Antalya
10.04.2019
A
ADLİYE
Baro'dan YSK açıklaması
Baro'dan YSK açıklaması

Antalya Baro Başkanı Balkan, YSK’nın kanunları çiğnediğini belirterek, “Hukuka ve mevzuata uygun olmayan her karar, toplumsal bir dinamit olur” dedi

 

Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan yaptığı yazılı açıklamada YSK'nın bazı kararlarında kanunları çiğnediğini belirterek, "Hukuka ve mevzuata uygun olmayan her karar, toplumsal bir dinamit olur, seçim demokrasisini yok eder ve sorumlular tarihin tanıklığından kaçamazlar" ifadelerini kullandı. YSK'nın Anayasa'da “Yasama Bölümü” içinde yer alan, yalnız seçimlerin genel yönetim ve denetimini yürüten bir kurul olmayıp, Yargıtay ve Danıştay'ın kendi içlerinden seçtikleri üyelerden oluşan, seçimlerin yargısal denetimini de sağlayan karma egemen üst yargı mercii olduğunu hatırlatan Polat Balkan, "YSK, bütün il ve ilçe seçim kurulları ile kendi kararlarını derhal paylaşmalıdır" dedi.


TARİHİN TANIKLIĞINDAN KAÇAMAZ


"2017 Anayasa Referandumu sürecinde, YSK, mühürsüz zarf ve oy pusulalarının geçerli sayılacağına ilişkin kararıyla kanunu çiğnemişti. 31 Mart 2019 tarihinde yapılan Yerel Yönetim Seçimleri sonucunda yaşanan gelişmeler değerlendirildiğinde, ilçeden ilçeye, ilden ile, partiden partiye ve hatta YSK’nın kendi kararları arasında bile değişkenlik gösteren, çelişkili ve tutarsız kararlar görülmüştür" diyen Polat Balkan, "Seçim iş ve işlemlerinin doğru yapılmasını, halkımızın iradesinin seçim sandıklarına ve sonuçlarına güvenli bir şekilde yansımasını sağlamakla görevli YSK, derhal, uluslararası sözleşmelere, anayasamıza, yasalara, içtihatlarına, genelgelerine, uygun bir karar vermelidir! Hukuka ve mevzuata uygun olmayan her karar, toplumsal bir dinamit olur, seçim demokrasisini yok eder ve sorumlular tarihin tanıklığından kaçamazlar" diye konuştu.


YSK KARARLARI ALEYHİNE BAŞVURU 


Balkan, açıklamasında İstanbul Büyükşehir seçimi sonrasında yaşanan sürece cevap teşkil edecek Anayasa, yasa ve YSK kararlarına da yer verdi. Balkan'ın dikkat çektiği yasa ve YSK kararları şu şekilde: Anayasamızın "Seçimlerin genel yönetim ve denetimi" başlıklı 79. Maddesine göre "Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.”


'DELİL VE GEREKÇE GÖSTERMEYENLER


298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun “İtirazın şekli” başlıklı 112. Maddesine göre “Kimliğini ispat edemeyenlerin, delil ve gerekçe gösteremeyenlerin itirazları incelenmez, bu sebeple incelenmediği tutanağa yazılır.”


EN ÇOK OY ALAN BAŞKAN SEÇİLİR


2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunun “Belediye başkanlıklarına seçilenlerin tespiti” başlıklı 22. Maddesine göre “Sandık kurullarınca gönderilen belediye başkanı seçimlerine ilişkin tutanaklar ilçe seçim kurulu tarafından birleştirilerek en çok oy alan aday, başkanlığa seçilmiş olur. Büyük şehir belediye başkanı seçimlerine ilişkin ilçe birleştirme tutanakları ilçelerden il seçim kuruluna gönderilir. İl seçim kurulu tarafından bu tutanaklar birleştirilerek en çok oy alan aday, büyük şehir belediye başkanlığına seçilmiş olur.”


SEÇİM KURULLARINA GÜVENSİZLİK OLUŞACAKTIR


YSK’nın 09/04/2014 tarih ve 1199 ve 1200 sayılı kararlarına göre “Delil ve gerekçe gösterilmeyen itirazların da incelenmesi usulünün benimsenmiş olması halinde seçimlerin kesinleştirilmesi uzun süreye yayılabileceğinden, bu sürecin uzaması durumunda seçimi yöneten kurullara karşı güvensizlik oluşması kaçınılmaz olacaktır. İtiraz ve şikâyetlerde delil ve gerekçe gösterilmesi kanuni bir zorunluluk olduğundan, hak arama hürriyetine müdahale olarak değerlendirilmesinin yasal dayanağı bulunmamaktadır.” YSK’nın 09/04/2014 tarih ve 1203 sayılı kararına göre “Sandık kurullarında siyasi partilerin bildirdikleri üyelerin görev yapması ve sandık sonuç tutanaklarında imzalarının bulunması ve yine siyasi partilerin müşahitlerinin ve oy verme yerinde hazır bulunanların huzurunda oyların sayım ve dökümünün yapılmış olması, oy pusulaları ve zarflardaki geçersizlik durumunun sandık başında denetlendiğinin kabul edilmesini gerektirmektedir.”   Mustafa KOÇ

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: