Uyku felci (Karabasan), tablolara ve korku hikayelerine ilham veren bir olgu. Araştırmacılar insanların rüyalardan neden hareket edemeyerek uyandıklarını ve bazen halüsinasyon görmeye devam ettiklerini söylüyorlar.
Antalya’da yaşayan İran asıllı Mariam Galizia bu nedenle bir psikoloğa gittiğini anlattı;
‘’Uyku felcini ilk olarak 15 yaşımda yaşamıştım. Sabahın erken saatleriydi, okula gitmek için yataktan kalkmama daha birkaç saat vardı. Uyandım ve yatakta dönmeye çalıştım ama hareket edemiyordum, bütün vücudum felç olmuştu. Beynim uyanık olsa da kaslarım hala uykudaydı. Yatak odam sanki daralıyor, duvarlar üzerime geliyordu ve kendimi paniklemiş hissediyordum. Yaklaşık 15 saniye sonra felç hali geçti. Sonra bunun uyku felci olduğunu öğrendim. Vücut geçici olarak felç kalırken beynin bir kısmının uyanık kaldığı bu durum oldukça yaygınmış. O ilk korkutucu deneyimin ardından, iki-üç gecede bir olmaya başlamış ve her defasında daha az korkutucu hale gelmişti."

Psikolog Ayşen Özçandır uyku felcini ve karşılaştığı hastaları şöyle tanımladı;
"Uyku felci hayatı çok daha fazla etkileyebilir ve bazıları bunu korkunç halüsinasyonlarla yaşayabilir. Konuştuğum 25 yaşındaki bir hasta, birkaç yıl önce yaşadığı karabasanı, 'Uyandım ve hareket edemiyordum. Perdemin arkasında saklanan kötü görünümlü bir figür gördüm. Göğsümün üzerine atladı. Başka bir boyuta girdiğimi sandım. En korkuncu da çığlık atamıyordum O kadar canlı, o kadar gerçekti ki' diye anlatmıştı."
UYKU FELCİNİN NEDENİ
Bu durumu yaşadıktan sonra bazıları doğaüstü ve hatta paranormal açıklamalara yönelse de Jalal, nedenin çok daha basit olduğunu söylüyor. Geceleri vücudumuz uykunun dört aşamasından geçer. Son aşamaya hızlı göz hareketi uykusu ya da "REM" denir. Bu, rüya gördüğümüz zamandır. REM sırasında beyin, muhtemelen rüyalara göre hareket edip kendimize zarar vermemizi önlemek için kasları felç eder. Ancak bazen (bilim insanları hala nedeninden emin değil) beynin duyusal kısmı REM'den erken çıkıp kendinizi uyanık hissettirir. Beynin alt kısmı ise hala REM'dedir ve kaslarınızı felç etmek için nörotransmitterler göndermeye devam eder. Beynin duyusal kısmı aktif hale gelir.
ZİHİNSEL VE ALGISAL OLARAK UYANIYORSUNUZ AMA FİZİKSEL OLARAK HALA FELÇSİNİZ
Uyku felcini birçok insan için alıştıkları bir durum olarak değerlendiren Oxford Üniversitesi'nde uyku profesörü Colin Espie,
"Bu biraz uyurgezerliğe benziyor; uyurgezer insanların çoğu hiç doktora gitmiyor. Bu aile içinde bir sohbet konusu gibi kalıyor" diyor.
Ancak şanssız bir azınlık için bu durum daha ciddi sorunlara yol açabiliyor. Sharpless'ın araştırması, uyku felci yaşayanların yüzde 15 ila yüzde 44'ünün "klinik olarak önemli sıkıntı" yaşadığını ortaya koydu. Sorunlar genellikle durumun kendisinden ziyade uyku felcine nasıl tepki verdiğimizden kaynaklanıyor. Hastalar gün boyunca bir sonraki nöbetin ne zaman geleceğiyle ilgili endişe yaşıyor.
TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ ?
Doktorlar, uyku yapısı parçalandığı için uykusuz kalındığınızda uyku felci geçirme olasılığının daha yüksek olduğunu söylüyor. Bazı hastalar da sırt üstü yattıklarında daha fazla bu durumu yaşadıklarını söylüyor, ancak bu konuda belirli bir açıklama yok. Uyku felcinin tedavisinde en yaygın yaklaşım eğitimseldir: Hastalara bu durumun nasıl meydana geldiği basitçe anlatılır ve tehlikede olmadıkları konusunda güvence verilir. Bazen bir tür meditasyon terapisi kullanılır. Amaç, hastanın yatağa gitme konusundaki endişesini azaltmak ve uyku felci geldiğinde sakin kalmaları için onları eğitmektir. Daha ciddi vakalarda, normalde depresyon tedavisinde kullanılan ancak REM uykusunu bastırma gibi bir yan etkisi olan seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI'lar) dahil olmak üzere ilaçlar uygulanabilir. En dramatik ve etkisi uzun süren uyku felci atakları canlı halüsinasyonlarla gelenlerdir. Bunlar korkuya yol açsa da bilim insanları aynı zamanda bize insan beyni hakkında önemli veri sunduklarını düşünüyorlar.
BEYİN KENDİ AÇIKLAMASINI YARATIYOR
Uyku felcine girdiğinizde, beyninizin motor korteksi vücuda sinyaller göndermeye başlar ve hareket etmesini söyler. Ancak kaslar felçlidir ve bu yüzden beyin karşılığında herhangi bir geri bildirim sinyali almaz. Jalal, "Bir uyumsuzluk vardır... benlik parçalanmış, bozulmuştur" diyor. Sonuç olarak, beyin "boşluğu doldurur" ve kasların neden hareket edemediğine dair kendi açıklamasını yaratır. Bu yüzden pek çok halüsinasyonda bir yaratık göğsünüze oturur ya da vücudunuzu aşağı doğru bastırır. Bu da evrimci bilim insanları arasında popüler olan insan beyninin bir "hikaye anlatma makinesi" olduğu fikrini güçlendiriyor.
Dünyanın büyük bir kısmının rastlantısal olduğu gerçeğini kabul etmekte zorlanıyoruz ve bu yüzden beynimiz sıradan olana bir anlam bulma çabasıyla dramatik anlatılar tasarlıyor. Londra Üniversitesi Goldsmiths'te anomalistik psikoloji araştırma biriminin başkanı olan Christopher French, on yıldan fazla bir süreyi dünyanın dört bir yanında bu halüsinasyonları yaşamış insanlarla konuşarak ve gördüklerini kaydederek geçirdi. French,
"Ortak temalar var, ancak aynı zamanda büyük miktarda kendine özgülük, değişkenlik de var" diyor.
Halüsinasyonlar kültürden büyük ölçüde etkileniyor gibidir. Kanada'nın bir bölgesinde göğsünüzün üzerinde oturan bir "Yaşlı Cadı" iken, Meksikalılar göğüslerinde yatan bir "Ölü Adam", Türkler gizemli ve hayaletimsi bir yaratık olan "Karabasan"ı tarif eder; İtalyanlar da genellikle cadı halüsinasyonu görürler. Bu durum, insanların kültür ve beklentilerden büyük ölçüde etkilenen sosyal hayvanlar olduğu fikrini güçlendiriyor.
KÜLTÜRÜN YARATTIĞI KORKU
Jalal'ın teorisine göre doğaüstü korkusu insanların uyku felcinden daha fazla korkmasına neden oluyor ve bu kaygı da zihinle beden arasındaki yakın kaynaşmanın bir göstergesi olarak bu olgunun gerçekleşme olasılığını artırıyor. Jalal,
"Kaygı ve stres yaşadığınızda, uyku yapınız daha parçalı hale gelecektir, bu nedenle uyku felci geçirme olasılığınız daha yüksektir. Diyelim ki büyükanneniz size 'Yaratık böyle görünüyor, geceleri geliyor ve size saldırıyor' dedi. Ve bu korku nedeniyle aşırı uyarılırsınız, beyninizin korku merkezleri aşırı tetikte olur. Ve bir de bakmışsınız ki REM uykusu sırasında 'Bir şeyler ters gidiyor, hareket edemiyorum, yaratık burada' diye hissediyorsunuz.Öyle görünüyor ki kültür gerçekten de bu çarpıcı etkiyi yaratabiliyor." diyor.