Antalya
12.11.2018
A

Son günlerde, eğitim camiasının ileri gelenlerinin neredeyse tamamının elinde bilgi ve belgeler dolaşıyor.

İspatlanmış bir olay olmadığı için kişi veya kurum ismi belirtemiyorum. Sadece iddialardan yola çıkarak bir sonuca varmak istiyorum…

Şayet iddialar doğruysa isimler, değilse bilgi kirliliği temizlenmeli.

Antalya milletvekilleri ve şehri yönetenlere de gönderildiği belirtilen söz konusu belgelerde, bir sendika başkanı ile bir çalışan arasında yaşananlar var.

Belgelere bakınca; bir sendika başkanı, sektörde çalışan bir kadın ile özel birşeyler yaşıyor veya taciz ediyor, bunun karşılığında kadının müdür olarak atanmasını sağlıyor.

Taciz olup olmadığı kesin değil, çünkü şikayetçi kadının söylemleri kafaları karıştırıyor.

Kadın tarafından bir milletvekiline gönderilen şikayette, “(…) Başkanı (…) beni defalarca cinsel olarak kullandı. Karşılığında müdürlük görevi sağladı. Ancak hala cinsel olarak tehdit ediyor. Şikayetçiyim. Belgeler ilişikte” diyor ve belge olarak da farklı tarihlerde ikili adına düzenlenmiş 5 yıldızlı otelde beraber konakladıklarını belgeleyen fatura gönderiyor.

Konuyla ilgili belgeler elime geçeli bir hafta oldu. Benim dışımdaki gazetecilere de gönderildiğini biliyorum.

Böylesine hassas bir durum ile ilgili haber yapıp yapmama konusunda kararsız kaldım. Sektörün önde gelen isimleriyle yaptığım görüşmelerde, söz konusu kadının şikayetinden vazgeçme eğiliminde olduğunu öğrendim.

O nedenle haber yapmama kararı aldım. Çünkü “Taciz karşılığı müdürlük görevi sağladı” diyen bir kadın, yarın başka bir menfaat karşılığı şikayetinden de çok rahatlıkla vazgeçebilir.

Zaten iki kişi arasında yaşanan olay, ikiliyi ilgilendirir.                                      

Eğer iddialar doğruysa, kamu görevi yapan bir gazeteci olarak beni ilgilendiren taraf da var.

Söz konusu iddialar doğruysa; kadının, “Cinsel olarak beni kullandı, karşılığında müdürlük görevi sağladı” cümlesinin iyi irdelenmesi ve değerlendirilmesi gerekiyor.

Eğer bu iddia doğruysa, hem kadının müdürlük görevi alınmalı, hem de sendika başkanı görevden el çektirilmeli.

Hukuki olarak çıkacak sonuç işin cabası.

Doğru olduğuna inandığım bir olayı, bu kadar yüzeysel geçmemin sebebine gelince…

Gazeteci, ahlak polisi ya da namus bekçisi değildir. Özel hayata da sonuna kadar saygı göstermek zorundadır.

Ancak sektör bu iddialarla çalkalanıyorsa, belgeler tüm sektörün elinde dolaşıyorsa, Ankara’ya kadar gitmişse ve konuyla ilgili bir açıklama yapılmıyorsa, bilgi kirliliğine son verilmesi gerekiyor.

Bu iddia, öncelikle o sektördeki herkesi ilgilendiriyor.

Yıllarca çalışıp didinerek bu işin okulunu okuyan, atama bekleyen binlerce insan iş bulamazken, iş bulanların bu kadar zıvanadan çıkması toplumsal değerlerimizdeki yozlaşmayı gösterir.

Bulunduğu makam ve mevkiyi böylesine kişisel menfaatleri için kullanan insanlara gereği yapılmazsa, toplumun o sektöre ve çalışanlarına bakışı olumsuz etkilenir. Namusuyla çalışan insanlar da olaydan olumsuz etkilenir.

Dedikoduların ayyuka çıktığı, belgelerin elden ele dolaştığı konuyla ilgili, yetkililer devreye girmeli.

1-İddialar doğruysa; gereği yapılıp, sektör bu kirli kişilerden temizlenmeli.

2-İddialar yalan ise; gerçekler açıklanıp bilgi kirliliğine son verilmeli.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok