Antalya
31.05.2019
A

Büyükşehir’de garip işler oluyor, olup bitenler dışarıya yansıtılmadan çözülmeye çalışılıyor. Bunların başında genel sekreterlik krizine yol açan “işler” geliyor. CHP genel merkezi Malatya doğumlu Hüseyin Karakuş’un genel sekreterliğini bir hafta kadar önce Büyükşehir Belediyesi’ne faks çekip bildiriyor. Başkan Böcek, Karakuş’un genel sekreterliğiyle ilgili hiçbir işlem yapmıyor. Bu durumun Böcek’le genel merkez arasında krize neden olduğu söyleniyor.
*****
Böcek, Cansel Çevikol Tuncer’in genel sekreterliğini seçimi kazanmasının ertesinde açıklamıştı. Bir süre önce de bu yöndeki düşüncesini tekrarladı. Hukuki sürecin tamamlanmasının ardından Tuncer’in genel sekreter olarak göreve devam edeceğini söyledi. Sonra anlaşılmaz şekilde Cansel Hanım, ANSET’e atandı. Cansel Tuncer’i avukatlığından, Konyaaltı Belediyesi ve Büyükşehir Meclis Üyeliğinden tanıyoruz. Meclis toplantılarında üç yıldan fazla CHP grup sözcülüğü yaptı. Bu toplantılarda CHP’yi gayet iyi temsil etti.  Cansel Hanım, bu toplantılarda belediye mevzuatını çok iyi bilen bir hukukçu olarak da dikkat çekti. Genel sekreterlik görevi verilir ya da verilmez, Cansel Hanım’ın yeri ANSET değildir. Cansel Hanım’ın ANSET’te değerlendirilmesi, Böcek’in “Başdanışmanım” dediği Tuncer’in yeteneklerinden yararlanmaması, buradaki enerjinin heba edilmesi anlamına gelir.   
*****
Hüseyin Karakuş’un Böcek’e, CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel’in önerisiyle empoze edildiği söyleniyor. Karakuş’un yeteneklerini bilemiyoruz. Ama Antalya Büyükşehir Belediyesi için empoze edilmesinin ardında hemşeri ilişkisinin yattığına hükmediliyor. CHP, Ak Parti değil. Ak Parti’de bu tür empozeler, itirazsız kabul edilir; itaat kültürü olduğu için kabul edilmek zorundadır. CHP’de aksine bu tür durumlar ortalığın toza dumana bürünmesiyle sonuçlanır. 
*****
Genel sekreterlik krizi, bu krizin öznelerinden biri Cansel Tuncer olduğu için, ANSET yönetimi için de bir krizin söz konusu olduğu anlamına gelir. Bizim tahminimiz, Kültür Daire Başkanlığı için de böyle bir durumun söz konusu olduğu şeklinde. Durmuş Ali Arslan’ın adı önce ANSET’le, sonra Kültür Daire Başkanlığı’yla anılmıştı; Arslan’ın Kent Tarihi ve Tanıtım Daire Başkanlığı’na atanması uygun görüldü. Kültür Daire Başkanlığı’yla ilgili akla gelen ilk isim Konyaaltı Belediyesi’nden Büyükşehir’e gelen Güven Ulutekin olmuştu. Ulutekin’in Kültür’e değil de Sosyal Hizmetler’e , Durmuş Ali Arslan’ın  Kent Tarihi ve Tanıtım’a verilmesi anlamsız değil gibi görünmekte. İnsanın aklına “Yoksa Kültür’e de bir empoze mi var?” sorusu gelmiyor değil. 
*****
Daha önce yaptığımız bir hatırlatmayı bir kez daha yapalım: Film Festivali konusunda geç kalındı. Uluslararası yarışma için Berlin ve Cannes Film Festivalleri değerlendirilemedi. Bu noktada da CHP Genel Merkezi’ndeki bazı isimler tarafından Başkan Böcek’e empozeler söz konusu olabilir. Bize gelen bir duyumla ilgili daha önce bu köşeden bir şeyler söylemeye çalıştık. Uyarı görevimizi bir kez daha yapmış olalım: Vakit çok az kaldığı için Altın Portakal konusunda yapılacak zaman ve tercih hatasının telafisi yoktur. Bizim önerimiz, festivalin  Antalya’da bu işi iyi bilenlerden oluşacak bir düzenleme kurulu yönetiminde yapılması. Sinemayı çok iyi de bilse, festivalin dışarıdan bir ekibe verilmesi, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmakla sonuçlanabilir. 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok