Antalya
24.09.2022
A

I

Yazıda bakıştığımız onca harf arasında kim bilir kaç tanesinin uzayda yitik yıldızların ışığı olma

ihtimali şiiri şaşırtmaz şüphesiz. Hiçlik eşiğinde gerçekliği düşlerin. İşte bu bağlamda harflerin

kendilerine özgü birer rengi olduğunu görmek ve kokularını duymak da kaçınılmaz olacaktır. O

kokuların da kendilerine özgü renkleri olacaktır ki şiirin gittikçe genişleyen kâinatın izdüşümü,

dahi düş-düşümü olduğunun simyacısı ise şüphesiz harf ilmidir.

Bir düşüncenin, düşünce düşlerin ünlü ifadesidir, yıldızlar arasında iletiminin ışık hızından da

hızlı olduğunu söyleyenlerin önde gelenlerinden birinin Tesla olması şiirin sonsuzluğu değilse

nedir?

 

II

Hiçlik üzerine: Olduğunu reddetmek, öleceğini de yadsımayı içeren bir duruştur.

Tuz almaya giderken hiç almak biricik gerçeğiydi masalın.

III

Titreşimden ibaretti şeyler. “Düşük yoğunluklu titreşimleriz” der Tesla. Uzunlu kısa ses okuması

insan kulağının duyabildiği titreşimlerdir. Ya duyamadıklarımız?

Duyduğumuz/duyabildiğimiz kadarız işte, diye düşünürken geçen altyazıda onca şey titreşip

duruyordu hâlâ. Örümce ağına yakalanan sinek örneği.

 

IV

“Müziğin sesini duyamayanlar dans edenleri deli sanıyor.” Nietzsche

 

V

Bir tümceyi yaktığınızda kül olup uçuşan rüzgârda o değildir ki. Gök kubbeden bakar yanık

izlerine yazının. O yanık izleri ki öpüşleriyle yağmurun süzülürler yeraltı ırmaklarına.

Titreşimlerin kesintisiz yolculuğu, dönüşüm değilse nedir? Harfler, çağrışım kanatlı kuşlardır

şüphesiz.

 

VI

Yazdığında bir harfi, o titreşim imi, suya ve göğe değer ruhları şeylerin; bir anda birkaç mevsim

örtüşüp birbirinin içinden geçer. Aynı anda bir yerde ve hiçbir yerdedir artık o ve onlar. Paralel

hayatların buluşması.

 

VII

Kıyıda çakıllara bakan çocuk yassı, oval taşların daha bir uzun kaydığını fark eder denizde.

Uygulamalı hayat bilgisi, şiir çalıştığını bilmeden hiç.

 

VIII

DNA sarmalında zamanın, kaç harf yazılıdır ki bir basamakta?

 

IX

Hem harf hem de sayı olduğu’çün ihtimal uçsuz bucaksızdır Pİ.

 

X

T cetvel yokken da vardı çizgiler, uzunlu kısa. Ve hep ve hiç işte.

 

XI

İlk kez harf olduğunda, dedi

Bulanık suydu zaman

O da bir titreşimdi şüphesiz

Diğer şeyler gibi

Dibi görünmez gök-kuyuydu

Uçarken düştüğümüz

 

XII

Merak, titreşim burgusuydu doğanın. “Merak kediyi öldürür” der bir İngiliz atasözü. Aklın da

doğaya ait olduğunu hatırlamalıyız.

Bir yerde okumuştum, insanın ana kumanda merkezi beynin dışında diğer organların da bir aklı

olduğunu.

 

XIII

Çocuk dağın öte yüzünü merak ediyordu. Rüyalarında gördüğü öte yüzünü dağın.

Bir gün öte yüzünü gördüm dağın, dedi, tıpkısıydı rüyanın.

Rüya içinde rüyaydı gördüklerimiz, göremediklerimiz elbet.

 

Paylaş
ETİKETLER:
Yok