“Kıyılar kamuya aittir ve hiçbir şekilde ticarileştirilemez. İhale iptal edilmelidir” denilen Antalya Halkevi açıklamasında, “Sahilin bu bölümünün nasıl kullanılacağına kent savunucuları, ilgili kurumlar ve halkla birlikte karar verilmelidir” denildi.

SAHİL İŞLETMELERCE İŞGAL EDİLMEKTE

Konyaaltı sahilinin Boğaçayı’ndan büyük limana kadar olan bölümünün yap işlet devret modeli ile ihaleye çıkarıldığı, 4 Mayıs’taki ihaleye katılan olmadığı, kent savunucularının görüşleri hiçe sayılarak alanın CHP’li büyükşehir Belediyesi tarafından ticarileştirilmeye açıldığı vurgulanan Halkevi açıklamasında, “Menderes Türel tarafından sahilin diğer bölümünde, yeni düzenleme olarak icra edilen proje ile sahildeki ticarileşme katlanmıştı. Beach Park’tan Boğaçayı’na kadar dokuz adet olan ticari işletme sayısı 21’e çıkarılırken, Beach Park içinde ise (çok sayıdaki dükkan hariç) 12 ticari plaj yapılmış, böylece toplam tesis sayısı 33’e ulaşmıştı. Oysa önceden 7 klometrelik sahil boyunca 24 işletme vardı. CHP’li Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan ihale ile, kent savunucularının Türel yönetimince yat limanı yapılmasını engellediği alan bugün ticarileştirilmek istenmektedir. Muhittin Böcek yönetimince yapılan projede, Türel’in 33’e çıkardığı işletmelere 5 tane daha eklenip toplam plaj işletme sayısı 38 olarak planlanmaktadır. Halkın ücretsiz yararlandığı alanlar daralmakta, sahil bir bardak çayın 20 TL’den başladığı işletmelerce işgal edilmektedir. ‘Konyaaltı sahili halkın kullanımına kapatılıyor’ diye yaptığımız itirazın özü, paralı alanlar çoğaltılırken halka açık parasız alanların küçültülmesidir” ifadelerine yer verildi.

YÖNETMELİĞE UYDURMA ÇABASI

“Yap işlet devret gibi belediye cebinden para çıkmadan yaptırılması planlanan düzenleme, Menderes Türel’in, dönemin parasıyla 254 milyon TL harcayıp yaptığı sonra da bir firmaya altın tepside sunduğu sahil düzenleme projesi ile karşılaştırıldığında ‘masum’ bir girişim olarak görülmektedir. Hiç değilse belediyeden para çıkmıyor diye düşünülüyor. Ancak özü itibariyle bu, kamuya ait olması gerekenleri ticarileştiren aynı neo liberal bakışın ürünüdür” denilen Antalya Halkevi açıklamasında devamla şunlar söylendi: “AKP’li Menderes Türel tarafından yapılarak, Alkoçlar firmasına peşkeş çekilen işletmelerden şartnamede 6 metrekare olarak verilen kapalı-büfe alanları, kimileri 250 metrekareye kimileri 500 metrekareye çıkarılan kapalı tesisler haline getirilmiştir. Öyle ki kimi işletmeler, yüzlerce kişiyi alabilecek sahnesi ve müzik tertibatı olan yerlere dönüşmüştür. Maalesef bu genişleme hepsi aynı tip olan yapılarla, son bir yıl içinde ve mevcut CHP’li belediye yönetiminin gözü önünde gerçekleşmiştir. Bütün bunlar Büyükşehir belediye başkanı Muhittin Böcek yönetiminin gözü önünde yaşanırken, Boğaçayı’ndan limana kadar olan 1000 metre uzunluğundaki sahile, her biri 6 metrekarelik 5 adet büfe yeri yapılacağı yazan ihale şartnamesi, Menderes Türel’in de yaptığı gibi ihaleyi Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’e uydurma çalışmasından başka bir şey ifade etmemektedir.”

HALKIN KULLANIMINA AÇILSIN

“Kıyılar kamuya aittir ve hiçbir şekilde ticarileştirilemez. İhale iptal edilmelidir” denilen Antalya Halkevi açıklamasında, “Sahilin bu bölümünün nasıl kullanılacağına kent savunucuları, ilgili kurumlar ve halkla birlikte karar verilmelidir. Sahilde ihale şartnamesine ve kıyı kanununa aykırı olarak inşa edilmiş bütün yapılar yıkılmalı, bu yapılara göz yuman sorumlular yargı önüne çıkarılmalıdır. Söz konusu 1000 metrelik sahil bandı, çok düşük maliyetle belediye tarafından düzenlenebilir. Bu alan belediye tarafından yönetilerek, alanın tamamı ücretsiz olarak halkın kullanımına açılmalıdır” denildi.

Muhabir: MUSTAFA KOÇ