Dr. Erol Kesici, TTKD bilim danışmanı, Türkiye'nin en büyük doğal tatlı su göllerinden Eğirdir ve Beyşehir göllerindeki su seviyelerinin kritik seviyelerin altına indiğini duyurdu. Eğirdir Gölü'nde 11 santim, Beyşehir'de ise 14 santim kritik su seviyesinin altına inildiğini belirterek, bu durumda yasalara göre iki gölden bir damla dahi su alınamayacağını söyledi.

 

SORUNLARIN ARD ARDA GELMESİ

İklim değişikliği, aşırı tarımsal sulama ve bu yıl yaşanan El-Nino sıcaklıkları, göllerde su seviyelerindeki düşüşü hızlandırdı. Dr. Kesici, bu düşüşün ciddi bir krizin habercisi olduğuna dikkat çekti.

 

GÖLLERİN STRATEJİK ÖNEMİ

Dr. Erol Kesici, “Bu göllerimiz stratejik öneme sahip, içme ve kullanma suyu olarak değerlendirilmektedir. İki gölde de aşırı su kullanımından kaynaklı göl seviyelerindeki azalmalar giderek artıyor."  

YASAL HÜKÜMLER VE SU SEVİYELERİ

Özel hükümler doğrultusunda belirlenen kritik su seviyelerinin altına inildiğinde, göllerden su alınamaması gerektiğini vurgulayan Dr. Kesici, bu durumun her iki gölde de gerçekleştiğini ifade etti.

KORUMA ÇABALARI YETERSİZ Mİ?

Bu iki gölün korunması için çıkarılan yasaların yetersiz olduğuna dair endişeler artarken, Dr. Kesici, yıllar önce kritik seviye olarak belirlenen değerlerin tehlikeli olduğunu söylemiş olduğunu hatırlattı.

 

TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNDE PANİK

Elma yetiştiricileri, üreticiler ve hayvancılar gibi kesimler suya olan ihtiyacın giderek artmasına rağmen su alamamanın telaşı içindeler. Ayrıca yer altı su kaynakları da ciddi oranda azaldı.

 

BİTKİLER VE HASTALIKLAR

Sulama ihtiyacının karşılanmamasının kalite ve verim düşüşü, hastalıklara karşı bitkilerin dirençlerinin azalması gibi sonuçları olduğunu belirten Dr. Kesici, daha fazla kimyasal gübre kullanımına neden olduğunu vurguladı.

DİP SULARIN TEHLİKESİ

Dr. Kesici, göllerdeki en büyük tehlikenin, dip suların sağlık açısından tehlikeli olması ve buharlaşmaya neden olması olduğunu anlattı. Ayrıca su seviyesinin azalmasıyla buharlaşmanın arttığını, bu durumun yaşamsal tehlike oluşturduğunu ifade etti.

 

YENİDEN DÜZENLEME GEREKLİLİĞİ

Dr. Kesici, göllerdeki su ürünleri verimliliğinin düşmesi ve bölgelerin tarım ve üretim biçimlerinin yeniden düzenlenmesi gerekliliğine işaret etti. Geri su kullanımı ve yağmur suyu hasadının şart olduğunu vurguladı. Göllerdeki su seviyesinin düşüşü, hem doğal hayatı hem de tarım ve hayvancılık sektörlerini olumsuz etkileyerek ülke ekonomisine zarar verebilecek bir krize dönüşebilir. Durumun ciddiyeti, yetkililerin hızla harekete geçmesini gerektiriyor.

Kaynak: DHA