Eskiden Yeşil Barak Köyü’nün geçim kaynağı olan Barak kilimleri Orta Asya, Selçuklu ve Osmanlı döneminden günümüze kadar geliyor. Bu yöresel kilimler, Osmanlı’nın Doğu Anadolu’dan Antalya’ya sürgün ederek getirdiği Barak Türkmenlerinin yöresel kilimleri olarak biliniyor. Barak kilimleri zamanında göç etmek zorunda kalan Türkmenler tarafından, kötü hava koşullarına maruz kaldıklarında çadırlarının zeminlerini rutubetten korumak için üretiliyordu.

 

DUYGULARIN TERCÜMANI OLUYORDU

Barak kiliminin nasıl dokunacağını çocuk yaşta öğrenenler sadece kilim dokumuyor o kilime duygularını da katıyordu. İletişimin güçlü olmadığı zamanlarda genç kızlar dokudukları kilimlerle sevdiklerine mesaj gönderiyordu.

 

BARAK KİLİMLERİ ÖLMESİN, RENKLERİMİZ SOLMASIN

Barak kilimi kültürünün yok olmaması ve Barak kiliminin yeniden Kaş’ın simgesi haline gelmesi için yakın tarihte Kaş Halk Eğitim ve kaymakamlık bir proje başlattı. Bu projeye “Barak Kilimleri Ölmesin Renklerimiz Solmasın”  adı verildi. Bu proje ile birlikte Boğazcık köyünde dokuma kursları açıldı. Dokuma tezgahları kuruldu ve yörede yaşayan köy kadınlarına eğitimler verilerek kilimler dokundu.

 

YEDİ ÇEŞİT BARAK KİLİMİ

Yeşil Barak kilimi olarak da bilinen Barak kiliminin bugün yedi çeşidi bulunuyor. Farklı dokumaları olan kilim çeşitlerinin isimleri şöyle:

Türkmen kilimi, Istarga Türkmen kilimi

Biçkili Kilim

Aykırı Biçkili Kilim

Çengelli yada Çentikli Kilimi

Yelekli Kilim

Ürkütme Yelekli Kilim

Koca Yanışlı Kilim

BARAK’LARIN ANADOLU’YA GELİŞİ

Barak Türkmenleri, 14. Yüzyılın başlarında Horasan'dan Doğu Anadolu'ya gelmişlerdir. Barak ozanların söylediği aşağıdaki türkü Barak'ların Anadolu'ya gelişini şu ifadelerle anlatır:

"Kalktı sökün etti piri dedeler,
Çan çalar mayalar bozlaşır gider.
Arap ata binmiş gelinler kızlar,
Onlarda hup dilinden söyleşir gider.

 

Bizim beylerimiz düştüler yola,
Alâ gözlerine ben olam köle.
Abbasi beşiği, maafe bile,
Atlarda çöl deyi sızlaşır gider."

 

RAKKA BÖLGESİNE SÜRGÜN

Osmanlı Devleti 17. Yüzyılda 80 Bin Barak Türkmeni ve 20 Bin Abdal Türkmeni Suriye'nin Rakka bölgesine sürgün gönderir. Barak Ozanlar bu sürgünü aşağıdaki türküyle dile getirir:

"Dövülür davullar iniler dağlar,
Harbiler çağrışır analar ağlar,
Gürleyip feyhana konduğu çağlar,
Şemsettinden ubur etti Beydilli.

 

Kadıoğlu Yusuf Paşa gelende.
Yalan dünya benim derdi Beydilli,
Seksen bin evle Rakka'ya iskan olanda,
Tayı muvaliyi kırdı Beydilli.

 

Uzun yaylalardan konup göçerken,
Soğuk sulu badeleri içerken,
Al sofraya türlü taam açarken,
Seyredin neye vardı halimiz."

ALEVİ KÜLTÜRÜNÜN İZLERİNİ TAŞIYAN SÜNNİLER

Barak Türkmenleri aslen Alevidir. Ancak sürekli oradan oraya sürülmelerinden dolayı Sünni olarak hayatlarını sürdürüyorlar. Buna rağmen yaşam biçimleri hala Alevi kültürü ve izi taşıyor.

Muhabir: YEŞİM ERTAN