Derdimizi anlatmadan önce CHP’nin tarihçesine bir bakalım o zaman… Çünkü 28. Dönem’de meclise giren partiler; hep başka partilerden kopup yeni isimlerle politikaya yelken açanlar. Oysa ‘DEĞİŞİM DEĞİŞİM’ diye yıpranacağı kadar yıpratılmış 100 yıllık geçmişe sahip CHP hala yıpratılmaya devam ediliyor.

CHP tam 100 yıllık bir parti. Kurtuluş Savaşı’nı örgütleyen ve yürüten 'Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nin' devamı niteliğindeki CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihiyle özdeş.

Ulusal sanayinin ve ekonominin geliştirilmesine öncülük etmiş bir CHP var karşımızda. Ancak son günlerde CHP, iç problemleriyle tüm medyanın, siyasetçilerin ve halkın gündeminde.

DEĞİŞİMDEN ÇOK DÖNÜŞÜME İHTİYAÇ VAR!

CHP'nin kongre takvimine göre, 3 Temmuz'da ilçe delege seçimleri başlatılan süreç 30 Temmuz'a kadar devam edecek. Partinin ilçe kongreleri ise 5 Ağustos – 10 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek. Öte yandan, 16 Eylül'de başlayan il kongreleri de 15 Ekim'de tamamlanacak. Ancak CHP seçim sonrası bir kendine gelip, iç meselelerini tartışamadan medya maymununa çevrildi.

Tüm gözler partideki değişimde. Değişim denince de konuşulan yalnızca kişilerin değişmesi. Değişim aslında bir dönüşümdür, CHP’nin değişimle birlikte dönüşüme ihtiyacı vardır, CHP ‘’Ortanın Solu’’ sloganını hatırlayıp bir SOL parti olarak kuruluş ilkelerinin peşinden gitmeli, ancak çağın gerekliliğinde yeni oluşan toplumun ihtiyaçlarına da göz önüne alınmalı..  Çağdaş, halkçı, devletçi, laik, cumhuriyetçi, milliyetçi, devrimci (Çağımıza göre biçimlenen anlamlarıyla) parti kimliğine yeniden dönüşmenin çabası içine girmelidir. Ama bi rahat bırakmıyorlar ki!

 CHP TARİHİ, TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİYLE ÖZDEŞ…

9 Eylül 1923’te önce “Halk Fırkası” adıyla partinin temelleri atıldı…  1924 yılında “Cumhuriyet Halk Fırkası” adını alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 1935 yılında “Cumhuriyet Halk Partisi” adını aldı.

Mustafa Kemal öncülüğünde kurulan CHP’nin amblemindeki 6 ok ‘’Cumhuriyetçilik”, “Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” ilkelerini temel ilkesi olarak benimsemiş, 1935 yılında “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de ekleyerek 6’ya çıkan bu ilkeleri simgeler. 

Cumhurbaşkanı ve CHP Genel Başkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün 10 Kasım 1938 Perşembe günü vefatından sonra TBMM’nin 11 Kasım 1938 günkü toplantısında CHP Malatya Milletvekili Mustafa İsmet İnönü toplantıya katılan 348 üyenin oybirliği ile Türkiye Cumhuriyeti'nin II. Cumhurbaşkanı seçilmiştir ve parti 2. Dünya Savaşı sonrasında tek parti konumunun tüm olanaklarına rağmen çok partili hayata geçiş sağlayarak öncü misyonunu sürdürmüştür.

ORTANIN SOLU

1960’lı yıllarda Türkiye’nin yaşadığı modernleşme sürecinin yansımaları olarak ortaya çıkan göç, kentleşme, sanayileşme gibi dinamikler çerçevesinde toplumsal sınıfların olgunlaşmasıyla birlikte CHP sola açılarak kendisini siyaset yelpazesinde ortanın solunda konumlandı.

1970’li yıllarda ideolojisini “Demokratik sol” kavramıyla tanımladı. CHP, önerdiği sosyal reformlarla düzen değişikliğini hedeflemiş, devlet partisinden halkın partisine, düzen partisinden değişimin partisine dönüşmüştür.

26 Aralık 1938 günü CHP ilk olağanüstü kurultayı yapıldı. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü bu kurultayda partinin "Değişmez Genel Başkanı" seçildi. Vefat eden Mustafa Kemal ebedi şef olarak ilan edildi.

Yarın: Karşıyız politikası ve günümüze kadar yapılan hatalarla, CHP üzerindeki baskılar