Antalya
16.11.2022
A
GÜNDEM , ÇEVRE
Dünya hızlı ısınıyor
Dünya hızlı ısınıyor

AVRUPA Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer Landrut, iklim değişikliğinin sonuçlarının son 7 yılda daha da kötüleştiğine dikkat çekti. Landrut, " Yapmamız gereken süreci hızlandırmak. Karbondioksit emisyonu hedefine ulaşmalıyız.” dedi

Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin nötr karbon hedefi doğrultusunda AB Türkiye Delegasyonu ortaklığında, 'AB İklim Diplomasisi Haftası 2022' etkinlikleri düzenlendi. Kentteki bir otelde yapılan etkinlikte Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi üyeleri, Genç Gönüllüler ve Akdeniz Üniversitesi'nden öğrencilere, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkilerinden dünyayı koruma ile iklim mücadelesi konusundaki çalışmalar anlatıldı. Paydaşlar için bilgi ve eylem arasında köprü kurmak, faaliyetleri ve iyi uygulamaları sergilemek ve daha fazla eylemi teşvik etmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte, gençlerin de fikir ve önerileri dinlendi.

DENİZ SEVİYESİ 2 METRE ARTACAK

'İklim Değişikliği ve Antalya'nın Dayanıklılığını Artıracak Riskler ve Fırsatlar' adlı panelde konuşan Ankara Üniversitesi'nden Prof. Dr. İhsan Çiçek, dünyada ortalama sıcaklığın son 10 yılda 1,09 derece arttığını vurguladı. Prof. Dr. Çiçek, artışın karada 1,59 derece, denizler üzerinde 0,88 derece yaşandığını dile getirdi. Deniz seviyesindeki artıştan bahseden Prof. Dr. İhsan Çiçek, "Son 10 yılda ortalama deniz seviyesinde her yıl 3,7 milimetre artış yaşandı. 2100'lerde deniz seviyesi 2 metre, 2150'de 5 metre artacak. Bu insan etkisiyle olan bir şey. Son 1000 yılın en düşük buzul örtülerini yaşıyoruz. Mutlak bir iklim değişikliği kavramıyla karşı karşıyayız" dedi.Dünya genelinde 2050 yılına kadar ortalama sıcaklığın 3.7 derece, Akdeniz çanağındaki ülkelerde, Antalya'da ise 6 derece kadar artışın öngörüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Çiçek, sıcaklık yükselmesinin orman yangınlarını fazlalaştıracağını söyledi.

TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI ÖNEMLİ

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer Landrut ise iklim değişikliğinin sonuçlarının son 7 yılda daha da kötüleştiğinin görüldüğünü anlatan Landrut, şunları söyledi:"Son birkaç yılda iklim değişikliği, küresel ısınma etkilerini geçmişten daha fazla hissettik. Burada önemli olan devlet başkanları tarafından anlaşmalar yoluyla verilen sıfır emisyon kararına, 2050 yılına kadar ulaşmak çok önemli. Verilen kurallara uyarak bu hedeflere ulaşmak çok önemli. AB, Türkiye önemli karar aldı. Burada başarılı olmamızın tek yolu birlikte çalışmak. Kararları alması için hükümetlere, iş dünyasına ihtiyaç var. Gençler olmazsa atılan adımlar boşa gider. Gençler, çevre dostu ürünler talep ederseniz, üreticiler bunu üretir. Gençten yaşlısına tüketici davranışı çok önemli. Gençler olarak sizlerin ve herkesin kişisel katkısı olmalı. Hepimiz tüketimimizi azaltır, yediklerimize, atıklarımıza dikkat etmeliyiz. Küçük katkılar bir araya gelip, dünyanın seyrini değiştirecek. Ortak gezegenimiz ama gelecek sizin. Gençler ileriki nesillere bunu duyurmalı."

YAPMAMIZ GEREKEN SÜRECİ HIZLANDIRMAK

İklim değişikliği konusunda ülkelerin uygulamalarının önemine değinen Landrut, "Uygulamanın ulusal düzeyde yapılması gerekiyor. Bazen ulusal düzeydeki uygulamada gecikme oluyor. Yapmamız gereken süreci hızlandırmak. Karbondioksit emisyonu hedefine ulaşmalıyız. Çözümü biliyoruz sadece adım adım hızlı şekilde uygulamamız gerekiyor" dedi. DHA

 

ANNE SÜTÜNDE

MİKROPLASTİK

'Gezegenimiz İçin' başlıklı panelde konuşan serbest dalış rekortmeni ve UNDP Türkiye Sudaki Yaşam Savunucusu Şahika Ercümen, dalışlarında ve su altı temizliği etkinliklerinde karşılaştığı kirliliği anlattı. Dalışında deniz dibinde çok sayıda plastik atık gözlemlediğini dile getiren Ercümen, "Geçen hafta şezlong ile karşılaştım. Her dalışımda neredeyse ev düzebilecek kadar farklı eşyayla karşılaşabiliyorum. Kimisi koltuk, mangal, ızgara, tekerlek, ayakkabı atmış. Bunların en kötü yanı deniz canlılarıyla buluşmasına şahit olmak. Caretta carettayı boynuna, ayağına ip dolanmış görüyoruz. Bazılarını kurtarıyoruz, bazılarını kurtaramıyoruz. Dünyamızın 4'te 3'ü suyla kaplı ve denizler, su altı ormanları soluduğumuz havayı temizliyor. Biz denizleri kirlettiğimizde sularımız, gıdalarımız kirleniyor. Hepimiz haftada bir kredi kartı büyüklüğünde plastik yiyoruz. Anne sütünde bile mikroplastiklere rastlandı. Bu çok üzücü" dedi.

 

 

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: