Antalya
12.11.2018
A
RÖPORTAJ
Konyaaltı benim sevdam
Konyaaltı benim sevdam

CHP’den Konyaaltı Belediye Başkan Aday Adayı olan Ali İhsan Görmez, “Konyaaltı benim sevdam. 7 yaşından bu yana sahilinde denize girdiğim, yaylalarında keklik avladığım Konyaaltı'nı dört bir yanıyla adım adım bilirim” dedi

 

Röportaj: Mustafa KOÇ

Konyaaltı Belediye Başkanlığı için CHP'den aday adayı olan Ali İhsan Görmez'le adaylık sürecini ve Konyaaltı'yla ilgili hedeflerini konuştuk. 31 Mart yerel seçiminin ülke demokrasisi ve yaşam için çok önemli bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Ali İhsan Görmez, “Konyaaltı benim sevdam. Benim adaylık sloganım bu. 7 yaşından bu yana sahilinde denize girdiğim, yaylalarında keklik avladığım Konyaaltı'nı dört bir yanıyla adım adım bilirim. Bu bilgimi, bu birikimimi Konyaaltı ve Antalya ile paylaşmak için adaylığa talibim" dedi. "Her şeyi bilen ve her şeyin 'en doğrusunu yapan' başkan olmayacağız. Birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız, yardımcılarımız 'evet efendimciler' olmayacak. Bu amaçla, Konvaaltı’nda 'halk meclisleri'ni hayata geçirerek işe başlayacağız. Bizim şiarımız 'Ne yapacaksak halkla birlikte yapmak' olacak" diyen Ali İhsan Görmez, "Belediye kadrolarımızın yüzde 50'si kadınlarımız ve gençlerimizden oluşacak. Çalışan bütün kadılarımızın kreş sorununu mutlaka çözeceğiz. Üniversite gençliğimizin Konyaaltı halkıyla iç içe yaşayan, Konyaaltımızın gelişimine katkı koyan gençler olmasını sağlayacağız. Konyaaltı Kitap Fuarını İstanbul TÜYAP'tan sonra en büyük kitap fuarı haline dönüştüreceğiz. Konyaaltımız roman, öykü, şiir ödüllerinin verildiği bir kültür merkezi olacak" diye konuştu. Konyaaltı Belediyesi'ni Türkiye'nin en şeffaf belediyelerinden biri yapacakları sözünü veren Görmez, "Son derece açık olacağız. Belediyemizin gelir ve giderleri halkımıza bir iki aylık periyotlarla sunulacak. Bu konuda Türkiye'ye örnek olacağız" ifadelerini kullandı.

Aday adaylığınız hayırlı olsun. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? Niçin aday oldunuz?

31 Mart yerel seçimi, herhangi bir yerel seçim olmanın ötesinde ülkemizin geleceği, ülkemizdeki demokrasi ve yaşam için çok önemli bir dönüm noktası. Bir ülkede demokrasi yerelden, yerel yönetimlerden başlar. Siyasetle ilişkim 13 yaşından bu yana sürüyor. Eğitim İş ve Eğit Sen'in birleştiği Eğitim Sen'de 1995 - 97 yıllarında kurucu başkan olarak görev yaptım. Daha önce TÖB DER ve TÖS'de görev yapmıştım. Öğretmenlik günlerimden bu yana CHP ve KESK'in mücadelesi içinde aktif şekilde görev yaparak bugünlere geldim. Rantçı, yağmacı, neoliberal anlayışın genelden yerele etrafımızı sardığı, ekonomi ve demokrasi krizinin eş zamanlı derinleştiği bir dönemden geçiyoruz. 2019 “Yerel Seçimleri” bu nedenle yağma ve rant kültüründen demokrasi kültürüne geçmenin büyük ve önemli bir fırsatı olarak önümüzde duruyor. Bu duygulardan yola çıkarak deneyimlerimi belediye başkanı olarak halkımla, hemşerilerimle paylaşmam gerektiğini düşündüm ve aday adaylığı başvurumu yaptım.

Aday olup seçilmeniz durumunda Konyaaltı'nda nasıl bir belediye başkanı, nasıl bir Ali İhsan Görmez göreceğiz?

Epiktetos, “Bir insanın, bildiğini zannettiği bir şeyi öğrenmesi imkansızdır” diyor. Bu olsa olsa çok bildiğini sanma sendromunun dayanılmaz hafifliği ya da boşluğu olsa gerektir. Biz yerel yönetime talip olarak bu güne değin birçok yerde olduğu gibi her şeyi bilen ve her şeyin "en doğrusunu yapan" başkan olmayacağız; birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız, yardımcılarımız da "evet efendimciler" olmayacak. Bu amaçla, Konvaaltı’nda “halk meclisleri"ni hayata geçirerek işe başlayacağız. Bizim şiarımız “Ne yapacaksak halkla birlikte yapmak” olacak.

Belediye meclisi ne yapacak?

Belediye Meclisi'nin görevi yasalarla belirlenmiş. O görevini yapmaya devam edecek. Nihai kararları tabi ki belediye meclisi verecek. Halk meclislerimiz, mahalleden ilçe geneline yerel sorunları tartışıp, belediye meclisi ve belediye yönetimiyle paylaşacak. Danışma kurullarıı olarak karar alma süreçlerine etki etme yanında denetim, uyarı görevlerini de yapmış olacak. Yeni bir düşünce olduğu için yadırganabilir, ama bir kez uygulamaya geçsin, katılımcı demokrasi açısından ne kadar önemli ve işlevsel olduğu anlaşılacaktır. Halk meclislerimizde gençler ve kadınlar önemli roller üstlenecek.

Gençlerle ilgili neler yapacaksınız?

Bizim belediyeciliğimizde Konyaaltı Belediyesinin kadrolarında işe göre insan ilkesiyle bilgili, donanımlı gençlerimiz iş bulacaklar ve kentimizin gelişmesi ve güzelleşmesine kaktı koyacaklar. Akdeniz Üniversitesi'nin iki ana kapısı Konyaaltımıza açılır. Üniversite gençliğimizin Konyaaltı halkıyla iç içe yaşayan, Konyaaltımızın gelişimine katkı koyan gençler olmasını sağlayacağız. Belediyemize ait bir öğrenci yurdunu mutlaka yapacağız. Üniversite öğrencilerimiz Türkiye'nin dört bir yanından gelen gençlerden oluşuyor. Bu yakınlaşma, gençlerimizin Konyaaltı kültürünü öğrenmelerini, kendi kültürlerini Konyaaltı'na aktarmalarını sağlayacaktır.  Gençlerin yaşadıkları bu güzel coğrafyanın yarınlarına katkı koymaları için kültürel etkinlikler düzenleyecek; sportif etkinliklerden yararlanmaları için yeni projeleri onlarla birlikte üreteceğiz. Kadılarımız üzerinden politika yapıp övgüler düzmeyi çok severiz. Çok severiz de bir türlü hayatın yarısının kadın olduğu gerçeğini ete kemiğe büründüremeyiz. Kadınlarımıza da gençlerimiz kadar önem vereceğiz.

Kadınlarla ilgili projeleriniz var mı?

Bizim belediyecilik anlayışımızda belediye kadrolarımızın ve çalışanlarımızın en az yüzde otuzu liyakat sahibi kadın yurttaşlarımızdan, yüzde 50'si kadınlarımız ve gençlerimizden oluşacak. Çalışan bütün kadılarımızın kreş sorununu mutlaka çözeceğiz. Üretkenliğin ve üremenin anası olan kadılarımızın üretime katkılarını artırmanın eğitimini mutlaka sağlayacağız. Özellikle kırsalımızda; serada sebze ve meyve, bahçede portakal mandalina, zeytin, keçiboynuzu, nar üreten kadınlarımıza her türlü desteği vereceğiz.

Konyaaltı'nın bir emekli kenti olduğundan söz ederiz. Emekliler için projeleriniz var mı?

Bir emekli olarak emeklilerin sorunlarını ve taleplerini iyi biliyorum. Emekli olmak her şeyden elini eteğini çekmek anlamına gelmiyor. Özellikle emekli yurttaşlarımız için hobi bahçelerini mutlaka kuracağız. Emeklilerimizin birikimlerini ve tecrübelerini gençlerimize aktarmalarının yollarını açacağız. Bu güzelim coğrafyada emekliler için önce ilçemizden başlayarak denizden yaylaya kültür gezileri düzenleyeceğiz. Kültür, öncelikli konularımız arasında yer alacak.

Bu konuda neler yapacaksınız?

Kent kültürü üzerine konferanslar, paneller, sempozyumlar düzenleyeceğiz. Konyaaltı Kitap Fuarını İstanbul TÜYAP'tan sonra en büyük kitap fuarı haline dönüştüreceğiz. Kitap fuarlarımız göstermelik olmaktan çıkıp fuar süresince kitabın, yazarın, şairin öznesi olduğu tartışmalar, söyleşiler ile geliştirilip zenginleştirilecek. Konyaaltımıza Antik çağdan bu yana Pamfilya'dan Likya'ya, Roma'dan bugüne ulaşan tiyatronun ve görsel sanatların sesini taşıyacağız. Kentimize mutlaka çok amaçlı bir tiyatro yapısına mimari estetiği göz ardı etmeden kazandıracağız. Seyirlik halk oyunlarımızla çağdaş tiyatronun buluşmasını sağlayacağız. Belediyemizin yöre folkloruyla beslenen halk oyunları ekipleri olacak. Halk danslarını çağdaş dans ekipleriyle taçlandıracağız. Neden Anadolu Ateşi gibi bir Akdeniz Ateşi olmasın? Antalyainın kültüründe var olan ve özlenen yazlık sinemaları Konyaaltı'na mutlaka kazandıracağız. Kışlık butik sinema salonlarımız olacak. Konyaaltımız roman, öykü, şiir ödüllerinin verildiği bir kültür merkezi olacak.

Büyükşehir yasasıyla köyler mahalle oldu, belediyelere bağlandı. Kırsal kesime yönelik projeleriniz var mı?

Kırsal kesimle ilgili yol yapımı, asfalt dökümü, temizlik, çevre düzenlemesi gibi rutin işleri yeniden programlayarak ele alacağız. Konyaaltı'nın merkez mahallelerindeki konforu hâlâ "köy" diye tabir ettiğimiz mahallelerimize de taşıyacağız. Konyaaltı diğer yanıyla geniş bir üretim alanı ve çeşitliliğine sahip bir ilçe. İlçemiz sınırları içinde yetiştirilen "Çandır Fasulyesi" lezzeti ve pişirilme kolaylığı olarak yeryüzünde eşi benzeri az bulunan bir ürünümüz. Bizim belediye yönetimimiz Çandır Fasulyesini en kısa zamanda marka yapacak. Kuracağımız üretim kooperatifi yoluyla hem üreticiler emeklerinin hakkını alacak hem de tüketicimiz doğal, ucuz ve kaliteli ürüne ulaşabilecekler.

Konyaaltı aynı zamanda bir turizm bölgesi. Bu konuda düşünceleriniz var mı?

Konyaaltı'nın sahil turizmi kendine yeter durumda. Konyaaltı diğer yanıyla yüksekliği üç bin metreyi geçen doruklarıyla Torosların en güzel bölümünü oluşturan pırıl pırıl bir coğrafya. Deniz ile Festikan Yaylası ve Saklıkent Kayak Merkezi arası 30 -  40 kilometre. Böyle güzel ve bulunmaz bir coğrafyada en önemli iş, doğamızı korumak olmalı. Sosyal demokrat belediyecilik anlayışımız gereği önce çevremizi; denizimizi, suyumuzu, havamızı; ardıç, meşe ve bizim katran dediğimiz sedirlerimiz başta olmak üzere  ormanlarımızı korumaya yönelik bir anlayışı, bir bilinci ete kemiğe büründürmek zorundayız.

Konuştuklarımıza ekleyeceğiniz, unuttuğumuz bir şey var mı?

Konyaaltı, son yıllarda yoğun göç alan; özellikle orta gelirli emeklilerin yerleşerek yaşamlarının sonbaharını sağlıklı ve güzel geçirmek için gedikleri bir coğrafya. Ama bu yerleşim, yalnızca ülke içinden insanlarımızla sınırlı değil. Liman, Hurma, Gürsu gibi mahallelerimizde yoğun bir Rus nüfus yerli nüfuzumuzla birleşti. İranlılar, Araplar, Almanlar, İngilizler de komşularımız. Farklı kültür ve inançtaki insanların bir arada yaşadığı kent olarak, Konyaaltı'nda önemli hizmetler vermek zorundayız. Konyaaltımızı ülkemizin ve Antalyamızın dünyaya açılan kapısı yapacağız.

Son sözlerinizi alalım...

Konyaaltı belediyesi Türkiye'nin en şeffaf belediyelerinden biri olacak. Son derece açık olacağız. Belediyemizin gelir ve giderleri halkımıza bir iki aylık periyotlarla sunulacak. Bu konuda Türkiye'ye örnek olacağız. Konyaaltı benim sevdam. Benim adaylık sloganım bu. 7 yaşından bu yana sahilinde denize girdiğim, yaylalarında keklik avladığım bir ilçe. Konyaaltı'nı dağıyla yaylasıyla adım adım bilirim. Bu bilgimi, bu birikimimi Konyaaltı ve Antalya ile paylaşmak için adayım.  

KUTU KUTU KUTU...

Ali İhsan Görmez kimdir?

1953 Antalya Geyikbayırı doğumluyum. Annem babam o köyden. Babam Geyikbayırı'nın ilk öğretmeni. İlkokulu babamın öğretmenlik yaptığı yerlerde bitirdim. Aksu İlköğretmen Okulu'ndan 1970 yılında mezun oldum. Üç yıl öğretmenliğin ardından yüksek öğrenimimi Necatibey Eğitim Enstitüsü'nde tamamladım. Kahramanmaraş Elbistan, Elmalı, Antalya Yavuz Selim Lesisi'ndeki görevlerimin ardından 20 yıl kesintisiz şekilde Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak Çağlayan Lisesi'nde görev yapıp emekli oldum. Emekliliğin ardından çeşitli özel okul ve dershanelerde çalışmaya devam ettim. Eğitim Sen'de 1995 - 97 yıllarında kurucu başkan olarak görev yaptım. Daha önce TÖB DER ve TÖS'de görev yapmıştım.  Antalya Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği'nin kurucularındanım. Fotoğraf diye bir hastalığım var, hâlâ sürer. Bu hastalığımdan memnunum.  2011'den bu yana Döşemealtı'nda tarımla uğraşıyorum. Toprağa yakın bir insanım, severim toprağı. Evliyim, iki oğlum var. Biri çene cerrahı, diğeri endüstri mühendisi.      

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
2018
YAZAR: