Altın Portakal Film Festivali’nin emektar mağdurları dün Büyükşehir Belediyesi önünde bir basın açıklaması yaparak, yok sayılan haklarının karşılanmasını istediler. Ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi imzasıyla da bir açıklama yayınlandı, “Altın Portakal mağdurlarına bizim değil, AKSAV’ın borcu var. AKSAV’ın açtığı bir alacak davası vardı, o da Yargıtay’da belediye lehine bozuldu, yasal olarak bizim yapacağımız bir şey yok” minvalinde şeyler söylendi.

***

AKSAV’ın Büyükşehir Belediyesi’nden kalan 2008 yılına ait bir alacağı vardı. Bu alacakla ilgili davayı AKSAV kazanmıştı. Alacak faizinin 2008 yılında değil, davanın açıldığı tarihte başlatılmış olması nedeniyle AKSAV konuyu Yargıtay’a taşımış, faizin 2008 yılından itibaren başlatılmasını istemişti. Dava sürerken AKSAV’da çalışan biri olarak konunun böyle olduğunu biliyorum. AKSAV’ın birikmiş yüklü miktarda vergi ve sigorta borçları da vardı. Vergi Dairesi ve SSK, bu borçları nedeniyle AKSAV yöneticilerine ödeme emri gönderdi, haklarında icra takibi başlattı. Yöneticiler arasında 5 yıldızlı birkaç otelin sahibi hatırlı bir kişi olduğu için, dönemin belediye başkanı Menderes Türel vergi ve SSK prim borçlarını ödeyerek, aralarında hiç sevmediği kişilerin de bulunduğu AKSAV yöneticilerini bu beladan kurtardı. Türel’in bunu, AKSAV’ın belediyeden olan alacağı üzerinden yaptığını da biliyoruz. Öyle olmasaydı, AKSAV’ın vergi ve sigorta borçlarını Türel gayriyasal bir yolla ödemiş olurdu. Dava avukatlarından aldığımız bilgi de davayı AKSAV’ın kazandığı yönünde idi.

***

Belediye’nin açıklamasının doğru olduğunu, davanın belediye lehine bozulduğunu farz edelim. AKP’li belediye başkanı Menderes Türel’in dert edinerek AKSAV yöneticilerini icradan kurtarmanın bir yolunu bulduğu yerde, Muhittin Böcek, sosyal demokrat bir partinin belediye başkanı olarak, yarıdan çoğu 15 yılın üzerinde çalışmış emekçilerin alınterlerini dert edinip, bir yolunu bularak bu sorunu çözemez miydi?  Verilecek cevap belli: “AKSAV çalışanlarının hak arayışlarını destekliyor fakat Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin böyle bir ödemeyi yapılabilmesinin yasa ve yönetmeliklere göre mümkün olmadığını bildiririz.” Bu, yasal olarak, AKSAV’ın alacağını, davayı uzatmadan, faiziyle birlikte kabullenerek mümkündü. Bunu da bir kenara atalım, festivali AKSAV üzerinden yaparak mümkündü. Tuncer Çetinkaya’nın Altın Portakal Öyküsü adlı muhteşem kitabını açıp okuyun, festivali AKSAV’ın yaptığı yıllarda, festival programlarının da etkinliklerin de çok daha az bütçelerle, daha az skandallarla muhatap olarak yapıldığını göreceksiniz.

***

Başkan Böcek’e bir kez daha seslenelim: Sosyal demokrat bir partinin belediye başkanı olarak bu sorunu çözmek sizin görevinizdir. Menderes Türel, AKSAV’ı batıran yöneticilerin icra sorununu nasıl, hangi şekilde çözdüyse, AKSAV’da 22 yıl çay servisi yapmış Nazife Hanım’ın kıdem tazminatı sorununun siz de o şekilde çözeceksiniz. Bunu iki masa üç sandalyesi kalmamış AKSAV’ı adres göstererek değil, bizzat üstlenerek yapacaksınız. Zira, borç AKSAV’ın olabilir ama festival belediyenindi. AKSAV emekçileri 15 – 20 yıl boyunca belediyenin festivali için çalışmıştı. Mağdur AKSAV’ın değil, belediyenin mağduru. Ortada Altın Portakal’ın bir ayıbı var. Festivali bu ayıptan kurtarmak AKSAV’ın değil, belediyenin elinde.