Antalya
25.04.2018
A
GÜNCEL , GÜNCEL , RÖPORTAJ

Kültür turizmi kan kaybediyor 1991 yılında bu yana Kaleiçi’kültür turizmine katkı koyan Bery Vos ve Hayri Köse, özellikle 2015 yılından itibaren kültür turizminin kan kaybı yaşadığını söylediler   Röportaj: Mustafa KOÇ Kaleiçi Hesapçı Sokak'ta bulunan Mithra Travel'in ortakları Bery Vos ve Hayri Köse, 1991 yılından bu yana kültür turizmi için emek verip, ülkeye döviz kazandırmaya gayret ediyorlar. Kültür turizmi için uluslararası fuarlarda Mithra Travel'i temsil eden Bery Vos, 2015 yılına kadar yükseliş yaşayan kültür turizminin bu tarihten sonra IŞİD katliamları, diğer terör saldırıları ve Türkiye'nin Avrupa'da imajının kötü olması gibi nedenlerle düşüşe geçtiğini söyledi. Kültür turizminin 2015 sonrasında sürekli kan kaybettiğini belirten Bery Vos, devlet yöneticilerinin Avrupalı liderlerle sürdürdüğü polemiklerin de kan kaybını tetikleyen bir başka etken olduğunu ifade etti. 5 yıldızlı otel turizmi ve sağlık turizmine verilen devlet desteğinin, sürdürülebilir turizme, kültür turizmine verilmediğini belirten Bery Vos, "Türkiye'nin diğer destinasyonlarında olduğu gibi Antalya'da da turizmle ilgili toplantıların başlıca gündemi 'turizmin 12 aya yayılması'dır. Bu tartışılır, ama bu konuda atılması gereken adımların neler olduğu üzerinde kafa yorulmaz" ifadelerini kullandı. "Devletin kültür rotalarının geçtiği bölgelerde çevreyi, kültürel mirası koruması; kültür rotalarında ulaşım ve konaklama konusunu ele alması gerekir" diyen Bery Vos, "Devlet otoyol yapımlarının, maden ve taş ocaklarının doğayı tahrip etmesine sınır koymazsa, bölgesel bazdaki plan değişikliklerini kültür turizminin geleceği lehinde ele almazsa, doğa tahribini kültür tahribatı da izleyecektir" uyarısında bulundu. Mithra Travel'i ne zaman kurdunuz? Ne tür faaliyetler yürütüyorsunuz? Mithra Travel'i 1991 yılında kurduk. O günden bu yana kültür turizmi ağırlıklı olmak üzere yurtdışından Türkiye'ye turist getiriyor; doğa ve kültür turları düzenliyoruz. Bu turlarla ilgili belirli rotalar var mı? Kültür turizmi için Türkiye çok zengin bir ülke.  Türkiye'de kültür turizmi için sayısız kültür varlığı, sayısız rota bulunmakta. Likya Yolu, Karia Yolu, Aziz Paul Yolu, Evliya Çelebi Yolu, Kaçkarlar, Frig Yolu, Sultanlar Yolu, Hazreti İbrahim Yolu, Via Egnatia, Hitit Yolu, Gastronomi Yolu, Ağrı Dağı, Küre Dağları, İstiklal Yolu, İdyma Yolu, Sarıkamış Parkurları, Yenice Orman Yolları, Fethiye Yürüyüş Parkurları, Yenice Orman Yolları, İki Deniz Arası, Efes - Mimas Yolu, Hoşgörü yolu, Türkiye'nin kültür turizmi rotaları. Bu rotaları da kendi içinde sınıflandırmak gerekiyor. Nasıl bir sınıflandırma? Likya Yolu ve Karia Yolu'nu kıyı rotaları; Kaçkarlar, Küre, Ağrı, Aziz Paul, Sarıkamış, Yenice Orman Yollarını doğa rotaları; Likya, Karia, Aziz Paul, Hitit, Frig, Evliya çelebi, Hazreti İbrahim Yolu'nu tarihi rotalar; Evliya Çelebi, Hitit, Frig, Gastronomi, İstiklal, Sarıkamış, Yenice Orman Yolları'nı at binme rotaları Evliya Çelebi, Aziz Paul yollarını bisiklet rotaları gibi sınıflandırmalara tabi tutuyor; turlara katılmak isteyenlere farklı kültür alternatifleri sunuyoruz. Rotaların yer aldığı bölgenin iklim özelliklerini dikkate alarak Likya, Karia, İdyma, Hazreti İbrahim, Hitit gibi rotaları, ilkbaharda gidilecek rotalar; Evliya Çelebi, Frig, Gastronomi, Küre Dağları, Yenice Orman Yolları gibi rotaları sonbaharda gidilebilecek rotalar; Ağrı Dağı, İki Deniz Arası, Kaçkarlar, Via Egnatia, İstiklal Yolu gibi rotaları yazın gidilebilecek rotalar olarak sınıflandırıyoruz. Likya ve Karia rotalarında örneğin, çok sıcak olduğundan yaz aylarında tura çıkmak mantıklı olmaz. Yurtdışı bağlantıları için neler yapıyorsunuz? Yurtdışında düzenlenen sürdürülebilir turizm fuarlarına katılıyor; tanıtımlarımızı yapıyor; bağlantılarımızı kuruyoruz. Avrupa'nın en önemli sürdürülebilir turizm acentelerinden  SNP Natuur Reizen'le birlikte çalışıyoruz. İyi para kazanıyor olmalısınız... Bunu 2015 yılı için söyleseydiniz haklı olurdunuz. Kültür turları 2015 yılına kadar iyiydi. Türkiye'de şiddet olaylarının bu tarihten sonra tırmanışa geçmesi, Ankara'da ve Gaziantep'teki IŞİD katliamları ve diğer terör saldırılarının ardından 2015'e kadar her yıl katlanarak iyiye giden kültür turları bu tarihten sonra yüzde 80'e varan oranlarda düşüşe geçti. Kültür turizmi 2015 sonrasında sürekli kan kaybetti. Devlet yöneticilerinin Avrupalı liderlerle sürdürdüğü polemikler de kan kaybını tetikleyen bir başka etken oldu. Biz ağırlıklı olarak Avrupalılarla çalışan bir acenteyiz. Türkiye'nin Avrupa'da imajının kötü olması işlerimizi çok kötü etkiledi. Yüzde 80'lik düşüş çok önemli bir oran. Bu düşüşü telafi edecek adım atabildiniz mi? Aspendos, Perge, Termasos, Kekova, Düden ve Kurşunlu Şelaleleri gibi tarih ve doğa turları; rafting, cip safari, Tahtalı, Phaselis, Olimpos turları, Kemer yat turu gibi doğa ve macera turları gibi günlük;  Kapadokya, Pamukkale turları gibi birkaç günlük turlarla durumu kurtarmaya çalışıyoruz. "İncoming" bağlantılarımız da bu arada devam ediyor. Orada fazla bir sorun yok. Yurtdışı tanıtımlarında, sözünü ettiğiniz fuarlarda devlet sizi destekliyor mu? Devlet 5 yıldızlı otel turizmi ve sağlık turizmine verdiği desteği sürdürülebilir turizme, kültür turizmine vermiyor. Türkiye'nin diğer destinasyonlarında olduğu gibi Antalya'da da turizmle ilgili toplantıların başlıca gündemi "turizmin 12 aya yayılması"dır. Bu tartışılır, ama bu konuda atılması gereken adımların neler olduğu üzerinde kafa yorulmaz. Kültür turizminin ne tür sorunları var? Devletin kültür turizmine ne tür destekler sunması gerekir? Devletin kültür rotalarının geçtiği bölgelerde çevreyi, kültürel mirası koruması; kültür rotalarında ulaşım ve konaklama konusunu ele alması gerekir. Devlet otoyol yapımlarının, maden ve taş ocaklarının doğayı tahrip etmesine sınır koymazsa, bölgesel bazdaki plan değişikliklerini kültür turizminin geleceği lehinde ele almazsa, doğa tahribini kültür tahribatı da izleyecektir. Tarihi varlıklar, endemik türler, özgün mimari yapılar, tarihi evler kültür turizmlinin olmazsa olmazlarıdır. Bu alanların mutlak koruma alanı olarak belirlenmesi, üzerinde hiç bir işlem yapılmasına izin verilmemesi, tarihi evlerin, köy evlerinin restorasyonuna öncülük edilmesi, destek verilmesi gerekir. Likya ve Karia rotalarında ulaşım ve konaklama sorunu yok diyebilsek de aynı şeyi diğer birçok rota için söylememiz mümkün görünmüyor. Kültür rotalarıyla ilgili ulaşım ve konaklama konusu yeniden ele alınmalı. Rotalar arasında en çok tercih edilenler hangileri? Likya, Karia ve Aziz Paul yolları en popüler olanları. Likya Yolu nasıl bir yol? Likya Yolu, Fethiye’den Antalya’ya gelen 540 kilometrelik, yürüyerek 29 gün süren; Roma yolları, eski patikalar ve katır yollarından oluşan, işaretlenmiş kayalık ve taşlık bir yürüyüş rotası. Rota, 1999 yılında İngiliz - Türk vatandaşı amatör tarihçi Kate Clow tarafından araştırılmış, tasarlanmış ve işaretlenmiştir. Türkiye’nin ilk uzun mesafeli yürüyüş rotası olan Likya Yolu'nun başlangıç noktası, Ölüdeniz, bitiş noktası Antalya. Likya turları nasıl yapılıyor, kaç gün sürüyor? 6 gün konaklamalı bir turun rotası birinci gün Dalaman - Ölüdeniz, ikinci gün Ölüdeniz - Faralya, üçüncü gün Faralya - Alınca, dördüncü gün Alınca - Sidyma - Bel, beşinci gün Bel - Pydnai, altıncı gün Pydnai - Patara, yedinci gün Patara - Kalkan şeklindedir. 7 gün süren bu tura alternatif Kayaköy - Patara, Fethiye - Kalkan, Çıralı - Kekova, Adrasan - Antalya gibi kısa turlar da bulunmaktadır. Likya Yolu'nu bağımsız olarak yürüyebilir miyiz? Yürüyebilirsiniz. Bağımsız yürüyüşçüler su kenarlarında kamp yapacak pek çok yer bulunmakta.  Her akşam köy evlerinde, pansiyonlarda ya da küçük otellerde konaklama imkanı bulabilirsiniz. Aziz Paul Yolu da bize yakın. Ondan da bahseder misiniz? Aziz Paul Yolu, Perge ile Eğirdir Gölü’nün kuzeydoğusundaki Yalvaç arasında yer alan 500 kilometrelik, yürümesi 27 gün süren işaretlenmiş bir rota. Bu rota, yine Kate Clow tarafından 2008 yılında turizmi kırsal kesime taşımak ve Aziz Paul’ün Küçük Asya’da geçtiği yerler üzerinden yürüyüşçülere fikir vermek adına açılmıştır. Aziz Paul turu 8 günlük bir tur. İlk gün Antalya - Sütçüler, ikinci - üçüncü günler Sütçüler - Çandır, dördüncü - beşinci günler Adada - Kasnak - Balkırı, altıncı gün Eğridir Sivri Dağı, yedinci gün Antalya'ya dönüş ve Kaleiçi'nde konaklamayla son bulan bir turdur. Karia Yolu nasıl bir yol? Karia Yolu, Muğla ve Aydın illerini kapsayan 820 kilometrelik Türkiye’nin en uzun mesafeli trekking rotası. İsmini antik çağda bu bölgede yaşamış Karia medeniyetinden alan rota, kendine özgü mimarisi ile çok sayıdaki köyden, el değmemiş koylardan, zeytin ve badem ağaçları ile dolu tepelerden ve irili ufaklı, kimisi sadece yürüyerek ulaşılabilen antik kentlerden geçmekte. Gastronomi rotası nasıl bir rota? Kızılırmak Havzası Rotası denilen bu rota gastronomi ve yürüyüş konseptli bir proje olarak Türkiye’de bir ilk. Kızılırmak havzası boyunca uzanan yerleşim birimlerinin kültürel, tarihsel ve doğal güzelliklerinin, geleneksel ve özgün yemek kültürüyle harmanlandığı bir ekoturizm projesi. Genellikle köy ve orman yollarını takip eden 7 bisiklet rotasının uzunluğu 606 kilometre. Kırşehir Hirfanlı Barajı’ndan başlayıp Kırıkkale, Ankara, Çankırı, Çorum, Sinop ve Samsun’un bir bölümünden geçen Manzaralı Araç Yolu ise 702 kilometreye ulaşıyor. Nevşehir ili Avanos ilçesinden itibaren kuzeye yönelen Kızılırmak’ı takip etmek isteyenler, araçlarıyla bu yolu kullanarak nehre paralel ilerleyip Karadeniz’e döküldüğü yere kadar ulaşabilirler. Çorum’un tarihsel değerlerini görmek isteyenler ise 359 kilometrelik Kültür Yolu güzergahını takip edebilirler. Böylelikle Hattuşa, Yazılıkaya, Alacahöyük, Çorum Müzesi ve saat kulesi, Kapılıkaya, Osmancık Koyunbaba Köprüsü ile Kandiba Kalesi, Kargı Hacıhamza Kalesi ve Camisi, İskilip Kalesi ve Kaya Mezarları, Uğurludağ Resuloğlu ören yeri ve Sungurlu saat kulesi gibi tarihi yapıların uğrak noktası olduğu bir yolculuk yapabilirler. Dağ rotalarıyla, Ağrı ve Kaçkar rotalarıyla ilgili  neler dersiniz? Ağrı, zirveleri 3000 metreyi geçen dağlarla çevrili bir kent. Bu dağların etekleri volkanik patlamalar sonucu oluşan kayaçlar ve lav akıntılarıyla kaplanmıştır. Bölge küçük göllerin yanı sıra çok sayıda kuş ve yabani çiçek çeşidine de ev sahipliği yapar. Ünlü tırmanış rotalarıyla Ağrı Dağı çevresi dağcılar ve doğaseverler arasında oldukça popülerdir. Ağrı yürüyüş rotaları, Büyük Ağrı, Küçük Ağrı, Süphan Dağı ve Köse Dağı zirve tırmanışlarının yanı sıra Balık ve Küp gölleri parkurlarını da içerir. Ağrı, bir zamanlar muhteşem kale surları ve metal işleriyle ünlü Urartu krallığının bir parçasıydı. Kaleler ve 17. yüzyıla tarihlenen İshak Paşa Sarayı, karlı dorukların arasında doğa ve tarih meraklıları tarafından keşfedilmeyi bekliyor. Kaçkarlar? Kaçkarlar, bio-çeşitlilik bakımından dünyadaki sayılı yerlerdendir. Burada, yıllanmış yemyeşil ormanlar, bir zamanlar boğaların otladığı yüksek yaylalar, üç adet buzul kütle ile çok sayıda buzul göl ve keskin bazalt zirveleri vardır. Süreleri 3-6 gün arasında olan sekiz adet uzun yürüyüş parkuru, ana Kaçkar hattının geçitlerinden geçmektedir. Hevek vadisi etrafındaki sekiz adet günübirlik yürüyüş yolları da işaretlenmiş ve tabelalandırılmıştır. Bu parkurların temizlenmiş ve haritalanmış olanları, toplamda 40 günü aşmakta ve orta-zor olarak derecelendirilmektedir. Konuşamadığımız epey daha rota var. Ama yerimiz dar. Bu rotalardan birinde, örneğin Likya Yolu'nda haftalık bir turun maliyeti nedir? Bizde 1 haftalık bir tur 350 Euro. Rehber istenirse, rehber ücreti günlük 350 TL.    

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: