Antalya
17.11.2022
A
GÜNDEM , ÇEVRE
Orman kesimi 20 yılda 3 kat arttı
Orman kesimi 20 yılda 3 kat arttı

Türkiye Ormancılar Derneği Danışma Kurulu toplantısı, Antalya’da yapıldı. Dernek Genel Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara, 2002 yılında 10-12 milyon metreküp seviyesinde olan odun üretiminin bu yıl 37 milyon metreküp seviyesine çıktığını söyledi.

 

Haber:Yusuf YAVUZ

Türkiye Ormancılar Derneği Danışma Kurulu toplantısı Antalya’da başladı. Kemer ilçesine bağlı turizm merkezi olan Beldibi’nde bir otelde gerçekleşen toplantı, orman yangınları, ekoturizm ve ormancılık hukuku gibi çeşitli başlıklarda oluşturulan grupların çalışmalarıyla 18 Kasım’a kadar sürecek. Etkinliğin ilk gününde Medya ve ormancılık ilişkisinin tartışıldığı bir de panel düzenlendi. Gazeteciler Hazal Ocak, Gökay Başcan ve Yusuf Yavuz’un yanısıra Prof. Dr. Erdoğan Atmış konuşmacı olarak katıldı. Prof. Dr. Doğanay Tolunay’ın yönettiği panelde, yazılı, görsel ve internet medyasının ormancılık sorunları ve politikalarına yönelik bakışı tartışıldı.

ARKA BAHÇE GİBİ GÖRÜLÜYOR

Türkiye’nin dört bir yanından gelen ormancılık uzmanı bilim insanlarıyla kamuda görevli meslek üyeleri ile sivil toplum örgütü ve sendika temsilcilerinin katıldığı toplantının açılışında konuşan Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara, “Ormanları nasıl koruyoruz onu anlatmak isterdim. Bu duyguyla başlamak ve teşekkür etmek isterdim yöneticilere. Ama maalesef o kadar kötü bir 20 yıl yaşadık ki. Sanki ormanlar korunması gereken önemli bir varlık değil, her türlü kullanıma açık bir arka bahçe olarak değerlendiriliyor” dedi.

KANUN 34 KEZ DEĞİŞTİ

1956 yılında çıkarılan 6831 sayılı orman kanununun 2002 yılına kadar 15 kez değiştirildiği belirttiği konuşmasında, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bugüne kadar ise kanunda tam 34 kez değişiklik yapıldığına dikkat çekti. Orman kanunundaki söz konusu değişikliklerin, orman alanlarının genişletilmesi yönünde değil, orman izinlerinin genişletilmesi ile ilgili olduğuna dikkat çeken Özkara, korunması gereken orman alanlarının da yapılan düzenlemelerle orman dışına çıkarılmak için bir istisnaya dönüştüğünü belirtti. Yasalarda yapılan değişikliklerin ormanların korunmasından uzak olduğuna da işaret eden Özkara, 2012 yılında çıkartılan 2/B düzenlemesi ile 2000‘li yılların başında 473.000 ha olan bu alanların düzenleme sonrasında “kapanın elinde kalır” anlayışıyla 626.000 hektara çıktığına dikkat çekti.

ACIMASIZ YETKİ VERİLDİ

Ormanlar için 2/B düzenlemesinden sonra bir 2/C maddesinin gündeme geldiğine işaret eden Özkara, söz konusu madde ile taşlık kayalık alanların da orman dışına çıkarılmasının sağlandığını kaydetti. 7139 sayılı yasanın ek 16. maddesinin gündeme gelmesiyle orman arazilerinin işgaliyle yerleşim alanına dönüşmüş yerler ile yerleşim alanı olmaya uygun yerlerin yanısıra C maddesiyle de taşlık ve kayalık arazileri orman dışına çıkarılmasınının önünün açıldığını belirten Özkara, orman alanlarının zaten büyük ölçüde taşlık kayalık alanlar olduğuna dikkat çekti. Özkara, konuşmasında düz toprak alanlarda bulunan ormanlarda verimli sahanın az olduğunun da altını çizerek, “Dolayısıyla bu kadar garabet, bu kadar yanlışı içeren bir düzenlemeyle Cumhurbaşkanı’na acımasız bir yetki tanındı” dedi.

1592 HEKTAR ALAN ORMAN DIŞINA ÇIKARILDI

Çevre ve şehircilik Bakanlığı’na yapılan konuyla ilgili başvuruların ardından söz konusu orman alanlarının orman dışına çıkarılmasına başlandığını belirten Türkiye Ormancılar Derneği Genel Başkanı Özkara, Cumhurbaşkanının insiyatifi ile rejiminden çıkarılan sahaların toplamının 1502 ha olduğunu belirtti.

100 BİNİN ÜZERİNDE YENİ BAŞVURU

 

Bugüne kadar böyle bir yetkinin kullanılmadığını da söyleyen Özkara, bu durumu gören vatandaşların “biz de bundan yararlanabiliriz” düşüncesiyle başvurular yapmaya başladığına işaret etti. Şu anda bu konuyla ilgili 100 binin üzerinde dosya başvuru dosyası olduğuna dikkati çeken Özkara, vatandaşların benzer taleplerle başvurularının Cumhurbaşkanı tarafından imzalamasını istediğini kaydederek, bunun ormanlar açısından bir ölüm fermanı olduğunu savundu.

20 YILDA ÜRKÜTÜCÜ ARTIŞ

Orman alanlarıyla ilgili diğer önemli bir başlığın da izin ve irtifak konusu sahalar olduğuna dikkat çeken Özkara, 1956’dan 2002 yılına kadar 250 bin hektar sahanın maden, enerji, atık ve çöp dökme sahası vb. taleplerle izin ve irtifak konusu yapıldığını belirtti. Ormanların ihtiyaç duyulan her alanda kamu yararı gerekçesi ile arka bahçe haline geldiği görüşünü savunan Özkara, Hatay’da dağ ceylanlarının yaşam alanı olan bölgede yapılmak istenen çimento fabrikası ve TOKİ konutları için alı an kararı buna örnek gösterdi. Söz konusu alanla ilgili kamu yararının, endemik bir tür olan ceylanların yaşam alanlarının korunması olduğunu dile getiren  Özkara, bu tercihin TOKİ konutları ve çimento fabrikasından yana kullanılmasını eleştirdi.  Bu anlayışla 2002 ile 2022 yılları arasında 540 bin ha. orman sahasının izin ve irtifaka konu olduğunu belirten Özkara, ormanların delik deşik edildiğini savundu.

İLTİZAM İŞLETMECİLİĞİNE DÖNÜLÜYOR

Ormancılıkla ilgili bir diğer zaafın da dikili satış yöntemi olduğuna değinen Özkara, dikili satışla ilgili sürecin geçmişte yaşanan iltizam işletmeciliğine dönüştüğüne dikkat çekti. 2017 yılında yüzde 20’ler seviyesinde olan dikili satışın bugün yüzde 40 seviyesine çıktığı bilgisini aktaran Özkara, bu yöntemle orman sahalarının denetimsiz ve kontrolsüzce mütahit firmalara teslim edildiğini dile getirdi.

ODUN ÜRETİMİ ÜÇ KAT ARTTIOrmanlardan yapılan endüstriyel odun üretimindeki artışa da değinen Özkara, 2002 yılında 10-12 milyon metreküp seviyesinde olan odun üretiminin bu yıl 37 milyon metreküpe çıktığı bilgisini paylaştı. Korunan alanlarda bile odun üretimine gündeme geldiğini kaydeden Özkara özellikle Akdeniz bölgesindeki milli parklarda üretim yapmak için eda verilmesine dikkat çekti.

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: