Antalya
13.07.2020
A
GENEL , GÜNCEL
Sahilde aynı tas aynı hamam
Sahilde aynı tas aynı hamam

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin, Konyaaltı sahil şeridinde görülen işgalleri sona erdirmek üzere yaptığı müdahale sonuçsuz kaldı. Geçen hafta yapılan müdahalenin ardından Büyükşehir’den yapılan açıklamada, “Sahildeki işgallere dur denildi” dense de büfelerin yazlık bar, loca ve platform şeklindeki kıyı işgali olduğu gibi duruyor.

 

Halkın, Konyaaltı sahil şeridini kullanmakta zorlandığına dair yoğun şikâyet aldıklarını belirterek, büfelerin oluşturduğu yazlık bar, loca, platform, sınır elamanları gibi işgallere son verdiklerini açıklayan Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin açıklamasının üzeriden bir hafta geçti ancak değişen bir şey yok. Sahil şeridinde yapılan gözlemlerde sadece büfelerin önündeki yürüyüş yoluna taşan masa sandalye ve dondurma tezgâhlarının geri çekildiği görülürken, plajda esas şikâyete konu olan yapılar varlığını koruyor.

 

MÜDAHALEYE DİRENMİŞLERDİ

7 Temmuz Salı günü, Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin işgalleri sona erdirmek üzere yaptığı müdahaleye işletme sahipleri ve çalışanları direnmiş, locaların üstüne çıkarak, zabıtayı engellemeye çalışmışlardı. Müdahalenin siyasi olduğun savunan işletme sahipleri, üst kiracı ALSE firmasına büyük kiralama bedelleri verdiklerine dikkat çekerek, adeta kıyı işgalinde haklı olduklarını söylemişlerdi. Yapılan işgallerin Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmeliğe aykırı olduğun söyleyen belediye yetkililerine çıkışan işletme sahipleri, “Bugüne kadar niye kaldırmadınız da, şimdi kaldırıyorsunuz?” diyerek direnmişti.  Konyaaltı Plaj ve Kafe İşletmeleri İş İnsanları Derneği Orhan Özer, locaların bir kısmını geri çektiklerini bazılarını ise geri getirilmek üzere belediyenin götürdüğünü söyleyerek, çözüm için Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’ten randevu aldıklarını duyurmuştu.

 

HER YOL İŞGALE ÇIKIYOR

Kıyı Kanunu ve bağlı yönetmeliğe göre, kıyıda 150 metre aralıklarla en fazla 6 metrekare büfe şeklinde hizmet verecek yapılar, şezlong-şemsiye alanı tahsisi alarak, platform, loca, kamelya, sınır elamanları, saksı vb. yapılarla kıyıyı halkın geçiş ve kullanımına kapatıyor. Bununla da kalmayan yazlık kaçak işletmeler, şezlong, loca ve salıncakları denizin içine kadar indirerek halka engel çıkarıyor. Her şikâyete, “1 milyon metrekarelik alan. Halka da yeter, işletmelere de yeter. Zaten yüksek kira bedeli ödüyoruz” diye savunmaya geçen işletme sahipleri, her geçen gün daha fazla alanı işgal etmeye meyilli görünüyor.

 

 

İŞGALDE ISRAR EDEN RESTORANLAR

Eskiden Konyaaltı Beach Park olarak bilinen bölgede yapılan denetim ve işgali sonlandırma çabaları ise kısmen sonuç verse de bazı restoranların işgal ettiği alanlardan çekilmemekte ısrar ettiği görülüyor. Bazı restoranlar özel loca, masa-sandalye ve kamelyalarını geri çekerken bazıları ise bisiklet yoluna dayandırdıkları oturma grupları, şemsiye, sandalye-masa takımlarını geri çekmiyor. Özellikle, bisiklet yoluna ışıklı dijital yemek menüsü koyan restoranın aynı uygulamaya devam ediyor.

 

HEP OLAYLARLA ANILDI

Varyant mevkiinden Boğaçayı’na kadar olan alanda Büyükşehir Belediyesi’nin imal ettiği, alt yapısını tamamladığı büfe ve restoranların kiralama işini Menderes Türel döneminde yapılan ihale neticesinde Alkoçlar Turizm kazanmıştı. Muhittin Böcek döneminde ise bir yandan ihale iptal edildi, bir yandan kira sözleşmesin iptali ile ilgili dava açıldı. İhale iptali Danıştay’dan döndü ancak projeye aykırı yapılar nedeniyle kiralama sözleşmesini feshine ilişkin dava sürüyor. Geçmişte de Konyaaltı Beach Park ve Baki Beach olarak yan yana iki parça olarak kiralanan sahil, sık sık adli olaylar ve işgallerle anılıyordu. 1 milyon metrekarelik sahil bandı ve yeşil alan düzenlemesi olduğu belirtilen Sahil Antalya Yaşam Parkı’na ilişkin bilgilere yer verilen Alkoçlar’ın (ALSE) internet sitesinde 54 işletme, 26 plaj ve 6 büfe olduğu bilgisine yer veriliyor.

 

BÜYÜKŞEHİR’İN GÜCÜ YETMEDİ

Sahildeki işgalleri tespit etmek için 3 Temmuz Cuma günü denetime giden ekibin başında olan Büyükşehir Belediyesi Kıyı Yapıları Şube Müdürü Dr. Nilgün Şeber Kahraman, sahildeki kısıtlayıcı uygulamalar yüzünden vatandaşlardan çok fazla şikayet ve talep geldiğini belirterek şöyle demişti: “Gelen şikayetler ve talepler doğrultusunda böyle bir denetim gerçekleştiriyoruz. Halktan rahatça denize giremiyoruz, yürüyemiyoruz şeklinde çok fazla şikayet var. Kıyı Kanunu’na ve yönetmeliğe aykırı olan localar, sınır elemanları ve vatandaşın kullanımına açık kamu yollarında ihlaller var. Kamuya açık bank alanına masa sandalye konulmuş. Hepsi bir sınır elemanı kabul ediliyor. Yürüyüş yolu, şezlong ve şemsiye bu üç unsur dışında sahilde yasal olarak bulundurulabilecek başka bir malzeme yok. Alan Yönetimi olarak bu alanın korunması ve sürdürülebilir kalmasından sorumluyuz. Aykırılıklar Mavi Bayrak kriterlerini etkiliyor ve tehlikeye sokuyor”. 7 Temmuz Salı günü yapılan işlemlerden sonra ise işgale neden olan yapıların kaldırıldığı müjdelendi. Haber merkezlerine geçilen haber bülteninde ise “Sahildeki işgallere dur denildi” başlığı kullanıldı. 3 Temmuz tarihli açıklamaya nazaran daha yumuşak bir dil kullanılan açıklamada, kıyıda 6 metrekarelik büfe dışında bir alanları olmamasına rağmen, işletmelerin, localarını ve kaçak yapı elamanlarını kendi sınırlarına çektikleri belirtildi. Kendi sınırlarının neresi olduğu ise açıklanmadı.  

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: