Antalya
25.10.2018
A

19. yüzyıldan bu yana tekrarlanan çok sayıda deneyde sayısız hayvanın ısıya tabi tutulduğunu ve bu deneyler sonucunda hayvanların sıcaktan fenalaşıp öldüğü dışında bir bilgiye ulaşılamadığını biliyor muydunuz? Dünyada her yıl milyonlarca hayvan, hiçbir somut fayda beklentisi olmadan, buna benzer deneylerde ısıtılıyor, donduruluyor, zehirleniyor, aç bırakılıyor, parçalanıyor, depresyona sokuluyor, ruh hastası yapılıyor. Her yıl yaklaşık 50 milyar hayvan, eti için öldürülüyor. Bunların büyük bir kısmı “sınai hayvancılık” teknikleriyle yetiştiriliyor, hayatlarının her saniyesinde acı çekip bazen hiç güneş ışığı görmeden ya da toprağa ayak basmadan öldürülüyorlar. Dünyanın her yerinde milyonlarca vejetaryen, bunun bir zorunluluk olduğu iddiasını giderek daha çok geçersiz kılıyor. “Spor” amaçlı avcılıkta, kürk sanayinde, eğlence sektöründe ise hayvanlara acı çektirmek için herhangi bir gerekçe göstermeye bile gerek duyulmuyor. Sürekli ahlâk, adalet ve eşitlik gibi kavramlardan söz ediyor, ama sıra hayvanlara gelince birdenbire apayrı bir ahlâk anlayışına geçiyoruz. Bu anlayışın özeti şu: Güçlü olan haklıdır ve kendisini savunacak gücü olmayan bir varlığa canımızın istediği gibi davranabiliriz.

 

                                                           *****

1970’lerde bu anlayış ilk kez güçlü bir protestoyla karşılaşmaya başladı. İlk baskısı 1975’te yayımlanan Hayvan Özgürleşmesi bu sürecin en önemli kilometre taşlarından biriydi. Singer, bu kitapta hem hayvanların ahlâksal statülerine ilişkin bir kuram geliştiriyor, hem onlara yaklaşımımızın gerisindeki ideolojiyi irdeliyor, hem de hayvan deneyleri ve hayvancılık sanayilerini inceleyerek bu ideolojinin uygulamada yol açtığı zulmü ortaya koyuyor. Yayımlandığı günden bu yana çok büyük bir ilgi gören, dünyanın her yerinde çok sayıda hayvan hakları derneğinin kurulmasını sağlayan, milyonlarca insanın vejetaryenliği seçmesine yol açan, birçok kişi tarafından “modern hayvan hakları hareketinin kutsal kitabı” olarak nitelendirilen Hayvan Özgürleşmesi bugün hâlâ bütün dünyada bu konudaki tartışmaların merkezinde yer alıyor.

 

                                                           *****

Yukardaki satırları, Peter Singer'in Hayvan Özgürleşmesi adlı kitabının tanıtım metninden aldım. Peter Singer Avustralya doğumlu bir felsefeci. Etik alanında otuz kadar kitap yazan ve derleyen Singer’ın dünya genelinde en çok tanınan kitabı Hayvan Özgürleşmesi.

Singer, 2003 yılında İstanbul’da yapılan Dünya Felsefe Kongresi’nde Irak Savaşı’nın ahlaksal gerekçelerini çürütmeye yönelik tebliğiyle de büyük ilgi toplamıştı. Singer'in yayımlandığı günden bu yana büyük tartışmalara yol açan Pratik Etik adlı kitabı, üniversitelerde uygulamalı etik alanında en yaygın olarak okutulan bir başka kitabı. Her iki kitap da Türkçe'ye çevrildi, yayınlanıp dağıtımı yapıldı. Her iki kitabı da alıp okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Geçtiğimiz günlerde hatırlarsanız Cumhurbaşkanı Erdoğan "Hayvan haklarıyla ilgili yasa bir an evvel çıkarılmalı" buyurmuştu. Sosyal medyada her gün gördüğümüz şiddete uğramış, öldürülüp asılmış, açlıktan kaburgaları sayılan köpek - kedi manzaraları, azıcık empati duygusu taşıyanlarımızın vicdanını sızlatmaya, hayvan hakları yasası için geç kalındığına ikna etmeye yetip de artıyor. Hayvan Özgürleşmesi'ni önermemin nedeni, sözünü ettiğimiz duyarlılığı paylaşma yanında "Nasıl bir hayvan hakları yasası" sorusuna doğru cevap arayışında Singer'in kitabının diğerlerinden daha fazla bilgi sunacağına inanmış olmam.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok