Antalya
03.06.2019
A
Yıl 1965. Yatılı okul sınavını kazanıp Antalya Lisesi'nde Ortaokul birinci sınıfa başladığım yıl. İlköğretmen ve İmam Hatip sınavlarını da kazanmıştım; ama benim tercihim, o dönemde ilkokul mezunu her köy çocuğunun gönlünde yatan Antalya Lisesi oldu. Antalya Lisesi, Antalya'daki diğer okullardan her yönüyle farklıydı. Bilgi yarışmalarının birincisi; futbolun, voleybolun, basketbolün değişmez şampiyonu oydu. Antalya Lisesi öğrencisi olmak, öğrenciler arasında seçkinlik sıfatına nail olmak demekti. 
*****
Atatürk Caddesi'ne cephe biri idare binası; diğeri gündüz Lise akşam Ticaret Lisesi  olarak kullanılan iki tarihi binası öğrenciler için gizemli mekanlardı. İdare binası olarak kullanılan tarihi binanın üst katı bizim yatakhanemizdi de.  Mütalaa saatleri bitiminden yat saatine kadar o yatakhanede epey bir yastık kavgası yapmışlığımız vardır. Diğer tarihi binanın alt katında bulunan iki ayrı sınıfta ortaokul 1. ve 2. sınıfları okudum. Antalya Lisesi'nde bizden önce, bizim dönemimizde, bizden sonra okuyan nesiller için benzer hatıralar epeyce çoktur.
*****
Böylesine zengin hatıra barındıran mekanları değerlendirmenin en uygun yolu bu mekanları müze olarak düzenlemekten geçer. Antalya Lisesi, bu amaçla restore edildi. Restorasyonun ardından bu tarihi yapıları Dışişleri Bakanlığı'nın sahiplenmeye kalkması ise başta Antalya Lisesi mezunları olmak üzere Antalyalıların isyanını getirdi. Meslek odaları, STK'lar, söz birliği etmişlercesine  ardı ardına isyanlarını dile getirdiler. Antalya Lisesi sadece okulu değil  evi de olan biz "leyli meccani"ler için, bu iki tarihi yapının anlamı daha farklı. O farkı ben, beni o günlere götürecek; sinemaya, tiyatroya kaçtığım için elimde cetvel kıran "Portakal" hocamla buluşturacak Antalya Lisesi Müzesi'nde yaşamak isterdim. Aynı nostaljiyi tatmak isteyen on binlerce, yüz binlerce Antalyalının olduğunu sizler de biliyorsunuz. 
*****
Antalya Lisesi'nin 82 mezunlarından bir arkadaşımız olayı çok güzel tarif etti: "İlkokulu Gazi Mustafa Kemal Lisesi'nde okuduk; orayı Valilik yaptılar. Ortaokulu Hızır Reis'te okuduk; Hızır Reis'i yıkıp, yerine otopark yaptılar. Liseyi Antalya Lisesi'nde okuduk; malum durum gündeme geldi. Yıkılıp yok edilen sadece bu yapılar değil, bizim belleklerimiz." ATSO'da, Ticaret Borsası'nda, Mimarlar Odası'nda, her yerde aynı serzenişi dinledim. Antalya Valisi Münir Karaloğlu'nun Antalya'ya çok önemli hizmetleri oldu. Ama bir tek kötü hizmeti, Kesik Minare'ye külah giydirilmesi, ardından iyi şeyler konuşulmamasına neden olacak. Dışişleri Bakanlığı'nın, müze amaçlı restore edilen Antalya Lisesi'ne konması, Bakan Çavuşoğlu için de benzer bir durum yaratacaktır. Çavuşoğlu'nun o nedenle Antalyalıların sesine kulak verip, bu iki yapının müze olarak kullanılması için okul idaresine yardımcı olması gerekir.  
Paylaş
ETİKETLER:
Yok