün bunların seçim kazanmak için yeterli olmadığı ortada. CHP - İYİ Parti cephesinin bu gerçeği atlamadan bütün enerjisi ile kendini 23 Haziran'a odaklaması gerektiği de ortada. Hiçbir ittifak içinde olmayan kesimlerin de gönlünü, güvenini ve desteğini kazanarak...  
Paylaş
ETİKETLER:
Yok