Antalya
26.03.2019
A

Artık sonuna geldik. Türkiye ve Antalya uzun zamandır böyle bir seçim süreci geçirmemişti. Bu kadar gergin ve kutuplaşmanın yoğunlaştığı bir seçimi en azından ben hatırlamıyorum. Belki referandum dönemi, o da doğası gereği, karşılaştırılabilir. Aslına bakarsanız seçimin iki gündemi vardı. Cumhur İttifakının kampanyasını “beka” sözcüğünde, Millet İttifakının kampanyasını da “ekonomi” üst başlıklarında birleştirebiliriz. Bu seçimin bir diğer önemli noktası, Recep Tayyip Erdoğan’ın gündem belirlemedeki başarısızlığıydı. Dikkat edin, Erdoğan’ın “anketlere güvenmiyorum” çıkışı dışında akıllarda kalan başka bir gündem olmadı. Durum böyle olunca, gündemi doğal olarak ülke gerçekleri ve sorunları kendi akışı içerisinde belirledi. 
Antalya’da da durum farklı değildi. Menderes Türel ve ekibi, kendi geleneksel yöntemleri ile yatırım merkezli bir kampanya yürütürken, Muhittin Böcek ve ekibi de üretimi başta tarım olmak üzere yerel yayma ve üretilenin adil paylaşımı üzerine kampanya kurgulamışlardı. Kimin kampanyası daha başarılı olacak, 31 Mart akşamı öğreneceğiz.
Bu seçimin diğer seçimlerden ayrılan diğer bir yönü, ilk defa Ak Parti kurmaylarının tabanlarını sandığa götürebilmek için gösterdikleri çabaydı. Bizim bildiğimiz umutsuz olan ve sandığa gitmek istemeyen seçmen genellikle CHP seçmeniydi. Ancak bu sefer başta Erdoğan olmak üzere ulusalda ve yerelde Ak Parti kurmayları seçmenlerini konsolide edebilmek ve sandığa götürebilmek için özel çaba harcadılar. Bu sefer Ak Parti seçmeni sandığa gitse de seçeneksizlikten Ak Parti diyecek. Bu da muhalefetin kulağına küpe olsun.


“HAYIR” RUHU


Artık Ak Parti kurmaylarının ve tabanının da kabul ettiği bir erime var. Geçen hafta bir gazeteci arkadaşımın anlattığı anekdot ilginç. Antalya’ya seçim gözlemi için geldiğinde Menderes Türel’in seçim ofisine giriyor ve oradakilerle sohbet ediyor. Bulunanlar Ak Parti’ye değil, Menderes Türel’e destek için orada bulunduklarını söyleyip “başkanlıkta Türel’e vereceğiz ama Belediye Meclisinde Ak Parti’ye oy vermeyeceğiz” diyorlar.
Aslında bu erime, 7 Haziran 2015 seçimlerinde başlayıp, 16 Nisan 2016 referandumunda “hayır” bloğu ile akacağı yatağa bulan bir suyun bugünlere gelen uzantısından başka bir şey değil. Bugün de toplum referandum yarılmasının uzantılarını yaşıyor. Cumhur İttifakı’nın bütün çabalara rağmen istenilen dengeyi yakalayamaması, Millet İttifakı’nın aday belirleme sürecinden sonra daha diri ve güçlü bir görünüm sergilemesi, hayır ruhunun devam ettiğini gösteriyor. Antalya için düşündüğümüzde, başta Kepez olmak üzere bu ruhun seçimi kazandıracak istimi içinde barındırdığını görmek gerekiyor.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok