Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, TBMM’de yaptığı, “Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023 yılı itibarıyla geçerli 2 bin 709 tane protokolü var. Bunların içerisinde, sizin ‘tarikat, cemaat’ dediğiniz, bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Onlarla protokol yapmaya da devam edeceğiz. Çünkü onlar, çocukların dağa çıkmasını engelliyor” açıklamasına karşı tepkiler sürüyor.
EĞİTİM SİSTEMİNDE TARİKATLARA YER YOK
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Tarikatlarla protokol imzalamaya devam edeceğiz” çıkışı eğitimden siyasete birçok alanda tepkiyle karşılandı. Bakan Tekin’i eleştiren bir açıklama da Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nden (TÜSİAD) geldi.
TÜSİAD, Milli Eğitim Bakanlığı ile tarikatlar arasında yapılan protokollere ilişkin olarak, “Cemaat ve tarikatlara eğitim sisteminde yer olmaması gerekir. Eğitim sisteminde çağdaş eğitimle bağdaşmayan konuların gündemde olmasının ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri ile uyuştuğunu söylemek mümkün değildir” açıklamasında bulundu.
ÖZGÜR DÜŞÜNEN BİREYLERE İHTİYAÇ VAR
TÜSİAD’dan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ekonomik ve sosyal kalkınmayı başarmış, demokratik laik bir hukuk devleti olan Türkiye için çağdaş bir eğitim seferberliğine ihtiyacımız var. Müfredatı 21. yüzyıl becerilerine uygun hale getirmek, gençlerimize çağın gerektirdiği yetkinliklerin kazandırılması ve katma değeri yüksek bir ekonomi açısından büyük önem taşıyor. Kimseyi geride bırakmadan her bir öğrencinin kaliteli bir eğitime ulaşmasını sağlamak önceliğimiz olmalı. Çağımızda genç kuşaklarımızı ezberciliğe değil eleştirel ve yaratıcı düşünceye dayanan bir eğitimle buluşturmalıyız.
Gelecekte özgür düşünen bireylere hem toplumsal yaşamda hem de iş yaşamında her zamankinden daha çok ihtiyaç duyacağız. Kalkınmanın her boyutunda koyduğumuz iddialı hedeflerin gerçekleşmesi de bunu gerektiriyor. Ülkemizin bu yöndeki ihtiyacı ve yakın geçmişte yaşanan acı tecrübeler dikkate alındığında cemaat ve tarikatlara eğitim sisteminde yer olmaması gerekir. Eğitim sisteminde çağdaş eğitimle bağdaşmayan konuların gündemde olmasının ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri ile uyuştuğunu söylemek mümkün değildir. Milyonlarca öğrenci, veli, öğretmen, iş, emek, teknoloji dünyası ve akademi gibi çok geniş bir çevreyi etkileyen eğitim alanında bilime dayalı politikalar uygulanması esas olmalıdır.”
LAİK EĞİTİMDEN KALAN SON KIRINTILAR...
TÜSİAD’ın açıklaması sonrası Türkiye Komünist Partisi (TKP) Antalya İl Örgütü’nden ise yanıt gecikmedi. AK Parti’nin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin aracılığı ile laik eğitimden geriye kalan son kırıntıları kaldırıp, eğitimi tarikatlara teslim edecek adımları attığını iddia eden açıklamada, yapılan tüm değerlendirmeler ‘Büyük sermayenin temsilcisi TÜSİAD’dan utangaç bir itiraz sesi yükseldi’ şeklinde tasvir edildi.
BESLEME TARİKATLARI DAĞITACAĞIZ
TKP Antalya İl Örgütü’nün, TÜSİAD’a cevaben yayımladığı açıklamada şu ifadelere yer verildi;
“Eğitimin dinselleştirilmesi ve tarikatlara teslim edilmesi programını yürüten AKP, TÜSİAD’ın sınırsız desteğiyle iktidarda. 20 yıl önce AKP’yi iktidara taşıyan da TÜSİAD’dı. Büyük sermaye bu tercihinin karşılığını kârlarına kâr katarak, ülkenin varlıklarını yağmalayarak aldı.
Yani eğitimi cemaat ve tarikatlara teslim etme programı aynı zamanda TÜSİAD’ın programı. Laik eğitim el birliğiyle soydukları halkın ihtiyacı. Bunun vazgeçilmez iki şartı ise tarikatların ve TÜSİAD’ın dağılması. Bu ülkeyi gericilikten de onu var eden sermaye diktasından da kurtaracağız. Söz veriyoruz; TÜSİAD’ı ve onların beslemesi tarikatları dağıtacağız.”