Antalya
30.09.2022
A

I

“Küçükken” dedi Nurayev, “beyaz karga derlerdi bana. Sıska, yalnız bir çocuktum.”

Işığın(ı) bulan harf olmaktı

Güneşin yalnızlığı

Tümceler ki hep

Oyun treniydi çocuğun

Uyaran-uyarılan ilişkisi

Ayla arasındaki gel-git

Silinmiş bir metindi beyaz geceler

Karanlığa tutup okuduğumuz

“Resim, gördüğümüz bir şeyi aktarmaz, onu görünür kılar.” Klée

II

Şeylerle buluşup da susarak konuştuğumuz demlerdi melâli harflerin.

Kıyısına bulut inmiş dağlara bakıyorduk, görünmez görkemine. Ondan uzak olmakla, göremeyip

ayrı kalmakla ayrılığın apayrı şeyler olması.

Pusunda ufkun, geleceği kazıyorduk aslında. Bir şeyi bilmemek, onun yok olduğu anlamına

gelmez ki.

Harf rüyasına yattık

Üryan sözcükler ağıyordu

Ayıpsız yasaksız vakitlerden

III

Nokta-açı ilişkisiydi yön, yünler. Atmosferi geçmeyegörün uzayda yön “iskele-sancak”tan

ibarettir sadece. Hiçbir şeyin her şey olması mı demeliydim yoksa?

Zarf içinde mazruftu vakit

Okunmayı bekleyen

O mektup

Işık ki ah

O divane maşuk

Harf açacağı dillerin

Hiçbir şeydi her şey

Nokta-açı hikâyesi

Kaç eğri geçer ki bir doğrudan

Dip akıntısında harflerin

Susarak bakmak

Şeylere

IV

“Uzun süre susmak şiire de benziyor. Şiir sessizlikte mayalanır çünkü sessizlikte insanlaşır.” …

“Susuyordum, susmanın kelimeleşmesini bekliyordum.”

Edip Cansever

Meraklısı için ek: Rudolf Nurayev 17 Mart 1938 - 6 Ocak 1993), Tata

Paylaş
ETİKETLER:
Yok