Antalya
28.11.2022
A

Konya'da yaşanan rezaletin, vahşetin üzerine ne söylenebilir ki... Duyarsızız, saygısızız, umursamaz ve en tehlikelisi kendimizi dünyanın hâkimi sanıyoruz. Konya'da yaşananlar ülkemizde hayvanlara verilen önemi(!) bir kez daha gösterdi. Hatırlayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, sokak hayvanları için net bir şekilde şu cümleyi kurmuştu: "Sahipsiz hayvanların yeri sokaklar değil, barınaklardır.” Son olarak Konya'da yaşananlar gösterdi ki sokak hayvanları barınaklarda de güvende değil.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Bunun için çok uzağa gitmeye gerek yok. Daha geçen sene Alanya Belediyesi'nin hayvan barınağında köpeklerin birbirini yediğini, sağlıksız bir ortamda tutulduğunu gördük. Sosyal projeleri ile beğenilen Hakan Tütüncü'nün bambaşka bir çehre kattığı Dokuma Park'ta da kedilerin ölüme terk edildiğine şahit olduk.

Dokuma Park demişken... Orada sokak kedileri için kedi binası yapılmış ve bu bina nedeniyle kediler açlıktan ölmüştü. Tepkiler üzerine parkın farklı bölümlerindeki kedi evleri geri yerleştirildi. Sonradan öğrendim ki bu saçma sapan kedi binası fikri sosyal medyada Marul Kafa olarak tanınan kişiye aitmiş. Hakan Tütüncü de prim yapmak adına bu fikri hayata geçirmiş...

Sokak hayvanlarıyla ilgili proje yapıyorsunuz hayvanseverleri ve onların bağlı olduğu dernekleri çağırıp fikir almıyorsunuz.  Sizin ilham kaynağınız sosyal medyada sabah akşam küfür eden Marul Kafa denen kişi oluyor.  Tekrar altını çiziyorum: Hakan Tütüncü Dokuma Park'a apayrı bir çehre kazandırdı. Bundan daha iyisi yapılır mıydı bilmiyorum ama kedilerin yaşam alanıyla ilgili yanlış karar verdi. Neyse ki yanlıştan çabuk döndü.

Ayrıca, Antalya ve Türkiye'nin birçok şehrinde yaşam alanları kısıtlanan, barınaklara sıkıştırılan sokak hayvanlarına yönelik bir önerim olacak. Sokak hayvanlarına yardım etmek isteyen çok sayıda veteriner hekim var. Bu insanların en büyük sorunu imkânsızlık… Gerekli donanım ve malzemelerin ayarlanması halinde; günün belirli saatlerinde, mahalle mahalle gezip sokak hayvanlarını kısırlaştırmaya gönüllü olacak çok sayıda veteriner hekim bulunuyor.

Yerel yönetimler koordinasyonunda, hatta üniversiteyi işin içine katarak, hazırlanacak bir proje ile sokak hayvanları gönüllü veteriner hekimler tarafından kısırlaştırılır. Böylece kedi ve köpek popülasyonu kısa bir sürede kontrol altına alınır.  Proje ile sokaklar daha az ama daha kaliteli yaşam süren can dostlarımıza kalır. Ne dersiniz, düşünmeye değmez mi?

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok