Termik santraller, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşılar ve bu sektörde çalışan birçok kişiye ekmek kapısı olmuştur. Fakat son dönemlerde bu santrallerin çevreye verdiği zararlar sebebiyle toplumdan gelen tepkiler artmıştır. Yeniköy Kemerköy Termik Santralleri'nin maden sahasının genişletilmesi konusunda ise bu tartışmalar iyice alevlenmiştir. Peki, bu süreçte termik santralde çalışanlar ne hissediyor, ne düşünüyor? Onlar bu tartışmalardan nasıl etkileniyor?

TERMİK SANTRALLERİNDEKİ İNSANLAR: 'DİNLEYİN BİZİ'

Milas'ta bulunan Yeniköy Kemerköy Termik Santralleri çalışanları ve aileleri, tepkileri dikkate alarak, seslerini duyurmak için bir araya geldiler. YK Enerji Genel Müdürü Mesut Serhat Dinç liderliğindeki kalabalık, dışarıdan gelenlerin kararlarına karşı olduklarını ve bu konuda daha fazla dikkate alınmak istediklerini belirtti. Dinç, "Kaderimizle ilgili başkalarının karar vermesine müsaade etmeyeceğiz" dedi ve ekledi:

"Buranın gerçek sahibi ve sakini bizleriz. Dışarıdan gelip hepimiz adına konuşan ve kaderimizi belirlemek isteyenler var. Lütfen sesimizi duyuralım."

Dinç ayrıca, Yeniköy ve Kemerköy santrallerinin ülkemizdeki toplam enerji üretiminin yüzde 2,5'ini karşıladığını, bu oranın da her 40 haneden birinin bu santraller tarafından sağlanan enerjiyle aydınlandığı anlamına geldiğini vurguladı. Ayrıca, bu santrallerde çalışanların büyük bir kısmının bölgede doğup büyüdüğünü ve burada ailelerini kurduğunu ifade etti.

EMEK VE GELECEK KAYGISI

Santrallerde çalışanlardan Mustafa Koçak, santral sayesinde birçok kişinin emekli olduğunu, sigortalı çalışma hakkına sahip olduğunu, çocuklarını okula gönderebildiğini ve evlerini yaptırdıklarını belirtti. Koçak, bu durumun, çevreci ve dışarıdan gelen gruplar tarafından yeterince anlaşılmadığını ve bu nedenle yanlış anlaşıldıklarını belirtti:

"Maalesef buraları bilmeyen, çoğu dışarıdan gelen birileri bizi ' doğa düşmanı, vatan haini' gibi göstermeye çalışıyor."

ARKEOLOJİK KAZILAR VE YEREL EKONOMİ

Santralin içerisinde bulunan maden sahalarında gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda çalışan arkeolog Ezgi Karaman, bölge insanının emeğinin yok sayılmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, bölgede yaşayan ve çalışan esnaflar da eyleme destek verdi. Ali Gökbel gibi birçok esnaf, santrallerin kapanması durumunda ekonomik mağduriyet yaşayacaklarını belirtti:

"Santrallerin kapanması durumunda bu bölgenin bakkalı, kasabı, manavı nasıl mağdur olacaksa ben ve ailem de mağdur olacak. Buralardan göç etmek, başka illerde mücadele etmek zorunda kalacağız."

Çevre sorunlarına dikkat çeken ve enerji üretim yöntemlerinin çevreye zarar vermemesi gerektiğini savunan gruplarla, bu santrallerde çalışan ve ailelerini geçindiren çalışanlar arasındaki bu gerilim, enerji politikalarının geleceğine dair birçok soruyu da beraberinde getiriyor. Hem çevreyi korumak hem de insanların geçimlerini sağlamak konusunda ne tür bir denge sağlanabilir? Bu soruların yanıtlarını bulmak, yeni enerji politikalarının belirlenmesi için oldukça önemli olacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ