Antalya
06.01.2023
A
SİVİL TOPLUM , YAŞAM
Şamar oğlanı değiliz
Şamar oğlanı değiliz

Genel Sağlık-İş, memurlara yapılan zammı protesto etti. Genel Sağlık-İş Sendikası Antalya İl Temsilcisi Nurhamide Cirit, "İktidarın şamar oğlanı olmayacağız" dedi

 

Hükümet tarafından açıklanan zam oranları memurları memnun etmedi. Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde buluşan Genel Sağlık-İş üyeleri hükümeti protesto etti. Eyleme Eğitim İş Şube Başkanı Sadık Acar ve yönetimi de destek verdi. Burada konuşan  Genel Sağlık-İş Sendikası Antalya İl Temsilcisi Nurhamide Cirit, "Kaşıkla verip kepçeyle almayı ekonomi politikası olarak kabul ettirmeye çalışan siyasi iktidar, ekonomideki beceriksizliğinin, başarısızlığının ve liyakatsizliğinin bedelini yine halkın her kesimiyle beraber sağlık emekçilerine ödetmeye çalışmaktadır. Artık takke düşmüş, kel görünmüş; bütçenin açığı da aynı vatandaşın yırtığı, söküğü gibi yama tutmamaktadır. Yandaşlara aktarılan kaynaklar, koskoca bir ülkenin geleceğine ipotek koyacak hale gelmiş ve fakruzaruret koşulları oluşmuştur.Yüksek enflasyon karşısında alım gücü her geçen gün eriyen kamu çalışanları, umutla girmeyi beklediği yeni bir yılın ilk günlerinde yine hüsrana uğramıştır.   20 yıllık siyasi iktidar, yanlış ekonomik politikalarının sebep olduğu krizin faturasını yine kamu emekçilerine kesmiştir.Cumhurbaşkanı Erdoğan, “sendikamız” diyerek yandaş konfederasyon olduğunu itiraf ettiği Memur-Sen’in organizasyonunda memur ve emekliye yüzde 25 zam oranını “müjde” diye duyurmuştur. Protokol sıralarında oturan Memur-Sen Başkanı yüzde 25 zammı alkışlayarak iktidara karşı görevini yerine getirmiştir. Önce yüzde 25 zam diyerek ölümü gösteren siyasi iktidar, ardından yüzde 30 zam yaptık diyerek sıtmaya razı etmiştir. Hem siyasi iktidar hem yandaşı sendika yüzde 5’i ikinci müjde olarak duyurmuştur" dedi.

 

SOĞAN KADAR ETMİYOR

 Genel Sağlık-İş Sendikası Antalya İl Temsilcisi Nurhamide Cirit açıklamasına şöyle devam etti: "Yaşanan bu trajik olay, ülkemiz sendikacılığının geldiği içler acısı durumu bir kez daha gözler önüne sermiştir.  Temsil ettiği milyonları, açlığa sefalete mahkûm eden bu zihniyet tarihin çöplüğünde yerini elbette ve kesinlikle alacaktır. Emekçinin alın terini hiçe sayarak tutulan her alkış, bu gidişi hızlandıracaktır.   Artık deniz bitmiştir… Artık yolun sonu görünmektedir. İktidar sahipleri kadar yandaş sendikacılar da bunu çok iyi görmekte ve bilmekte, ancak şahsi menfaatlerini, kimilerinin siyasi emelleriyle tevhid etmektedirler. Bir yılda kuru soğanın bile yüzde 315 kıymetlendiği ülkemizde, görünen o ki iktidarın sağlık çalışanlarının emeğine verdiği değer soğan kadar bile etmemektedir. Asgari ücrete eşitlenmiş maaşlarla, yoğun çalışma koşullarında insanüstü gayretle sağlık hizmeti sunan sağlık emekçileri, derin yoksulluğa mahkûm edilmiştir. Bu oran, sağlık çalışanlarının emeğine yönelik büyük bir saygısızlık, aşağılama, hor görme ve yok saymaktır Kira + yiyecek + faturalar üçgeninde evini geçindirmeye çalışan, Yoğun mesai, şiddet, mobbing üçgeninde nefes almaya çalışan, Ancak her nasılsa büyüdüğü söylenen ekonominin altında kalan sağlık emekçisidir.  Evet, büyüyen bir şeyler vardır ancak o belli ki ekonomi değildir… Sağlık emekçilerinin her geçen gün daha da artarak karşı karşıya kaldığı zorluklar, stres, hayat mücadelesinin ağırlığıdır. Sağlık emekçisi “sadaka” değil, mesleğinin onuru ile insanca yaşamak istemektedir.  Tükenen sağlık çalışanları, sadece alın terinin karşılığını istemektedir."

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: