Antalya
04.01.2023
A
GÜNDEM , RÖPORTAJ
Deniz Mahallesi'nde kiracılar göç ediyor
Deniz Mahallesi'nde kiracılar göç ediyor

Fahiş kira artışları Deniz Mahallesi'ni de vurdu. 7 bin 200 nüfuslu mahallede 8 bin liranın altında konut bulunmazken mülk sahipleri tarafından çıkarılmak istenen kiracılar kara kara düşünüyor. Bazı mahalle sakinleri ise yüksek kirayla başa çıkamayınca memleketine dönüş yaptı.

Röportaj: Engin KORKMAZ

Rusya-Ukrayna savaşının ardından Antalya'ya başlayan göç, kiraların fahiş oranda artmasına neden oldu. Mahkemeler ev sahibi-kiracı anlaşmazlıkları nedeniyle açılan dava dosyalarıyla doldu. Binaların çok eski olması nedeniyle Antalya'nın 'istenmeyen' mahalleleri arasında yer alan Deniz Mahallesi ise bir anda kıymete bindi. Ortalama 50 yıllık yapıların bulunduğu mahallede çoğunluğu yaşlı olmak üzere 7 bin 200 kişi ikamet ediyor. Mahalle nüfusun büyük bölümünü uzun zamandır burada yaşayanlar oluşturuyor.  Son 8 ayda yaşanan kira artışlarının ardından mahallede 8 bin liranın altında kiralık konut bulmak imkânsız hale geldi. CHP Deniz Mahallesi Temsilcisi Naz Wiessner, barınma sorunu ve çözümüne yönelik mahallede çalışma yaptı. Mahalle sakinleriyle görüşen Wiessner, çalışmalarını rapor haline getirip Muratpaşa Belediyesi'ne sundu.

PSİKOLOJİK TERÖR UYGULANIYOR

Deniz Mahallesi'nin barınma sorununu konuştuğumuz Naz Wiessner, "Eskiden insanlar faturaların yüksekliğinden, pazar fiyatlarından ve geçim sıkıntısından bahsederdi. Şimdi tek sorunları kiralık konut ve barınma sorunu" dedi. Wiessner, "Son 1 sene içinde Türkiye genelinde hem kiralarda hem de gayrimenkul satışlarında yüksek artış yaşandı. Bunun sebebi olarak Rusya-Ukrayna savaşı gösteriliyor fakat bana göre savaş bu artışların sadece ateşleyicisi oldu. Enflasyonun yüksek olmasından dolayı mülk sahipleri zaten bir artış yapacaktı. Yabancıların kente göçü ile ikinci bir zam daha yaptılar ve bu duruma geldik.    Komşularım ciddi bir mağduriyet yaşıyor. Gelir durumu alt seviyede olanlar giriş katta otururdu. Öncelikli olarak mülk sahipleri giriş kattaki komşularımıza psikolojik terör uygulamaya başladı. Alt gelir grubuna üye komşularımızı çıkarıp eve biraz tadilat yapıp yüksek kiraya vermek istiyorlar." dedi.

MEMLEKETLERİNE DÖNÜYORLAR

Mahalle sakinleriyle konuşurken, 'Komşum nereye gidecek?' sorusuna cevap aradıklarını söyleyen Wiessner, "Burada çalışmayanlar memleketlerine dönmeye başladı. Kırsala göç başladı. Antalya eskiden sadece diğer kentlerden göç alırdı şimdi diğer ülkelerden de göç almaya başladı.  Antalyalıların ise kentin uç noktalara itildiğini görüyoruz. Sosyal bir devlet olamamanın sancılarını yaşıyoruz. Sosyal devlet olsaydık insanlar sokakta kalma tehlikesi yaşamazdı. Kısa vadede çözüm olacağına inanmıyorum" diye konuştu. Deniz Mahallesi'nin önemli bir konumda yer aldığını belirten Naz Wiessner, "Yabancılar tarafından öncelikle Lara ve Konyaaltı tercih edildi. Oralarda 25 bin lira dahi ev bulamıyorsunuz. Biz dezavantajlı bir mahalle olarak görülüyorduk. Lara ve Konyaaltı'nda yer kalmayınca Deniz Mahallesi bir anda kıymete bindi. Antalya'da 7 mahallede yabancılara konut satışı ve kiralanması yasaklandı, fakat Deniz Mahallesi bu listeye dâhil edilmedi.  Dolayısıyla gözler bir anda Deniz Mahallesi'ne çevrildi." diye konuştu.

KİRALAR 8 BİN LİRADAN BAŞLIYOR

Mahalledeki binaların 1972-1974 yılları arasında yapıldığını belirten Wiessner, "Yapıların yüzde 90'nı fiziksel ömrünü tamamlamış durumda. Emlak sektöründeki hızlı sirkülâsyona bağlı olarak binalar art arda kentsel dönüşüme girmeye başladı. Binası yıkılan komşularımız da taşınmak zorunda kaldı. Kalabalık nüfusu olan bir mahalleyiz Güneş dahi girmeyen, bodrum olarak nitelendirdiğimiz yerlerde dahi kiralar 8 bin liradan başlıyor. Bunun yanı sıra yabancı düşmanlığı yani ırkçılıkla da karşı karşıyayız. Bazı komşularım yabancıları suçluyor. Hâlbuki burada suç yanlış yönetimde. Maalesef yabancılar için emlak cenneti haline geldik.  Hükümetten kiracıları korumaya yönelik adım yok. Ne olacağını bilmiyoruz. Gidişat hiç iyi görünmüyor. Bu bir balon dendi ama balon olduğunu sanmıyorum. Ekonomik krizle birlikte toplumsal ve ahlaki çöküşün hızla artacağını, illegalitenin (yasadışılığın) artacağını düşünüyorum. Çünkü insanlar legal çözüm üretemeyince illegal çözümlere yönelecektir. Burada insanlar uzun yıllardır alışkın oldukları evlerinden, mahallelerinden kopartılıyorlar. İnsanlar tanıdığı, bildiği ortamda kendini güvende hisseder.  Buradaki insanlar kopartılıp hiç bilmedikleri bir mahallede yaşamaya zorlanıyor. Bunun psikolojik bölümü de önemli" diye konuştu.

 

MAHALLELİ DERT KÜPÜ

CAN ATAKUL

Deniz Mahallesi’nde en büyük külfet barınma sorunu. Ev bulamıyoruz, kiralık ev yok. Mahalledeki binaların birçoğu kentsel dönüşüme girdi. Kiraların altından kalkacak gibi değiliz. Bulabildiğimiz evlerde insanın sağlıklı yaşamasına uygun değil. Evlerin çoğunda elektrik ve tuvalet sorunu yaşanıyor ama böyle kullanmak zorundayız. Çeşmeden pas geliyor. Çünkü borular çok eski. Çeşmeyi açtıktan 3 dakika sonra temiz su geliyor. Bu şekilde hayatımızı sürdürüyoruz.

MELİHA GÜRYAPRAK

Son bir sene içinde 3 kez ev değiştirdim. İlk oturduğumuz evde kanalizasyon sorunu vardı. Bu nedenle çıkmak zorunda kaldık. İkinci taşındığımız ev yüksek fiyata yabancılara satıldı. Son oturduğumuz evde emekli maaşımdan daha yüksek kira veriyorum. Kızımla birlikte yaşadığım için kirayı ödeyebiliyorum. Tek başıma olsam altından kalkmam mümkün değil.

SEZGİN ASLAN

25 yıldır bu mahallede oturuyorum. 6 aydır işsizim. Binamız kentsel dönüşüme girecek. Kiraya çıkmamız lazım. 2 çocuğumu burada büyüttüm. Kentin en uzak yerlerinde bile kiralar almış başını gitmiş. Bizim binamız 50 yıllık. Mahallemde de kiralık ev bulamıyorum. Kömürlük dahi yok. Hükümet bize destek olarak aylık 1085 lira kira yardımı veriyor. Ben de Anamur'a ailemin yanına taşınacağım. Başka çarem yok. Ama herkes benim kadar şanslı değil. 6 aydır büyük oğlumun maaşı ile geçiniyoruz.

ARZU DERSE

35 yıldır burada yaşıyorum. Emekli maaşımda kredi çekip 2015 yılında ev aldım. Şimdi evimiz kentsel dönüşüme girdi. Kiralık ev bulamıyorum. Hepimiz mağdur durumdayız. Şuan oğlumun yanındayım. Ona sığındım çünkü gidecek başka yerim yok.  Emekli maaşımla hem kredi ödüyorum hem de eşyalarımı koyduğum deponun kirasını ödüyorum. Oğlumun da ev sahibi çıkarmak istiyor. Ortada kalmış durumdayız. Son dönemde paramız pul oldu, hiçbir değeri kalmadı.

NİLÜFER DEMİRKAN

10 senedir Deniz Mahallesi’nde yaşıyorum. Engelli bireyim. Engelli maaşımla geçiniyorum daha doğrusu geçinmeye çalışıyorum. Engelli olduğum ve yaşımdan dolayı iş bulamıyorum. 625 lira engelli maaşımdan başka gelirim yok. Mahalle sakinlerinin ve belediyelerin yardımı ile yaşamaya çalışıyorum. Ev sahibim çok yüksek oranda kira istiyor. 'Veriyorsanız oturun, veremezseniz çıkın' diyor. Gidecek köyüm yok, başka evim yok. Nereye gideceğim? Şehirde yaşayanlar köylerine dönüyor benim öyle bir şansım da yok.

HATİCE KÖKSAL


30 yıldır bu mahallede oturuyorum. Evliyim 3 tane evladım var. Turizm sektöründe çalışıyorum. Kış mevsimi olduğu için işsizim. Eşim asgari ücretle çalışıyor. Ev sahibi kiraya yüzde 300 zam yaptı. İtiraz ettik ama bir çözüm bulunamadı. Pandemiden dolayı çektiğimiz krediler vardı onları ödeyemedik.

MÜZİSYEN MEHMET YAŞAR

Ailecek müzikle uğraşıyoruz. Pandemide müzik yasaklanınca işsiz kaldık ve zor günler geçirdik. Öyle ki belediyelerden yardım almaya başladık. Tam her şey düzeliyor derken bu kez de yabancıların Antalya'ya göçü ile kiralar inanılmaz oranda arttı. Çocuklarım kiralarını ödeyemediği için şuan tek evde 3 aile toplam 10 kişi kalıyoruz.

FATMA ÇAKMAK

13 yıldır bu mahallede oturuyorum. Kızım doğuştan kalp hastası ve 3 kez açık kalp ameliyatı oldu. Eşim kanser hastası. Evimiz kentsel dönüşüme girdi bizde kiraya çıktık. Kızımın okulunu değiştirmemek için Deniz Mahallesi'nde ev aramaya başladık ama bulamadık. Bodrum katlar dahi 8 bin liradan başlıyor. Varsak'ın en uç noktasında bir ev bulabildik. Kanser hastası olan eşim sigortamız devam etsin de kemoterapiyi kesip çalışmaya başladı. Çünkü sigorta olmazsa hem kendisi hem ben hem de kızımız tedavi olamaz. Resmen bir çıkmazın içindeyiz.

HAVA ÇİFÇİ

Pandemiden önce ev almıştım, iyi ki almışım, kendimi çok şanslı hissediyorum. Bu evi de çocuklarımın yardımı ile aldım. Kiralar çok yüksek bu duruma çok üzülüyorum. Bu yaşıma kadar çok yönetim gördüm ama ülkeyi bu kadar kötü yöneten başka bir iktidar görmedim. İnsanlar yerlerde sürünüyor. Emekli maaşım kendime zor yetmiyor. Çocuklarım evlendi ve kendi ayakları üzerinde duruyor ama torunlarım ne olacak, onların geleceğini düşünüyorum.  Herkes aç sefil. Seçimlere az kaldı, insanlar sandıkta gereken cevabı verecektir. Benim gördüğüm kadarıyla hükümet kendi yandaşlarını zengin etme derdinde.  Ben bu yaşımda kirada otursam geçinemezdim.

 

 

 

 

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: