Antalya
21.07.2022
A
GÜNDEM , ÇEVRE
Yamansaz'da ranta yargı "dur" dedi
Yamansaz'da ranta yargı "dur" dedi

Danıştay; Mimarlar Odası, Peyzaj Mimarları Odası ve Antalya Barosu'nun Yamansaz’ın koruma statüsünü değiştiren karara karşı açtığı davada yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece Yamansaz’daki doğal alanın  “Kesin Korunacak Hassas Alan”a çevrilerek daraltılmasının önüne geçildi

 

Muratpaşa Yamansaz Bataklığı Doğal Sit Alanı ile ilgili Danıştay 6’ncı Dairesi’nden yürütmeyi durdurma kararı çıktı. Yamansaz’ın koruma statüsünün değerlendirilmesi sonucunda alanın sınırlarının yeniden belirlenerek ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin 7 Mayıs 2021 tarihinde yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle dava açıldı. Davayı TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi, Peyzaj Mimarlar Odası Antalya Şubesi ile Antalya Barosu birlikte açtı.

DOĞAL ÖZELLİKLERİ SIRALANDI

Cumhurbaşkanlığı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aleyhinde açılan davada kararın iptal talebi gerekçeleri arasında alanın doğal özellikleri sıralandı. Yamansaz bataklığının daha önceleri göl olduğu, alanın jeomorfolojik yapısı, jeolojik yapısı, fauna ve florası itibarıyla endemik bitkilerin bulunduğu, ender hayvan türlerinin, özellikle kuşların yaşadığı bir alan olduğunun Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararıyla belirlenerek sınırlarının mevcut duruma göre çok daha geniş tespit edildiği vurgulandı. Buna göre imar planları yapıldığı, dava konusu işlem ile 1. derece doğal sit alanının sınırlarının yeniden belirlenerek alanın daraltıldığı, buna ilişkin bilimsel çalışmayı davalı idarenin özel bir firmaya yaptırdığı, dava konusu işlemle belirlenen sınırların çevresinin ise Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak ilan edildiği vurgulandı.

TELAFİSİ İMKÂNSIZ ZARARLAR

Alanda kalan yapıların ise ekonomik ömrünü tamamlayıncaya kadar kullanılabileceğinin düzenlendiği, oysa anılan yapıların dava konusu 'Kesin Korunacak Hassas' alana baskı yaptığı, söz konusu yapıları korumak amacıyla dava konusu alanın sınırlarının daraltıldığı, bu durumun uluslararası sözleşmelere, korunan alanlar mevzuatına, ilke kararlarına aykırı olduğu savunuldu. Dava dilekçesinde dava konusu işlemin yürütülmesinin devam etmesi halinde doğal sit alanı ve içerisindekiler yönünden telafisi imkansız zararların ortaya çıkacağı belirtildi. Davalı kurumlar ise usule ilişkin yaptığı savunmada, davacıların dava açmakta menfaatinin bulunmadığı ve davanın süresinde açılmadığını belirtti.

HUKUKA VE KAMU YARARINA AYKIRI

Davaya bakan Danıştay 6. Dairesi’nce, resen atanan Bilirkişi Heyetince hazırlanan ve taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporundaki bilimsel verilerin hukuken kabul edilebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, rapora yapılan itirazlar, raporu kusurlandıracak nitelikte görülmemiş ve oybirliğiyle yürütmeyi durdurma kararı verildi.  Kararda şu görüşlere yer verilmiştir: “Bu durumda; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin ve bilirkişi raporunun birlikte incelenip değerlendirilmesiyle; doğal sit özelliğini koruduğu belirlenen alanın, bölgesel, ulusal ve uluslararası ölçekte öneme sahip bitki ve hayvan türlerinin, özellikle nesli tehlike altında ya da endemik olanların alanda bulunduğu yerlerin saptanmasına yönelik çalışma yapılmadan, özellikle antropojenik etkiler sonucu bozulma görülen ve raporda Nitelikli Koruma Alanı olarak önerilen kısımlarda bu türlerin bulunup bulunmadığı belirtilmeden, bitki türleri fauna, özellikle kuşlar için beslenme, üreme vb. gereklilik açısından değerlendirilmeden, alanın sulak alan olması nedeniyle özellikle üzerinde durulması gereken hidrolojik yapı konusu yeterince incelemeden, kesin korunacak hassas alan olarak belirlenen kısmın hemen sınırında tarım ve hayvancılık, yapılaşma ve şehirleşmeye yönelik insan faaliyetleri (antropojenik etki) sonucu bozulma ve tahrip olma riski çok yüksek olmasına rağmen, alanın kendine özgü koruma amaçlarına ters düşecek nitelikteki bu insan faaliyetleri dikkate alınmadan oluşturulan ve eksik tespitler içerdiği anlaşılan ekolojik temelli bilimsel araştırma raporuna dayanılarak doğal sit alanının yeniden değerlendirilmesi sonucunda, koruma statüsünün yüksek olduğu kısımlarının önceki durumuna oranla daraltılarak bataklığın sit statüsünün yarı oranda küçülmesine neden olunduğu ve davaya konu işlemin daraltılmış haliyle uygulanması durumunda antropojenik etki nedeniyle kesin korunacak hassas alan dışında bırakılan bölgesel, ulusal veya uluslararası öneme sahip tür, habitat ve ekosistemleri yönünden giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açılacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemin ülkemizin taraf olduğu ve Anayasanın 90. maddesi uyarınca kanun niteliğinde olan sulak alanları kapsayan uluslararası sözleşmelere, hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.” Engin KORKMAZ

 

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI

Yürütmenin durdurulması kararında şöyle denildi: “Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6352 sayılı Kanun ile değişik 27. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen şartların birlikte gerçekleştiği anlaşıldığından davacıların yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne, Antalya ili, Muratpaşa İlçesi sınırları içerisinde bulunan Yamansaz Bataklığı Doğal Sit alanının koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi sonucunda, ekli kroki ile listede sınırları ve koordinatları gösterilen alanın kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin 08/05/2021 tarih ve 31478 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 07/05/2021 tarih ve 3968 sayılı Cumhurbaşkanı kararının yürütmesinin durdurulmasına, Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 (yedi) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna itiraz yolu açık olmak üzere, 22/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Paylaş
ETİKETLER:
Yok
YAZAR: