Antalya
24.11.2022
A

Hani bazı masallar vardır, film izler gibi anlatanı dinlersiniz ama masal olduğunu bildiğiniz için inanmazsınız anlatılanlara…  Yaşadığımız birçok olay bize işte aynen böyle geliyor. Hatırlayın 1.5 yıllık önce Türkiye'nin yaşadığı en büyük orman yangının ardından valisinden bakanına kadar ülkeyi yönetenler ne demişti: "Yaralar sarılacak, köylünün tüm zararı karşılanacak. Tüm yangı zedeler devlet güvencesi altında." Hatırladınız değil mi?

 

Geçtiğimiz hafta Türkiye'nin en büyük yangında 40 evin binlerce ağacın kül olduğu ve sayısız hayvanın can verdiği Gündoğmuş'taydım. Yangının üzerinden 1.5 yıl geçmesine rağmen köylüler hala koynerde yaşıyor. Açıkçası bu duruma şaşırdım. Çünkü aradan oldukça uzun zaman geçti, bu köylülerin evi neden yapılmamıştı? Yangınzede köylülerle, muhtarla ve siyasetçilerle görüştüm. Hepsi ayrı bir dert anlattı ama hepsinin ortak sıkıntısı devletin burayı unutmasıydı.

 

Evler yapılmadığı için hala AFAD tarafından temin edilen konteynerde kalan köylülere bir dokun bin ah işit. En çok kaymakamdan dertliler. "Gelip hatırımızı soran yok, ne yiyip içtiğimizi bilen yok" diyorlar. Gündoğmuş elektrik kesintilerinin çok sık yaşandığı bir yer. Evi olan köylüler elektrik kesintisinde sobayla ısınıyor. Ama konteynerde kalanların öyle bir şansı yok.

 

Örneğin 65 yaşındaki Fatma Dilek. Konteynerde tek kalıyor, akrabası yok, eşi uzun zaman önce ölmüş. 1.500 lira yaşlılık maaşı ile geçiniyor. Geçen kış 4 gün süren elektrik kesintilerinde soğukta kalmamak için konteyner içinde küçük tüp kullanmış. Tüpte hem çayını demlemiş hem de ısınmış. Konteynerde yaşayan bir başka yangınzede Gülay Elmas, konteynerin tentesi sık sık yırtıldığı için ayakkabılarının su içinde kaldığını söylüyor.

 

Örnek çok... İşi dramatize etmek istemiyorum. Şu noktaya dikkat kesilelim; bu insanlar Ortadoğu'nun bir şehrinde değil turizm başkenti Antalya'nın bir ilçesinde yaşıyor. Konteynerlerin olduğu bölüm zaten tepelik bir yerde ve köy ile bağlantısı yok denecek kadar az. Doğal olarak bu konteynerlerde elektrik demek hayat demek.

 

ÖĞRENCİ YURDU BOŞ DURUYOR

Yaşamlarını konteynerde sürdüren köylülerle sohbet ederken konteynerlerin hemen yanındaki öğrenci yurdu dikkatimi çekti. İki katlı ve gayet muntazam duran Güneş Öğrenci Yurdu'nda yeteri kadar yatak, soba, içme suyu ve elektrik bağlantısı olduğunu öğrendim. Çok sayıda insanı barındıracak bu öğrenci yurdu dururken insanlar neden daracık konteynerlere sıkıştırıldı merak ediyorum?

GENCECİK AĞAÇLAR KESİLİYOR

'Kurunun yanında yaş da yanar' derler ya. Gündoğmuş bu sözün vücut bulmuş hali. Senir Mahallesi'nin girişinden başlayarak köyün birçok bölümünde koca koca ağaç tomrukları görmek mümkün. Büyük bölümü sağlam olan bu ağaçlar, kamyonlarla ilçeden taşınıyor. Günlük kaç kamyon gördüklerini sorduğum köylüler, 'Sayamayacak kadar çok kamyon ağaçları taşıyor. Nereye götürüyorlar, kim götürüyor bilmiyoruz. Bu ağaçların çoğu sağlam ve genç. Yangında zarar gören ağaçları götüreceklerdi ama şimdi sağlam, zarar görmüş ne varsa kesip götürüyorlar' cevabını verdi.

Yangın ve sonrasındaki sorunlarla boğuşan Gündoğmuş köylüleri şimdi de bölgeye açılmak istenen mermer ocaklarına karşı savaş veriyor. Bitmiyor köylünün derdi, bitmiyor...

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok