Antalya
25.03.2019
A

Siyaset gündeminin çok konuşulan konuları arasında CHP Büyükşehir adayı Muhittin Böcek'in "Halk Su" projesi önemli yer tutuyor. Böcek'in projesine Türel cephesinden, "Musluklarımızdan akan su içiliyor, içme suyunu biz musluklarımızdan akıtıyoruz" karşılığı geldi. Musluklarımızdan akan, güvenerek içebileceğimiz bir su ise Böcek'in projesi gerçekten de gereksiz, gereksiz olduğu için de anlamsız bir proje olur.  
                    *****
Antalya'nın içme suyuyla ilgili konunun uzmanına başvurduğumuzda ise, musluklarımızdan akan suyun öyle güvenle içilebilecek türden olmadığı sonucuna ulaşıyoruz: Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şubesi eski başkanı akademisyen Bülent Şık, "Antalya ilinde önümüzdeki 20-30 yıl içinde ciddi bir su kıtlığı probleminin açığa çıkacağı bilinmesine rağmen yerel yönetimlere talip olanların seçim kampanyaları önümüzdeki yıllarda yaşanacak bu krizi hiç dikkate almayan çılgın projelerle dolu. Antalya Belediyesi’nin sularda kontrol ve izleme faaliyetlerini yapan birimi olan ASAT’ın internet sitesine girdiğinizde sularda kimyasal kalite kontrolü ile ilgili çalışmalarının hiç de öyle 'çılgın' olmadığını görüyorsunuz. Kontrol edilmesi gereken çok sayıda kimyasal parametre ASAT’ın kontrol ve izleme çalışmalarında yer almıyor" ifadelerini kullanıyor.
                    *****
Yerel yönetimlerin su ile ilgili denetimlerinin, bu denetimlerle ilgili yerel yönetim laboratuvarlarının yetersiz olduğunu belirterek, su kalitesini kapsamlı şekilde izlemek amacıyla yeni laboratuvarlar kurulması gerektiğini vurgulayan Şık, bu tür bir laboratuvar biriminin yer ve personel dışındaki analitik cihaz bedelinin KDV hariç yaklaşık 3,5 milyon lira tuttuğunu; böyle bir laboratuvardaki bir yıllık sarf malzeme tutarının da 300-400 bin lira aralığında olduğunu belirtiyor. Belediyelerin mevcut laboratuvarlarında bulunan bazı cihazların değerlendirilmesiyle bu maliyetin düşeceğini hatırlatan Şık, coğrafi olarak birbirine yakın belediyelerin bir araya gelerek bir tek bölge laboratuvarı ile bu işi daha 'ekonomik' hale getirebileceğini söylüyor.  
                    *****
"Su varlıklarındaki kimyasal kirliliğin ne düzeyde olduğu konusunda elimizde kapsamlı (yani çok sayıda kirleticiyi içeren), geçmişten günümüze uzanan (yani zamana yayılan ve böylece herhangi bir kirleticinin sulardaki miktarının zamanla ne ölçüde değiştiğini görebileceğimiz) ve güvenilir analitik ölçümlere dayalı bir bilgi seti yok" diyen Şık, "Aksini iddia edenlerin elindeki bilgileri açıklamasını talep ediyorum" diyor.
                    *****
Şık'ın önerdiği laboratuvarlar, "güvenilir analitik ölçümlere dayalı bilgi seti" eksiğini kapatsa da nihai çözüm için olsa olsa bir ön adım anlamına gelebilir. Nihai çözüm, şehir şebekesinin modernize edilmesine, şehir şebekesine kimyasalların sızmasının önlenmesine, çevrenin buna yönelik çok iyi denetlenmesine bağlı. Kırkgöz sularının ana kaynağının yanı başına doğalgaz santrali yaptırmışsanız, bu kaynağın 50 metre ilerisinde bulunan kükürt fabrikası faaliyetlerine hâlâ devam ediyorsa, Boğaçay havzası içinde yer alan sahalar katı atık deposu olarak ya da arıtma çamuru tahliyesi için kullanılıyorsa, bu işin layıkıyla yapıldığına inanmamız güçtür. Antalya'nın içme sularıyla ilgili benim görüşüm, Düden Şelalesi'nden köpüklü suların aktığı zaman neyse bugün de odur. O nedenle içme suyu olarak terciğim musluğumdan akan sudan yana değil, Böcek'in Halk Su'yundan yanadır.

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok