Antalya
30.01.2018
A
GENEL , GÜNCEL , YAŞAM
Derisinin yüzde 40'ını kaybetti
Derisinin yüzde 40'ını kaybetti

Antalya'da makine teknisyeni Cem Ü. ile özel eğitim kurumunda idareci Dilek Ü. çiftinin tek çocuğu lise öğrencisi H.Ü.'ye, geçen ay sınav kaygısı nedeniyle gittiği özel hastanede, psikiyatri doktoru Ö.A.'nın verdiği ilaçlar yan etki yaptı. İlk önce kulağının arkasında başlayan kızarıklıklar, kısa sürede yanıklara dönüşerek, genç kızın tüm vücudunu sardı. Bunun üzerine 18 Ocak günü Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nin yoğun bakım servisine alınan H.Ü.'nün tedavisi sürüyor. DERİNİN BÜTÜNLÜĞÜ AÜ Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı'nda görevli Prof. Dr. Melike Cengiz, genç kızın sağlık durumuna ilişkin açıklama yaptı. Derinin bütünlüğünün yüzde 40 oranında bozulduğunu belirten Cengiz, “Derinin bütünlüğünün bozulduğu, yani derinin ciddi kaybına neden olabilecek hastalık nedeniyle yoğun bakımda. Bu hastalığa neyin sebep olduğunu tam olarak bilemiyoruz. Bize başvurmadan önce herhangi bir ilaç kullandıysa bundan kaynaklı olabildiğini düşünüyoruz. Hastamızın bize başvurduğunda yüzde 40'a varan deri bütünlüğü bozulmuştu. Yoğun bakıma alındı" dedi. DERİ DÖKÜNTÜSÜ VAR Vücudun deri bütünlüğünün bozulma ve mikropların kana karışma riskini ortadan kaldırmak için genç kızın yoğun bakım ünitesinde tutulduğunu kaydeden Prof. Dr. Cengiz, “Deri bütünlüğünün bozulması nedeniyle mikroplar, çok hızlı kana karışır ve organ yetersizliğine neden olabilir. Bilinci açık, bizi tam olarak anlıyor. Genel durumu iyi. Organlarında yetersizlik bulgusu yok. Hala yüzde 40- 50 civarında deri bozulması var. Yüzde 80 oranında döküntü lezyonu var ve devam ediyor" diye konuştu. ÖLÜM RİSKİ VAR Hastalığın tedavisinin mümkün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Cengiz, hastalığın ölümle sonuçlanma riskinin yüzde 30'larda olduğunu söyledi. Hayati tehlikeyi atlatıp, iyileşmesi halinde genç kızın derisinin eski görünümüne kavuşacağını vurgulayan Cengiz, “İyileşirse eski hayatına dönebilecek. Düzeldikten sonra derisi, eskiden olduğu hale gelecek. Yoğun bakımdan çıkmadığı sürece hayati tehlikesi atlatılmış sayılmaz. Ne zaman yoğun bakımdan çıkar, o zaman hayati tehlikeyi atlatmış denilebilir" dedi.(DHA)    

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: