Antalya
12.10.2018
A

Günümüzde kronik hastalıkların pek çoğunun temel nedenleri, hücresel ve moleküler boyutta ele alınmaktadır. Tüm hastalıklar, yaşam tarzı, beslenme, çevre faktörleri, genetik faktörler, hijyen ve mikrobiyolojik faktörler ile minimum düzeye indirilmesi mümkün olacaktır. 19.Yüzyılda, ortalama insan ömrü 40 yıl iken, tüm şartların optimize edildiği günümüz Dünyasın’da sağlıklı, verimli, 100  yıllık  ömür, ortalama yaşam süreci olarak kabul edilebilir. 2016 yılında Dünya Sağlık Örgütü Raporuna göre, Güney Kore’de bayanlarda ortlama ömür 90 yıl olarak hesaplanmıştır.

Hücresel ve moleküler kronik hastalıkların ortaya çıkmasından 5-10 yıl önce mitokondri’de hasarlar gözlenmektedir. Bu ise kanser ve diğer hastalıkların erken bir habercisi olarak değerlendirilmektedir. İnsanın alyuvarları hariç her hücresinde mitokondri bulunur. Hücrenin, organların ve insanın enerji kaynağıdır. Mitokondri besinlerin oksijen ile metabolize edildiği ve yaşam için gerekli  olan enerjinin açığa çıktığı hücre içi organel olmasının yanı sıra metabolik sinyallerin merkezidir ve bu nedenle mitokondri DNA’sında meydana gelen kusurlar bir çok hastalığa neden olabilmektedir.

MİTOKONDRİ DİSFONKSİYONU NELERE SEBEP OLUR?

Hücrede mitokondri fonksiyonlarının azalması (disfonksiyonu) sonucu ortaya çıkan çok sayıda hastalık bulunmaktadır. Bu rahatsızlıklarin en yaygın bilinenleri aşağıda sıralanmıştır.

Kronik halsizlik ve yorgunluk                                                                                                                Kas güçsüzlüğü (Osteopeni, Sarkopeni, Dinopeni)                                                                                                                  Kalbin zayıflaması                                                                                                                               İnsulin direnci ve tip 2 şeker hastalığı                                                                                               Hafızanın zayıflaması ve beyin hasarı (Parkinson, Alzheimer hastalığı)                                           Duyu organlarının zayıflaması (Görme,İşitme azalması ve kaybı)

Kronik mitokondri hastalıklarını önlemek, beslenmenin optimize, çevresel kirlenmenin minimize veya yok edilmesi ile mümkün olabilmektedir. Mitokondri’yi güçlendirmek için, hücrede mitokondri sayısını ve işlevini artırmak gereklidir.

MİTOKONDRİ FONKSİYONU BESLENME İLE NASIL ARTTIRILIR?

1-Az ve nitelikli yemek: Az yemek ile daha az serbest radikaller oluşacaktır. Mitokondri daha verimli çalışacağından, hücre fonksiyonu için yararlı proteinler sentezlenecektir. Mitokondri hastalıkları (disfonksiyonu) besin eksikliği, fazlalığı, dengesizliği veya çevre ve besin kaynaklı toksik maddelerle yakından ilişkilidir. Yapılan çalışmalarda kalori kısıtlaması sonucunda metabolizmada, hücresel düzeyde, genetik yapıda ve nöroendokrin sistemde birçok değişiklik olduğu gözlenmiştir.

2-Aktif spor: Günlük sporla kaslar çalışacak ve hücre içinde daha çok mitokondri sentezlenecektir. Yüksek yoğunluklu kısa süreli spor ile birlikte alınan resveratrol, quersetin gibi polifenol içerikli gıdalar mitokondri sentezlenmesini artırmaktadır. Buna hücre içi mitokondrial biyogenez denmektedir.

3-Süper taze gıdaların yeterli ve dengeli alınması: Mitokondrinin etkili fonksiyonu için temel besin elementlerinin alınması zorunludur. Temel vitamin ve mineralleri yüksek yoğunlukta içeren gıdalara süper gıdalar denmektedir. Bu besin elemetlerinin her biri mitokondri yapısında özel bir fonksiyonu bulunmaktadır. Gerekli ve yeterli düzeyde alınması gereken besin ögeleri;  tiamin(Vitamin B1), riboflavin(vitamin B2), niasin( vitamin B3), pantoten (vitamin B5), piridoksin(vitamin B6), C vitamini, demir, kükürt, manganez, magnezyum, çinko, bakır ve selenyumdur. Omega 3 yağları, mitokondri sağlığı için gereklidir. En önemli omega 3 yağları; balık ve balık yağında bulunan, eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosohekzaenoik asit (DHA ) yağları ile bitkisel keten, kenevir, chia yağı ve tereyağında bulunan alfa-linoleik asit (ALA) yağlarıdır. ATP sentezinde kullanılan riboz içeren; mantar, yoğurt, peynir, kırmızı etler, yumurta ve balık gibi gıdalardır. Günlük 3.8 g/gün alınması tavsiye edilen lösin amino asidi en çok yumurta, balık, kırmızı ve beyaz etler, peynir, soya proteini, baklagil  ve çerezlik tohum gıdalarda bulunmaktadır. Lösin hücre içinde mitokondri sayısını, ve kas hücrelerinde oksijen kullanımını artırarak, kas gelişimini ve mitokondri sağlığını artıran fonksiyonel bir aminoasittir. 

4-Mitokondri’yi güçlendirecek fonksiyonel gıdaların veya gıda takviyelerinin alınması: Üzüm yaprağında, çekirdeğinde, ve meyvesinde bulunan resveratrol (100-250 mg/gün), doğal L-Arjinin amino asidi içeren gıdalar (1-2 g/gün), alfa lipoik asitçe (600-1200 mg/gün) yeterli gıdalar, kaparide bulunan quersetin (100 mg/gün) mitokondri sentezini artırmaktadır. Koenzim Q10 (CoQ10) içeriği (50-300 mg/gün) yeterli olan gıdalar, ATP sentezini artırarak mitokondri fonksiyonunu artıracaktır. Özellikle proteinli gıdalarla alınan iki amino asit grubu; sistin ve karnitin mitokondri sağlığında rol oynamaktadır:  L-Karnitin ve N-Asetil-l-karnitin gıda takviyesi veya fonksiyonel gıda olarak alındığında protein-enerji metabolizmasında kullanılır. Günlük 500 mg tavsiye edilen miktardır. Sistin ve N-asetil sistin amino asitleri ise mitokondri enzimi olan glutatyon enzimi sentezinde kullanılır. Genel olarak günlük 500 mg gereksinim vardır. İnsan metabolizması açısında, gerekli olan vitamin, mineral ve biyoaktif maddelerin öncelikle doğal ve temiz gıdalardan alınması tercih edilmelidir.

Uzm.Dyt.Betül AY YILMAZ

Referanslar:

https://www.researchgate.net/publication/317473624_Mitokondri_Disfonksiyonu_ve_Onlemleri/download

https://www.cell.com/action/showPdf?pii=S0092-8674%2812%2900235-8

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/25459

http://egetipdergisi.com.tr/pdf/pdf_EGE_457.pdf

 

 

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok