Nisan ayı olmasına rağmen soğuk bir Ankara günü. Bahar gelmesine gelmiş, ağaçlar çiçeğe durmuş ama Ankara henüz kışın etkisini atamamış.
Yarın CHP'nin 21. Olağanüstü Kurultayı var. CHP Genel Merkezi saat 08.30 itibariyle sakin. Teker teker gelen CHP personeli, rutinini gerçekleştiriyor.
Buna karşılık Söğütözü'nde bulunan Genel Merkez binasının karşısında bulunan cafeIer, henüz açılmamış olsa da Genel Merkezin açılmasını bekleyen insanları ağırlıyor.
Buradan da bugün CHP Genel Merkezinin hareketli bir gün yaşayacağı çıkarımını yapıyoruz.
Gittikçe artan ve 19 Mart sonrasında doruğa çıkarak kitlesel eyleme neden olan baskılar ve özellikle de CHP Genel Merkezine kayyum atanması riskine karşılık alınan Olağanüstü Kurultay kararı, aşina olduğumuz çekişmelerin aksine, birlik, beraberlik vurgusunun öne çıkmasına neden oluyor.
Aslında, bayrama da denk gelen geçtiğimiz hafta hareketli saatler yaşanmıştı.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkanlığı, Gökhan Günaydın'ın TBMM Grup Başkanlığı, Ekrem İmamoğlu'nun da Cumhurbaşkanı adaylığı, kulislerde fısıldanan senaryolardan birisiydi örneğin.
Ancak, Kemal Kılıçdaroğlu'nun "aday değilim" çıkışı bu söylentilerin tamamını boşa düşürdü ve kurultay mecrasında akmaya başladı.
Bir diğer önemli nokta da, Özgür Özel'in bu kurultayda Parti Meclisi (PM) seçimi için blok liste isteyeceği, bu yollarda PM'de ciddi değişikliklere gidebileceği konusuydu.
Dün itibariyle PM seçiminin çarşaf liste olacağı bilgisi fısıldandı kulislere.
Böylece 21. Olağanüstü Kurultay'ın ana mücadele alanı haline geleceği belli oldu.
Şimdilik genel kanı, Özgür Özel'in PM'de esastan bir değişik yapmayacağı, anahtar listesini mevcut yapı üzerine kuracağı yönünde.
Tabi bu arada Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın Genel Başkan adaylığı da var.
Bu konuda herkesin sorduğu ilk soru, "adaylık için yeterli imzayı toplayabilir mi?"
Bu haksız bir soru.
Aynı Ümit Uysal, tüzük kurultayında hazırladıkları değişiklik tasarısına 120'den fazla imza toplamıştı.
Burada da imza sorunu olmayacaktır.
Sonrası mı?
Sonrasını her beraber izleyeceğiz.
Son olarak, Antalya delegasyonundan PM'ye giren olacak mı, olursa kim olur.
Sağda, solda dillendirilen isimlere bakmayın.
Şu anda PM adaylığını dillendiren isim yok. Herkes, aynı cümlenin arkasına saklanıyor.
"Partim görev verirse"
Ümit Uysal dışında kimse çıkıp da, "ben varım" demiyor.
İyi de, açılmayan talebin görevi mi olur?
Hele de CHP'de??