Antalya
22.09.2022
A

Herkesin "baş etme" yöntemine ve zamanına kimse karışamaz. Duygusal baş etme yöntemlerimiz hepimiz için bambaşka ve süreçse kişiden kişiye göre değişebilir bir zaman dilimi.

 

Nelerle baş etmiyoruz ki yaşadığımız sürece ayrılıkla, stresle, yoğunlukla, ailesel dramalarla, toplumsal baskılarla, kaybettiğimiz sevdiklerimizin yasıyla aklınıza ne gelirse dâhil bu baş edişe, geniş bir yelpazeden bahsediyorum. Bazen oldukça zorlandığımız aşamalardan geçiyoruz hayatta ve o zorluklarla da eninde sonunda uyumlanıyoruz. Zor durumlarda sağladığımız uyumlanma becerisi bizim kendi oluşturduğumuz baş etme yöntemimizin ta kendisi.

 

Benim en güçlü baş etme yöntemlerim; mizah, hareket, yazmak, yer değiştirmek, bazen acımı paylaşmak, görünür kılmak duygularımı ve duygudan duyguya akışta kalmak.

 

Bir de unutmadan ağlamak ve yalnız kalıp, yasıma sarılmak. O zorlukla yüzleşmek, kabul etmek, hemhal olmak bana iyi geliyor, adeta bir büyüteçle inceliyorum o zorluğu ve altında yatanı böylece daha iyi sarıp sarmalıyorum kendimi.

 

Hayat bu ya en insan yerimden bazen hata yapıyorum, pişman oluyorum, istemeden kırıyor incitiyorum, bazen ben de paramparça oluyorum. Çünkü insan olmak ve yaşıyor olmak bunu gerektirir, her zaman mutluluklarımızla, kutlamalarımızla sahnede olamıyoruz. Baş etme şeklimiz ne olursa olsun güçlü olalım, aman sert olalım gibi bir yerden yazmıyorum tam tersi, neye üzüldüğümüzü bilelim, kırgınlıklarımızı bilelim ki yeni yöntemler geliştirelim diyorum. Ve unutmayalım ki herkesin karşılaştığı durumla baş etme yöntemi bambaşka insanları eleştirirken, ben böyle yapıyorum o niye bunu böyle yaptı ki demeden önce, herkesin farklılığını göz önünde bulunduralım.

 

Ahkâm kesmeyip gayet öz eleştiriyle kendime de hatırlattığım bir yerden yazıyorum bu yazıyı.

 

Kimlerin neyle nasıl baş ettiklerini bilemeyiz, bazen biz bazen de yakınlarımız zorluklarla baş ederken gerilim dolu süreçlerden geçiyor ya da insanlardan kendini soyutlamış olabiliyor. Eğer hayatımızdaki yeri kıymetli bağımız kuvvetliyse belki de eleştirtmek ya da yokluğuna kızmak yerine halini anlamaya niyetli bir yerden gönülden sormalıyız nasıl olduğunu. Her zaman bu bağda kurulamaz elbet biliyorum, fakat belki zamana ihtiyaç vardır kim bilir. O bağı devam ettirmeyi gönülden istiyorsanız karsınızdakinin de halini görmeye niyetli olmalısınız.

 

Bu süreci yaşarken en can sıkıcı şey sanırım anlaşılmamak ve halinizin görülmemesi, tavsiyelerde bulunulması. Yaşadığınız şey her ne ise kendinizce bir yol yöntem elbette geliştirmişsinizdir. Bazen siz o durumla baş ederken sadece halinizi anlatma istersiniz ve insanlar size buna mı üzülüyorsun şimdi ya da aslında şöyle yapsan iyi olur gibi söylemlerle gelebilirler. Benim için bunları duymak oldukça can sıkıcı oluyor fakat başta şunu ifade ediyorum, tavsiye istemiyorum, yorumda sadece içinde bulunduğum süreci anlatıyorum, bu ara kafam karışık, üzgünüm, sinirliyim, o yüzden böyleyim sadece halimi seninle paylaşmak istedim. Bu paylaşım hem benim halimi görünür kılan hem de iletişimde olduğum insanların beni anlamasına vesile olan bir durum. Elbette bazen hepimiz bu kadar açık kalple kendimizi ifade edemiyoruz, bazen öfkeleniyoruz, bazen bütün kapılarımızı kapatıyoruz, bazen ulaşılmaz oluyoruz baş ederken. Neyse ki geçiyor tüm duyguların geçiciliği gibi. O süreçten sonra ilişkileri toparlamak adına sürece dair halimizi paylaşmayı kıymetli buluyorum ben.

 

Sözün özü hepimiz zaman zaman baş etmemiz gereken duygular yaşıyoruz ve kendi yöntemlerimizi buluyoruz. Farkındalıkla bunu yapmak bence oldukça kıymetli ve tabi ki başkalarının baş etme hallerine anlayışla yaklaşıp, eleştirmemek.

Unutmayın kimin hangi taşlı yollardan geçtiğini, üzerinin ne kadar toz toprak içinde kaldığını dışarıdan biz göremeyiz, herkesin yolu başka.

Paylaş
ETİKETLER:
Yok