Antalya
19.04.2019
A
Bir parti bir ilde seçim kaybettiği zaman önce o ilin adayıyla birlikte il başkanı ve yönetimi sorgulanır. Parti üst yönetiminin sorgulamasına da gerek kalmadan o ilin adayı, il başkanı ve yönetiminin kendilerini sorgulaması, "Nerede yanlış yaptık?" diye kendilerine sormaları gerekir. Ak Parti'de işler öyle yürümüyor. Ak Parti Antalya İl Başkanı İbrahim Ethem Taş, seçim kaybetmelerinin nedenini başarısızlıklarına değil, CHP'lilerin sözüm ona komplolarına bağlıyor. Taş, "CHP komplosu"na, Ebru Türel'in ses kaydının sosyal medyada paylaşılmasıyla ilgili CHP adayı Muhittin Böcek'in seçim ekibinde yer alan bazı isimlerin gözaltına alınmasını örnek gösteriyor. İnsanlar haklı olarak, Taş'a, Ebru Türel'in ses kaydını aldığı gerekçesiyle tutuklanan Niyazi Ateş'in amcası Ayhan Ateş'in yıllardır Ak Parti'nin il yönetiminde bulunduğunu hatırlatıyor. Niyazi Ateş'in babası Paşa Ateş ve diğer amcası Cihan Ateş'in Ak Parti yönetimlerine uzak isimler olmadığını hatırlatıyor. Paşa ve Cihan Ateş kardeşler, belediye tahsislerine dayalı rant ekonomisinin de yabancısı değiller: Paşa Ateş, polis zoruyla Antalyalı sanatçıların elinden alınan ANSAN Bahçesi'nin; Cihan Ateş, Düden Şelalesi'ndeki günübirlik tesisin işletmeciliğini yapıyor. 
*****
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz'un “Hiç bir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu ama fark edemedik” şeklindeki sözleri, içine düşülen acizliğin il başkanlarıyla sınırlı olmadığını gösterse de, il başkan ve yöneticilerinin acizliğini ayna gibi yansıtan bir örnek. "Ortada hiç bir şey yok"ken İstanbul'da o kadar çok şey oldu ki, İmamoğlu'nun mazbatası 17 gün sonra verilebildi. Antalya ortada hiç bir şey yokken, olmayan şeyden komplo teorileri üretildi, Ak Parti'deki iç hesaplaşmalar CHP'lilere havale edilmeye kalkıldı. "Size dağıtılan ücretsiz kartlarla otobüslere binin; CHP'liymiş gibi konuşup 'CHP teröristlerle işbirliği yapıyor, o yüzden bu sefer AKP'ye oy vereceğim' senaryosunu oynayın" diyen CHP'lilermiş gibi. "Bu bir halk ayaklanmasıdır" yazılı CHP - İYİ Parti - SP logolarına da yer verilen HDP imzalı broşürleri bastırıp dağıtanlar, bir kesimi beka bekçisi diğerlerini "terörist" ilan edip milleti birbirine düşürmeye  çalışanlar Millet İttifakı yanlılarıymış gibi. Türkiye'deki işsizliğin, Antalya'daki geçim sıkıntısının; dış politikada ipin ucunun kaçırılmış olmasının, doların avronun alıp başını gitmesinin; patates soğan fiyatlarındaki katlanmanın, milletin kuru soğana muhtaç edilmesinin; belediye eliyle kentlerde yaratılan rantların kent halkıyla değil bir avuç müteahhitle paylaşılmış olmasının sorumlusu Millet İttifakıymış gibi.  
*****
Geçtiğimiz gün CHP'li başkanlardan Ümit Uysal'la bir röportaj yaptık. 31 Mart'ın kendilerine tarihi bir sorumluluk yüklediğini belirten Uysal, "CHP'li belediyelerin bu sorumluluk gereği başarısız olma lüksü yok" minvalinde şeyler söyledi. Seçim kazanmanın yüklediği sorumluluktan çok daha fazlası seçim kaybedenleri de ilgilendirir. Partilileriniz komplolar tezgahladı, manipülasyona başvurduysa, seçimi bu yüzden kaybettiyseniz, onları eleştirecek, bunların özeleştirisini yapacaksınız, ki bir sonraki seçimi kazanasınız. Kedi iç hesaplaşmanızı başkalarına yükleyerek, FETÖ tezgahı ilan ederek, işin içinden çıkamazsınız. 
*****
Ak Parti gerçekçi bir yol izlememiş, gerçeklere dayalı propaganda yürütmemiş, seçim kazanmaya, iktidar sürdürmeye sertliğin, gerilim politikalarının yeteceğini sanmış, bu nedenle seçim kaybetmiştir. Bir sonraki seçimde başarılı olmanın yolu 31 Mart seçimiyle ilgili düşülen hatalara düşmemekten geçer. Olaya böyle bakmaz, seçim sonuçlarını böyle okumaz; her defasında başarısızlığınızı havale edeceğiniz günah keçileri arayıp bulma yoluna giderseniz, kendinizi ifade etmek için Türkçe'den geriye, “Hiç bir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu ama fark edemedik” cümlesi kalır. 
Paylaş
ETİKETLER:
Yok